Trump’ın dediklerinin tam tersini ileri sürenler de var

ABD’nin yeni başkanı Trump küresel ısınmayı toptan reddediyor.  Bunun uyduruk bir söylem olduğunu, ekonomiyi zedelediğini iddia ediyor…  2015 Paris antlaşmasını iptal edeceğini söylüyor…  Önemli çalışmalarıyla tanınan Çevre Koruma Ajansı’nın kaynaklarını kesip başına bu konudan nefret eden birini getiriyor.  Ama tuhaflığa bakın ki, çıkarlarını savunduğunu düşündüğü sermaye gruplarından bazıları onun dediklerinin tam tersi bir eyleme giriyor.

Üç gün önce bir rapor yayımlandı.  Küresel ısınmayı en fazla tetikleyen alanlardan biri olan enerji sektörü üzerine.  Raporun ana mesajı basit: “Enerji sektöründe karbon salımını hızla azaltmak gerekiyor.  Bunu gerçekleştirmek mümkün.  Üstelik bu hedef asla ekonomik kriz yaratmaz.”

Raporu benimseyip destekleyenlerin arasında şunlar gibi şirketler ve kurumlar var: ünlü petrolcü Shell, ünlü madenci BHP Billiton, Schneider Electric, Saint-Gobain, Çin Kalkınma Araştırma Merkezi, HSBC, Merrill Lynch, Dünya Bankası, World Resources Institute, Rocky Mountain Institute, European Climate Foundation ve benzerleri.

Rapor “Şimdilerde yılda 36 milyar ton karbondioksit salıyoruz havaya.” diyor.  “Bugünkü düzen olduğu gibi devam ederse bu miktar 20 yılda 47 milyar tona varacak.  Ağır yaşamsal sorunlar yaratarak.  Ama gereken önlemleri şimdi almaya başlarsak yıllık salım kolayca 20 milyar tona iner.  Böyle bir ortam da yaşanabilir bir dünya oluşturur.  Ucuz, güvenilir, bol elektrik sunarak.”

Bunun anlamı şu: günümüzde %80 oranında fosil yakıtlara dayalı olan enerji sektörü radikal bir dönüşüm geçirmek zorunda.  Başka bir deyişle, kömüre dayalı enerji üretimi %70 azalacak; petrol kaynaklı üretim ise %30 düzeyine inecek.  Sonuçta enerjinin %80’i (güneş, rüzgâr vb. gibi) temiz kaynaklı temele oturacak.  Öte yandan üretim verimliliğini arttırmak, salınmış karbonu daha büyük oranlarda toprağa gömmek, ulaşım ve inşaat gibi enerji oburu sektörlere yeni açılımlar getirmek gibi önlemlerle bu dönüşümü daha da güçlendirmek mümkün.

Devletlerin ciddiye almaları gereken bu öncelikli politikanın olumlu toplumsal boyutları da söz konusu.  Çok daha temiz bir hava, gereksiz maliyetlerden kurtulmuş bir sağlık sistemi, artmış bir yaşam süresi gibi.  Ya da yepyeni teknolojilerin getireceği ekonomik atılımlar.

Bu görüşler yuvarlak iyi niyet sözlerinden oluşmuyor.  Karşımızda 120 sayfadan oluşan ve sağlam verilere dayanan bir rapor var.  Bunu Energy Transitions Commission (ETC) yayımlamış.  Rapora şuradan ulaşmak mümkün.

Atila Alpöge, Ekogazete, 28.4.2017 / Yararlanılan kaynak: Pierre Le Hir, Le Monde, 25.4.2017

Reklamlar
Bu yazı Enerji, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s