Çocuklarımızın sağlığına sahip çıkabiliyor muyuz?

Bir skandal devam edip duruyor, bir rezalet sürüp gidiyor.  Konu, salgıbezi bozan kimyasalların ortalıkta cirit atması ve devletlerin umursamaz davranışı.  Ekogazete bu meseleyi işlemekten bıktı.  Ama gelin, sabırla, yeni bir bulguya göz atalım.  Yepyeni bir araştırma ufacık çocukların saç yapısına kadar sızıp yerleşmiş sayısız zararlı kimyasal saptadı.  Hepsi de ileride yaşamsal sorunlara yataklık yapacak nitelikte.

Araştırmayı yürütmüş olan kurum Fransa’nın Ulusal Tüketim Enstitüsü.  Bir devlet kuruluşu.  Değişik çalışmalarının yanında 40 yılı aşkın zamandan beri çok okunan, popüler bir aylık dergi de yayımlıyor: “60 Millions de Consommateurs”.  Araştırma son sayısında yayımlandı.

Araştırmacılar 10-15 yaşlarındaki çocuklardan saç örneği almışlar.  Beslenmeden, nefes almaya kadar giden çeşitli yollarla bedenlere girip oraya buraya yerleşmiş, organlarla bütünleşmiş yabancı maddeler var mı diye bakmışlar.  Ve kişi başına ortalama olarak 34 adet (zehir anlamında) zararlı kimyasal bulmuşlar.  Hele bir tanesinin saçlarında 54 değişik madde cirit atıyormuş.

Çocukların hangi ortamda yaşadıkları fark etmiyor.  Şehirli de olsalar, kasabalı da olsalar, dağda da yaşasalar, deniz kıyısında da yerleşik olsalar durum aşağı yukarı aynı.

Son derecede endişe verici bir sonuç.  Araştırmacılar inceledikleri çocukların buluğ çağında olduklarına işaret ediyorlar.  Başka bir deyişle, daha ileri yaşlarda hormon sistemlerinde nedeni anlaşılmayan ciddi bozuklukların (hatta cinsel sıkıntıların) belirmesi olasılığı söz konusu.  Daha da ötesinde kanser, kısırlık, diyabet…

Söz konusu maddeler 7 grupta toplanıyor.  Örneğin bunlardan biri “flatat”.  Bu, plastik ve benzeri ürünleri daha esnek, bükülebilir, yumuşak kılmak için kullanılan birtakım kimyasalların genel adı.  Çok değişik şeylerde karşımıza çıkabiliyor.  Örneğin empermeabl kumaşlarda, sentetik derilerde, rujlarda, tırnak cilalarında, ayakkabılarda, bazı şampuanlarda.  (Bakın: eski bir Ekogazete yazısı.)

Ya da örneğin bisfenol.  Plastik, naylon, polyester, PVC yapımında kullanılan bir kimyasal.    Örneğin plastik su şişelerinin girdilerinden biri.  Uzun süre sıcakta kalmak gibi koşullarda şişenin içindeki suya karışabiliyor.  İçecekler, yiyecekler yoluyla vücuda girdiği zaman hormonlarda bozucu etki yaratıyor.  (Bakın, eski bir Ekogazete yazısı.)

Uzun sözün kısası bunlar çok değişik şeylerle bizlere ulaşıyor ve hissettirmeden sistemimize giriyor.  Ne gibi yollarla?  Yukarıda saydıklarımıza birkaç ekleme yapalım: Kozmetikler, şampuan ve sabun gibi özbakım malzemeleri, diş macunları, taraklar, ter önleyiciler, bazı ilaçlar, plastik maddeler ve tarım ilaçları.

Anımsayacaksınız, bir ay önceki bir yazıda gene saçlarda yapılmış bir araştırmadan söz etmiştik.  Bu tür maddelere şiddetle karşı olan, çevreci konularda önde gelen kişilerin saçlarında da aynı inceleme yapılmıştı.  (Ekogazete yazısı.)  Araştırmacılar yığınla zararlı kimyasal saptamışlardı inceleme sonunda.  İlgili kişiler adeta isyan duygusu içine girmişlerdi:  “Nasıl olur?  Ben bunlarla boğuşuyorum!  Ben bunlara karşı çıkıyorum!  Bunları hiç kullanmıyorum!  Evime bile sokmuyorum!  Bedenime nasıl dalmış olabilirler?” demişlerdi.

İyi güzel de, bunlar hemen her yerde ve çok şeyde fark ettirmeden karşımıza çıkıyor.  Örneğin sokaktan kendi yerimize girdiğimizde, dışarıda saçlarımıza bulaşmış maddeleri eve getiriyoruz; hatta bunların yataktaki yastığımıza yapışmasına olanak sağlıyoruz.  Bu nedenle bazı kimseler yatmadan önce (dış dünyanın pisliğini atmak amacıyla) baş yıkıyor.  Bu, aşırı bir önlem gibi görünebilir, ama ne de olsa olayı önemsemezsek ağır sağlık sorunlarını çaresiz kabullenmiş gibi oluruz.  Daha beteri, çocuklarımızı “Bana ne!  Başlarının çaresine kendileri baksınlar!” der gibi dünyaya salarak.

Konunun gittikçe büyüyen ve ciddileşen boyutuna daha fazla eğilmek isterseniz, aşağıdaki Ekogazete yazılarına gönderme yapabiliriz:

Atila Alpöge, Ekogazete, 30.4.2017 / Yararlanılan kaynak: Pauline Château, Le Figaro, 20.4.2017

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s