Modacılar bile çevreci endişenin baskısı altında

“Giyim kuşam tasarımı, yapımı ve kullanımı ağır çevresel maliyetler yaratıyor.  Üretirken zararlı kimyasallar kullanılıyor…  Bunları yıkayışımızda binlerce ufak plastik maddesi kopup denizlere, dolayısıyla midelerimize ulaşıyor…  Kaldırıp atacağımız zaman da bunları ne yapacağımızı bilemiyoruz ve geri kazanamıyoruz.  Moda endüstrisinin kendini toparlayıp yeniden düzenlenmesi ve çevre dostu olması gerekiyor.”  Bu satırlar İngiltere Avam Kamarasının resmi bir raporundan.

Meclisin çevre komisyonu bir araştırma başlatmış.  Sayısız modacı, imalatçı ve çevreci davet edilip sorguya çekilmekte, görüşleri ve tepkileri alınmakta.  Böylesine bir dönüşümün nasıl sağlanabileceği hakkında görüş ve politika oluşturmak amacıyla.

Rapor giyim-kuşam sektöründe yaşanan küreselleşmenin “kullan-at”çı modada hızlı bir gelişmeye neden olduğunu, ucuz malların ortalığı sardığını, bunun da kısa zamanda yenilerini satın almaya teşvik ettiğini belirtiyor.  Gelişmenin ciddi sonuçlarından birinin aşırı (su, ham madde, enerji, petrol, kimyasallar gibi) kaynak tüketimlerini tetiklemek ve karbon dioksit salarak küresel ısınmaya katkı yapmak olduğu ifade ediliyor.  Bazı araştırmalar gözlenen hızlı gelişmenin modanın iklim değişiminde zamanla önemli bir ağırlık taşımasına neden olacağını vurguluyorlar.

Başka bir araştırmaya göre ise, kullan-atçılıktaki gelişmenin sonunda giyim-kuşam maddelerinin kullanım sayısı da azalıyor.  Daha az kullanıyoruz bunları; gidip bir ‘yenisi’ni, ‘aman, daha güzeli’ni satın almaya şartlanıyoruz.  Eskileri atıvererek.  Çöplükleri doldurarak.  İngiltere’de atılan giyim-kuşam maddelerinin yıllık miktarı 300.000 tonu bulmuş.

Aşağıdaki resim ünlü bir sanatçının bu olguya tepkisini gösteriyor.  Christian Boltanski’in bir yerleştirmesinin ön hazırlığı.  Atılmış giyim kuşam malzemelerinin istiflenmesiyle ortaya çıkmış.

Moda tasarımcıları arasında da ‘yeter artık’ çığlığı atılmaya başlanmış.  Sektörün aşırı israfçı ve çevre düşmanı olduğu konuşuluyor.

Bu noktada sözü oldukça yeni (en az 15-20 yıllık) bir akıma getirmek yerinde olacak.  Buna İngilizcede ‘upcycling deniyor.  Türkçemizdeki karşılığı olarak birkaç yıldan beri ‘ileri dönüşüm’ sözcüğü kullanılıyor.

Nedir ileri dönüşüm?  “Geri dönüşümün karşıtıdır.” deniyor.  Özetlersek, geri dönüşümde atılan, kullanılmayan bir şeyi alıyorsunuz, onun yapısındaki bazı şeyleri çekip çıkarıyorsunuz, işinize yaramayan malzemeleri çöpe atıyorsunuz.  Çekip aldıklarınızın da mevcut niteliğini ister istemez düşürmüş oluyorsunuz.  Bir atıktan elbette, şöyle ya da böyle, yeni bir kullanım elde ediyorsunuz, ama bu işlemler sırasında bol miktarda enerji ve benzeri kaynak kullanıyorsunuz ve sera gazı üretiyorsunuz.

Gelelim ileri dönüşüme.  Bunda bir atığı alıyorsunuz ve onu yeniden değerlendiriyorsunuz.  İşe yaramazlıktan, atıklıktan, süprüntülükten çıkarıp ona yeni bir yaşam veriyorsunuz.  Ve hatta daha yüksek bir kalite kazandırıyorsunuz.  Üstelik yepyeni bir güzellik yaratarak.  Bu ikiliyi aşağıdaki şema ile özetliyorlar.

Soldakinde atık yeni bir yaşam ve yepyeni bir değer kazanıyor.  Sağdakinde ise dönüp duruyor, durmadan değer yitirerek.

Bu düşünceye gene modadan bir örnek verelim.  Aşağıdaki resim bunu çok iyi özetliyor. Belki bazılarını rahatsız edecek bir örnek, ama olsun.  Bir modacı (hem de çok ünlü bir tasarımcı) atılmış, atılacak hale gelmiş, artık kullanılamaz denmiş Amerikan bayraklarını almış.  Kesip biçerek bunlardan bir giysi yapmakta.

Bu inançtaki bir moda tasarımcısı iseniz, “Artık kullanmıyorum.” diye atılmış, ya da yepyeni bir giysi oluşturulurken arta kalmış yeni kumaş parçalarını topluyorsunuz ve bunları birleştirip yepyeni bir ürün sunuyorsunuz.  Geçtiğimiz günlerin Paris’teki moda haftasında bu yaklaşımdaki birkaç modacının sundukları büyük ilgi çekmiş.  Bunlardan biri 10 ay önce tasarımlarında %30 oranında ‘ileri dönüşümcü’ iken, şimdi %45’e varmış.  Bir yıl içinde bu çabayı %100’e vardıracağını söylüyor.  Örneğin, eski kot pantolonlardan yepyeni ceketler yapıyor.  Hem de bunları (bir ‘haute couture’-‘yüksek dikiş’ ürünü olarak çok yüksek fiyata satıyor.

Ancak ucuz fiyatlı günlük giysi üretenler de var.  Örneğin, eski elbiselerin düğmelerini yepyeni giysilerde başarıyla kullanarak.  İleri dönüşümcü giyim-kuşamcılar “Biz modanın memuru değil, yaratıcısıyız.” demeye getiriyorlar.

Bu noktada not etmekte yarar var.  Yıllar yıllar önce, tüketim ekonomisi ve kullan-at kültürü vahşice devreye girmeden önce ninelerimiz ve dedelerimiz ileri dönüşümcüydüler zaten.  Eskiyen her şeyi değiştirip güzelleştirerek yeniden kullanmayı çok iyi biliyorlardı.

Şimdilerde bu eskinin eskisi kavramı, çevreci düşüncenin itkisiyle, yeniden keşfedip günlük yaşama sokmaktayız.  Yankısı her alanda görülüyor.  Bir örnekle bitirelim bu yazıyı.  Aşağıda askı olmuş kaşıklar görüyorsunuz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 27.11.2018 / Yararlanılan kaynaklar: Elvire von Bardeleben, Le Monde, 19.11.2018 – Rebecca Smithers, The Guardian, 22.6.2018 – İngiltere Avam Kamarası bildirisi, 22.6.2018 – Hypcycle Products.

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Genel Konular içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.