“Yeşil Pazartesi”: Pazartesi günleri biz et yemeyeceğiz

Bu, yeni yılın ilk gününde Fransa’dan yükselen bir çığlık.  Kamuoyunun yakından tanıdığı 500 saygın kişinin imzaladığı ortak bildiri. Aralarında bilim insanı, matematikçi, astrofizikçi, psikiyatr, psikolog, felsefeci, doktor, antropolog, beslenme uzmanı, sinema oyuncusu, yazar, sporcu, gazete sahibi, gazeteci, ekonomist, hukukçu, tarihçi, eğitimci, belediye başkanı, milletvekili var.  Hedefleri yerküreyi kurtarmak, sağlıklı yaşama yönelmek ve hayvan haklarına saygı.

“Haftada en az bir gün etten uzak kalacağız!” diyorlar.  Ve halkı bu yaklaşıma davet ediyorlar. Yaptıkları tercihin gerekçelerini şöyle açıklıyorlar:

  • Et üretimi çevreye aşırı zarar veren insan etkinliklerinden biri. Büyük boyutlu doğal kaynak israfına neden oluyor.  Birleşmiş Milletlerin raporlarına göre 1 kalorilik et üretme faaliyeti 4 ile 11 kalorilik bitkisel kaloriyi yok ediyor.
  • Hayvanları bitkilerle besleyip et üretmek yerine doğrudan doğruya bitkisel beslenme hektar başına 2-20 misli fazla protein elde etmeyi sağlıyor. Başka bir deyişle, durmadan ve hızla artan dünya nüfusunun gelecekteki beslenmesinde bu olgunun önemli bir yeri var.
  • Öte yandan hayvancılığın ormanların yok edilmesinde ve biyoçeşitliliğin kaybında olumsuz söz konusu. Örneğin Güney Amerika ormanlarının yok edilmiş arazilerinin %85’inde şimdi hayvancılık yapılıyor.
  • Gene bilimsel raporlardan biliniyor ki, dünyada salınan toplam sera gazlarının %14,5 kadarı hayvancılıktan geliyor.
  • Konunun sağlık boyutu da var. Etin yiyecek dengesinde önemli bir yeri olmadığı artık biliniyor.  Bitkisel beslenmenin sağlık üzerinde daha olumlu etkisi var.  Az et tüketimi kalp ve damar hastalıklarını, diyabeti, şişmanlamayı önemli ölçüde sınırlıyor.  Öte yandan işlenmiş etin (yani şarküterinin) kanser olasılığını tetikleyebildiği de biliniyor.
  • Olayın hayvanlara dönük tarafı da var. Dünyada, bir yıl içinde, beslenme maksadıyla 74 milyar kara hayvanı, 500 milyar ve ötesi deniz hayvanı telef ediliyor.  Bunların yakalanması, canlı haldeyken taşınıp işlem görmesi işkence yapar niteliğe varıyor.  Hele (binlerce hayvanın elden geçirildiği, canlı canlı buzlara basıldığı, dar kafeslere yığın halinde tıkıldığı) endüstriyel hayvancılıkta bu olgu aşırı boyutlara ulaşıyor.

Bildirinin imzacıları bu çerçevenin taşıdığı gerekçelerin ışığında olayı sürekli anımsamak maksadıyla haftanın ilk günü hep et yemekten uzak kalacaklarını duyurdular.  Bunun küçük bir adım olduğunun bilincinde olduklarını vurgulayıp büyük boyutlu bir tavır değişikliğine gidiş olmasını dilediler.  Kamuoyunu bu yaklaşıma katılmaya davet ettiler.

Atila Alpöge, Ekogazete, 8.1.2019 / Kaynak: Le Monde, 2.1.2019

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Ekoloji Politikası, Tarım içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.