Kullandığınız kozmetikler bile artık ciddi baskı altında

Günlük yaşamda neleri kullanıyorsunuz?  Ruj?  Rimel?  Losyon?  Krem?  Parfüm?  Şampuan?  Bunların çoğunun yapımında uzun yıllardan beri hayvan kaynaklı maddelerin kullanılmış olduğunu duymuş muydunuz?  Örneğin rujun kırmızısı bir çeşit meşede yaşayan kırmız böceğinden geliyormuş; ayrıca sadece rujda değil, çeşitli yiyecek maddelerinde bile kullanılıyormuş.  Yani piyasaya sürülen bu tür kozmetiklerin çoğunda öldürülmüş milyonlarca hayvanın, hayvancığın izi varmış.

Gittikçe güç kazanıp bu olguya baş kaldıran hayvan severlerin ısrarlı tepkisinin sonuç verdiği anlaşılıyor.  Birçok kozmetik yapımcısı kullanıcılardan gelen itirazların etkisiyle ürünlerinde hayvansal girdileri kullanmayı bırakmış.  Örneğin sektörün öncü firmalarından biri olan Body Shop 25 yıl önce başlamış bu uygulamaya.  Pazar araştırmacıları geçtiğimiz yıl içinde hayvansal madde taşımayan kozmetiklerin satışında %100’lük bir artış olduğunu söylüyor.  Önemli markalar üreten Oréal de artık bütün kozmetiklerinde hayvanları uzak tutan ilkeye ayak uydurmuş durumda.

Bu gelişmenin arkasında “veganlık” hareketi var.  Daha çok hayvansal gıdaları reddetmeye dayanan bu eğilim kimi zaman yumurta, bal, deri, süet, yün ve ipek gibi ürünleri de kabul etmiyor.  Bunda ekoloji endişesinin ağırlığı olmakla birlikte ana tema hayvan severlik ve hayvanlara (dolaylı olarak doğaya) saygı.  Veganlık haklı olarak çiftliklerde hayvanların çok kötü şartlarda yetişmekte olduğuna, eziyet gördüğüne, hatta bazılarının korkunç yöntemlerle öldürüldüğüne işaret ediyor.

Vegan hareketinin başarıları başka alanlarda da gözleniyor.  Japonya geçenlerde bir yasak getirdi.  Tarım bakanlığı günümüze kadar böcek ilaçlarının zehirlilik derecesini ölçmek için köpekleri kullanıyordu.  Bunlar bir kafese kapatılıyor ve onlara sürekli olarak böcek ilaçlı yiyecek veriliyordu.  Ya da böcek ilaçlı dumanlar sıkılıyordu.  Uzun bir süre.  Ölümlerine kadar geçen süre ve bunun biçimi yeni ilaçları kontrol etmenin temelini oluşturuyordu.  Devam eden baskılar karşısında yönetim bu tür araştırmaları yasakladı.  Nitekim daha önce ABD ve Kanada gibi birkaç ülke de bu tür denemeleri durdurmuştu.

Daha da önce, 2013’te, Avrupa Birliği hayvanlar üzerindeki bu tür deneyleri yasaklamıştı.  O zamana kadar yeni sabunların, şampuanların, parfümlerin, diş macunlarının, kremlerin güvenliği için tavşan, fare ve benzerleri sürekli olarak denek oluyordu.  Her yıl 9.000 dolayında hayvan kullanılıyordu.  AB dışındaki rakam ise 20.000 kadar; hâlâ.

Hayvan severlerin yıllar boyu süren çarpıcı kampanyaları elle tutulur sonuç veriyor.  Aşağıda bir kampanya örneği görülüyor.  Avrupa Birliği’nin önünde kozmetikler konusunda düzenlenmiş çarpıcı bir etkinlik.

Atila Alpöge, Ekogazete, 22.4.2018 / Yararlanılan kaynaklar: Claire Dhouailly, M le Magazine du Monde, 20.4.2018 – Anissa Putois, Peta France, 20.4.2018 – Jean-Pierre Stroobants, Le Monde, 12.3.2013

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.