İçimiz dışımız, her bir yanımız plastik oldu

Dünya genelinde her saniye (dakika değil, saniye) 16.000 adet plastik şişe satılıyormuş.  Bunun hesabını tutanlar “3 yıl içinde saniyede 20 bine ulaşacağız” diyorlar.  Elimizdeki şişenin içindekini içiyoruz ve arta kalan plastiği atılıyoruz bir yerlere.  Ne de olsa, “kullan at” kültürü bu.  Hani iklim değişimi üzüyor hepimizi, uykularımızı kaçırıyor ya!  Aslında tam anlamıyla “plastik krizi”nin içindeyiz.

Son on yılda plastik şişe kullanımında %16’lık bir artış kaydedilmiş.  Uzmanlar bunları “uç uca koysak neredeyse güneşe ulaşırdık” diyorlar.  Konunun karmaşık boyutları var.  Kullanıp atıverdiğimiz plastik şişeler kısaca “Pet” diye bilinen “polietilen tereftala” adlı malzemeden yapılıyor.  Aslında bunları toplayıp, yeniden işlemek ve tekrar kullanmak mümkün.  Ama bunu pek beceremiyoruz.  Bunların yarısı bile toplanamıyor.  Ancak %7’si yeniden işleyip devreye alınıyor.  Gerisini, göm toprağa ya da at denize ve unut!

Her yıl, siz deyin 5 ton, biz diyelim 15 ton plastik denizlerde kendine yuva buluyor.  Okyanusları aşan teknelerin karşısına, denizin orta yerinde dönüp duran dev plastik adaları çıkıyor hep.  Denizciler büyük şaşkınlıkla anlatıp duruyorlar bu sürprizi.  Tabii, bu plastik parçaları daha sonra kuşlarla balıkların karnında yer buluyor.  En sonunda bizlerin midesine ulaşarak.

Belçika’daki ünlü Ghent Üniversitesi’nin uzmanları deniz mahsullerine meraklı olan dostlarımızın her yıl ortalama olarak 10.000’i aşan ufacık plastik parçacıklarını sistemlerine alıp hazmetmeye çabaladıklarını söylüyor.  Avrupa Birliği’nin Beslenme Güvenliği Otoritesi de bu konuda ciddi uyarı yapıyor.

İşin ilginç tarafı şu ki, hızla gelişmekte olan Çin, Hindistan gibi ülkelerde ve benzerlerinde (örneğin Türkiye’de) köylerden kentlere hızlı ve büyük çaplı bir nüfus akışı var.  Bu değişimi yaşayan insanlar geldikleri kentlerde doğal sudan plastik şişeli suya geçmek zorunda kalıyorlar.  Bu da plastik kullanımını patlatıyor.

Mesele sadece su içmeyle ilgili değil.  Coca Cola, Pepsi ve benzeri gazlı içecekler de bu olayın içinde.  Örneğin Coca Cola saniyede 3.400 şişeleme yapıyor.  Ama bu şirket de, ötekiler de geri kazanılmış plastik şişeye şimdilik pek de sıcak bakmıyorlar.  Hem de geri kazanılmış şişe üretimi normal plastik şişe yapmaya kıyasla %75 daha az enerji gerektirdiği halde.  Coca Cola bu yola gitmeyi düşündüğünü söyleyip duruyor.

Bu arada Amerika’da ve Avrupa’da bazı kent yönetimleri su ve benzeri şişelerde plastik kullanımına sınırlama getirmeye başladılar.  Bu çabada önde giden yer San Francisco.  Belediyenin binalarına plastik şişelerin girmesi yasak.  Gene belediyeye ait parklar, spor alanları gibi yerlere de, eğlenceler, törenler gibi etkinliklere de plastik şişeler sokulmuyor.  Kent yöneticileri halka sundukları musluk suyunun şişelerdekine kıyasla çok daha fazla temiz ve besleyici olduğunu söylüyorlar.  Bu arada şu bilgiyi de veriyorlar: 1976’da halk bir yıllık su gereksiniminin (kişi başına) yalnızca 6 litresini şişelerden karşılıyormuş.  Şimdi bu miktar 108 litreye fırlamış.  18 katına.  Sorumlular bu çarpık alışkanlığı yavaş yavaş tersine çevirmek gerekir diyorlar.

Bu arada Çin’de su, kola ve benzeri içecekler için plastik şişe kullanımı (birçok alanda olduğu gibi) patlamakta.  Bugünlerde dünyada üretilen toplam plastik şişelerin %28’i Çin kentlerinde kullanılıyor.  Uzmanlar “Bunun ötesi de var.” diyorlar.  “Kentsel nüfus artışı bir yandan, gelir düzeyinin yükselmesi öte yandan ve bu faktörlere Batı türü yaşama özenmeyi de eklersek, akıl almaz bir tüketime ulaşacağız.”  Bu arada Çin sokaklarında boş plastik şişe toplayıp bir yerlere satan ve geçimini böyle sağlayan sayısız kişi de göze çarpıyor.

Bu konuya ilgi duyuyorsanız, belki şu iki siteye de göz atmak istersiniz:  New Plastic Economy (https://newplasticseconomy.org/) ve Recup (http://www.recoup.org/).

Atila Alpöge, Ekogazete, 30.6.2017 / Yararlanılan kaynaklar: Sandra Laville ve Matthew Taylor, The Guardian, 28.6.2017 – Sam Levin, The Guardian, 28.6.2017 – Benjamin Haas, The Guardian, 28.6.2017

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Denizler - Irmaklar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s