Çocuk bekleyen anneler ve daha doğmamış bebeler

Çocuk mu bekliyorsunuz?  Öyleyse konumuz “plesanta”, ya da “döleşi”.  Biri yabancı dillerde, diğeri bizde günlük yaşamda kullanılan terimler.  Gebelik sırasında oluşup bebeğin anne karnında sağlıklı gelişmesini sağlayan bir organ.  Göbek bağına besleyicileri aktaran, atık maddeleri anneye geri taşıyan ve bazı önemli hormonları salgılayan çok önemli bir yapı.  Ama sigaranın, münasebetsiz ilaçların ve alkolün etkisine direnemiyor.

Sigara ve alkol!  Bunların zararlı olduğunu yıllardır hep biliyoruz.  Anneleri bunları kontrol altına almaya davet etmek kolay.  Çoğu da bunu yapabiliyor.  Ama başka bir etken daha var ki, kişisel kontrolü hiç de kolay değil: hava kirliliği.

Yeni bir araştırmaya göre, annenin günlük yaşamda nefes almasıyla ciğerlere giren (hava kirliliği kaynaklı) parçacıklar orada kalmıyor.  Beden içinde dolaşıp plesantada da yer tutup yerleşiyor.  Araştırma Londra Queen Mary Üniversitesinde yürütülmüş.  Burası kalite bakımından dünya sıralamasında en yukarılarda gelen bir üniversite.

Parçacıkların anne karnındaki bebeğe kadar nasıl ulaştığı bilinmiyor.  Ama daha önce yürütülmüş birçok araştırma (gene Londra’da yeni doğmuş 500.00 kadar bebekle ilgili olarak yapılmış olan bir çalışma da dahil) hava kirliliği yüksek olan yerlerde erken doğumların hayli sık görüldüğünü, hatta bebelerin düşük kilolu dünyaya geldiğini saptamış.  (Eski bir Ekogazete yazısında denildiği gibi.)  Bu arada hava kirliliğinin beyinde tahribat yaptığı, zekayı da etkilediği biliniyor.

Yeni çalışma sigara içmeyen annelerin, tamamen sağlıklı bir bünyeyle doğmuş olan bebelerine eğilmiş.  Elektron mikroskoplarıyla yapılan hassas araştırmalarda örneğin 3.500 kan hücresinin içinde 72 adet değişik, garip parçacıklar saptanmış.  Bunların kirli havadan gelme parçacıklar olduğu düşünülüyor.

Bu çalışma şu anda Paris’te devam etmekte olan 2018 ERS (Avrupa Solunum Birliği) Uluslararası Kongresinde sunuluyor.  Burada sunulacak başka bir çalışma da astımlı çocuklar üzerinde duruyor.  İsveç kaynaklı bu araştırma 20 yıl boyunca yürütülmüş.  Bunda astım olgusunun çocukları aşırı ölçüde vurduğu açıkça görülmüş.  Öyle ki, astımlı çocuklar, bu sıkıntıları yüzünden, ötekilere göre 3,5 misli oranda eğitimlerine devam edemiyorlar, liseyi zar zor bitirip üniversiteye gidemiyorlar.  Çünkü astım okula düzenli olarak gidebilmeyi çok zorlaştırıyor.  Bu yüzden de astımlı çocuklar iş bulmakta, daha dolu bir yaşama ulaşmakta ciddi zorluk çekiyorlar.  Bu arada not etmek gerekir ki, astım ile hava kirliliği arasında sıkı bir ilişki söz konusu.

Araştırmacılarım ve doktorların rahatsız edici bir uyarısı var.  Dünya kentlerinde hava kirliliğinin sürekli arttığı düşünülürse önümüzdeki 20-30 yıllık dönem içinde doğacak çocuklar kendilerini daha da ağırlaşmış kişisel sağlık sorunları içinde bulacaklar.  “Bu, ciddi bir felakete doğru adım adım gidiştir.” diyor uzmanlar.  Ekliyorlar: “Devletler de, politik sistemler de, kişiler de bu gelişmeyi not edip, tartışmasız ciddiye alma zorundadır.”

Atila Alpöge, Ekogazete, 19.9.2018 / Yararlanılan kaynak: Damian Carrington, The Guardian, 16.9.2018

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.