Bizler kişi olarak ne kadar karbon salmaktayız acaba?

Her saniye karbon salınıyor dünyada.  İklim değişimi yaratarak.  Yaşamı tehlikeye atarak.  İnsanlığı kapkaranlık bir geleceğe sürükleyerek.  Ama politikacılar menfaat ilişkileri içinde yapmaları gerekenleri yapmıyorlar.  İleride feci faturayı halk ödeyecek.  Uzmanlar çareyi bizleri uyarmakta buluyorlar.  Bilinç kazanalım diye.  Örneğin neyi, ne kadar biliyoruz diye testler hazırlıyorlar.  Aşağıda bir test var.  Bakalım soruların kaçta kaçını doğru bileceksiniz?

Sorular gün içinde hep kullandığımız çeşitli araçlar hakkında.  Bunların hepsi şöyle ya da böyle karbon salıyor ve iklim değişimine katkı yapıyor.  Sorularda her birinin (imalattan başlayarak bir yıllık kullanım sırasında) ne kadar karbon salımına neden olduğu soruluyor.  Karşınızda üç şık var.  Bunlardan birini tahmin etmeniz bekleniyor.  En aşağıda da doğru yanıtlar var.  Topu topu 10 soru.

  • Televizyon? 25 kilo – 38 kilo – 54 kilo
  • Akıllı telefon? 20 kilo – 23 kilo – 28 kilo
  • Dizüstü bilgisayar? 19 kilo – 39 kilo – 43 kilo
  • Bilgisayar yazıcısı? 18 kilo – 22 kilo – 41 kilo
  • Bulaşık makinası? 13 kilo – 27 kilo – 48 kilo
  • Çamaşır makinası? 31 kilo – 38 kilo – 46 kilo
  • Buzdolabı? 30 kilo -/ 35 kilo – 70 kilo
  • Gazocağı? 30 kilo – 33 kilo -/ 46 kilo
  • Elektrik süpürgesi? 6 kilo – 7 kilo – 8 kilo
  • Fotoğraf makinası? 5 kilo – 8 kilo – 15 kilo

Şimdi de doğru yanıtlara bakalım: Televizyon= 54 kg / Akıllı telefon= 20 kg / Dizüstü bilgisayar= 43 kg / Yazıcı= 41 kg / Bulaşık makinası= 48 kg / Çamaşır makinası= 46 kg / Buzdolabı= 35 kg / Gazocağı= 46 kg / Elektrik süpürgesi= 7 kg / Fotoğraf makinası= 5 kg

Uzmanlar niye bu tür testler hazırlıyor, bazı basın organları niye bunları duyuruyor?  Amaç dikkat çekip uyarmak.  Öyle ki, kendi yaşamımızda neyi nasıl yaptığımızı bilerek karbon salımı mücadelesine bizler de katılalım; yönetimlerin keyfini beklemeden kolları sıvayalım.  Gösteriler düzenleyip imza kampanyaları başlatmanın yanında yapılabilecek ve somut sonuç verecek çok şey var, deniyor.  Halkın kol sıvayıp bu tür girişimlere katılımı giderek güçlenen yaygın bir akım yaratacak ve bunun baskısıyla politik sistem de hizaya gelecek diye düşünülüyor.

Nitekim birçok ülkede insanlar bir araya gelip örgütleniyor ve uygulamalar gerçekleştirip başarılı sonuçlar alıyorlar.  Birkaç örnek:

  • Mahalle düzeyinde (kâğıt, plastik, cam şişe, eski elbise gibi) atıkları toplayıp değerlendirmeye, geri kazanmaya göndermek.
  • Gene topluca, mahalle ölçüsünde (güneş, rüzgâr gibi) temiz kaynaklı enerji üretip yerel olarak binalarda kullanmak.
  • Kent merkezlerinde araçtan arındırılmış geniş alanlar oluşturmak. (Örneğin İspanya’da Ponteverda kenti 20 yıl önce bunu yapmış.  Halk bir yerden diğerine %70 oranında yaya olarak ulaşıyor.  Ve herkes çok mutlu.  Dükkân sahipleri bile.  Kentin CO2 salımı %60 oranında azalmış.)
  • Halkın kendi mahallesini, sokağını ağaçlandırıp yeşillendirmesi. (Bazı Kanada kentlerinde.)
  • Evlerde bir odadan çıkınca elektriği mutlaka söndürmek; suyu boşu boşuna akıtmamak.
  • Bisikletli ulaşıma yönelmek.
  • Ortak otomobil kullanımı başlatmak. (Bu iki türlü olabiliyor: bir aracı birçok kişinin değişik zamanlarda kullanması, ya da bir yere giderken araca başkalarını da almak.)
  • Kimyasal maddelerle bezenmiş yiyeceklerden uzak durmak.
  • Beslenme düzeninde sebze ve meyveleri kendi doğal mevsimlerinde tercih etmek. Çarşı, pazarda ve dükkânda mevsim dışı boy gösterenlere heveslenmemek.
  • Protein amaçlı beslenmede et yemeyi azaltmak, sınırlandırmak. Bunun yerine bitkisel proteinlere (ve özellikle soyaya) yönelmek. (Günümüzde proteini 2/3 oranında hayvansal kaynaklardan, 1/3 oranında bitkisel kaynaklardan sağlıyoruz.  Bilginler bunu tam tersine çevirmeyi öneriyor.)
  • 50-60 yıl öncesine dayanan tüketim toplumu yaklaşımını frenlemek, gereksiz ve anlamsız tüketimlere kapıyı kapamak.

Bunlar yalnızca birkaç örnek.  Dünyanın orasında, burasında gittikçe büyüyen, hızlanan tavırlar, girişimler göze çarpıyor.  Bunların hem politik sistemi, hem de firmaların tavrını ciddi oranda etkilediği gözleniyor.  Alttan yükselen azim, inanç ve çaba tepeleri hizaya getiriyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 20.12.2018 / Yararlanılan kaynak: Gary Dagorn, Le Monde, 13.12.2018

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.