Doğum yapmayı bekliyorsanız beslenmenize dikkat edin

Olur a, çocuk bekliyorsunuz. Bu arada bol bol deniz mahsulü yemeyi de seviyorsunuz. Afiyet olsun, ancak ciddi bir uyarı söz konusu. Fransa’nın bir kamu kuruluşu olan Kamu Sağlığı Enstitüsü bir süredir yürüttüğü bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Deniz mahsulleri yoluyla aşırı miktarda arsenik ve cıvayı sisteminizde depolama tehlikesi söz konusu. Bunlar bebeğinizin sağlığında olumsuz etkiler yaratabilir.

Hani gebe kadınlara içkiden uzak durmaları hep önerilir ya, acaba onlar somona, midyeye, karidese, balıklara ve benzerlerine de mi fazla dokunmamalılar?

Bu noktada fazla bilinmeyen bir belaya değinmekte yarar var: listeriosis (ya da listeria).  Bu bir bakterinin neden olduğu bir enfeksiyon.  Sularda, kanalizasyonlarda bulunan bu bakteri oradan hayvanlara geçebiliyor.  Giderek onların etine, sütüne yerleşiyor ya da onlardan elde edilen gübrelerle toprağa bulaşıp sebze ve meyveleri etkiliyor.

Annede rahatsızlık yaratabiliyor elbette, ama bebeği bekleyen sıkıntılar da önemli.  Önce düşük yapma olasılığı var.  Ya da doğumdan sonra bebekte kan enfeksiyonu, nefes almada zorluk, ateş, cilt yaraları, bazı organlarda doku bozulması ve menenjit görülebiliyor.  Beyinde bozukluklar, giderek kansere yatkınlık gibi durumlar da söz konusu olabiliyor.

Sözünü ettiğimiz araştırma doğum yapmakta olan 4145 anneyi örnek almış ve göbek bağı kanı, idrar, saç analizleri yapmış.  Bunlarda ciddi oranda tarım ilaçları, ftalat, bisfenol A saptanmış.  Bunlar yetmiyormuş gibi çeşitli maden kalıntıları çıkmış ortaya.  Kocaman bir liste: arsenik, cıva, alüminyum, krom, kobalt, nikel, kurşun, kalay, uranyum.  Az dozda olsalar da.  Bunların bazıları kanserojen diye tanımlanıyor.

Bu değerleri (ABD, Kanada, Orta Avrupa gibi) diğer ülkelerdeki bulgularla kıyaslayınca Fransa’nın hayli yükseklerde kaldığı görülmüş.  Araştırma konusu annelerle yapılan kapsamlı (ve özellikle beslenme üzerinde duran) görüşmeler sözünü ettiğimiz farklılığı Fransızların deniz mahsullerine fazla düşkün olmasına bağlıyor.

Bu arada araştırmacıların 2011’de doğmuş 12.000 çocuğu gözlem altında tuttuklarını, onların sağlık gelişmelerini incelediklerini ve annenin doğum öncesi beslenme biçiminin onları nasıl etkilemiş olabileceğini anlamaya çalıştıklarını da vurgulayalım.

Bu saptamaların sonucu olarak yapılan öneri haftada iki defadan fazla balık yememe yolunda.  Bu öneri yalnızca çocuk bekleyen annelere değil, herkese sesleniyor.  Ancak bu noktada “Et mi, balık mı?” tartışması ister istemez geliyor gündeme.

Sözünü ettiğimiz araştırman üç ciltlik bir raporla kamuoyuna sunulmuş.  Buradan ulaşılabilir.

Atila Alpöge, Ekogazete, 6.1.2018 / Yararlanılan kaynak: Stéphane Mandard, Le Monde, 20.12.2017

 

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s