Çevreci bile olsanız bunlardan kaçamıyorsunuz

Bunlar dediğimiz “salgıbezi bozan kimyasallar”.  Tarım ilaçlarında, kozmetiklerde, şampuanlarda, ter önleyicilerde, plastik maddelerde, bazı ilaçlarda yer alıyorlar.  Ve oboziteyi, diyabeti, üreme sistemi bozukluğunu, beyin tahribatını, göğüs ve prostat kanserini tetikliyorlar.  Bu etkileri bilim dünyasınca biliniyor.  Ama büyük firmaların baskısı altındaki devletler yasaklamaya yanaşmıyor.  Siz, biz kullanıcı olarak ne kadar da dikkat etsek uzak duramıyoruz bunlardan.

Çok dikkatli, titiz, kılı kırk yaran çevreci bile olsanız kaçamıyorsunuz.  İspatı aşağıda.

Resimde gördüğünüz kişi José Bové.  Avrupa Parlamentosunda Yeşillerin eşbaşkanı olan.  Avrupa ortamında çevreci kavgalarla ad yapmış, ön planda gelmiş, iddialı ve atak bir kimse.  Yukarıdaki resimde onu bir berberde görmüyoruz.  Burası çevre kirliliği konusunda araştırmalar yapan bir dernek.  Araştırmacı J. Bové’nin saçından örnek alıyor.  Aynı şeyi 7 kişiye daha yapmışlar.  Hepsi de “çevreci kavga” dendi mi akla ilk gelen kimseler.

Sonra da bu saç örneklerinin analizini yapmışlar.  Bu yöntemle adı geçen kişilerin DNA’larında ne olduğu bilgisine ulaşmışlar.  Sonuç çarpıcı, hatta rahatsız edici.  Hepsinin de bedeninde salgıbezi bozan kimyasallar olduğu anlaşılmış.

İçlerinden biri Isabelle Autissier.  Aslında bir bilim insanı.  Beslenme uzmanı.  Ama kamuoyu onu bir yelkenli ile tek başına dünya turu yapmış ilk kadın sporcu olarak tanıyor.  Şimdi de Dünya Koruma Vakfı – Fransa’ nın (WWF) başkanı.  Ondan da örnek alınmış.  Autissier sonuca adeta isyan ediyor: “Nasıl olur?  Ben yıllardan beri yediğime, içtiğime, kullandığıma aşırı dikkat ederim.  Bunun uzmanıyım.  Nasıl girmiş bu pislikler benim vücuduma?”  Şaşırtıcı, ama onda 67 değişik zararlı kimyasal saptanmış.  5-10 yıl önce yasaklanmış maddeler bile bulunmuş.  Öteki denekler için de durum aynı.

“Bu araştırma niye yapılmış?” diye soracaksınız.  Bitmek bilmeyen bir kavganın parçası.  Çevreciler kadar bilim dünyası da salgıbezi bozan kimyasallar konusunda hayli kaygılı.  Bu tür maddelerin yiyeceklerden temizlik malzemelerine kadar hemen her şeyde kullanılmasını önletmek, yasaklatmak istiyorlar.  Zararları konusunda kuşku yok.  [Bu konuyu işleyen Ekogazete yazılarından birine göz atabilirsinizBuraya tıklayarak.]

Ama devletler ve özellikle Avrupa Komisyonu direniyor.  Endüstri dünyasındaki bazı çevrelerin aşırı baskısı nedeniyle.  Çevreci grupların çabaları sonuç vermiyor.  Örneğin, konu geçtiğimiz Aralık’ta Komisyon’un bir çalışma grubunda ele alınmıştı.  Fransa ve İsveç katı biçimde karşı çıkmıştı.  Konu yeniden gündeme gelecekti Şubat’ın son günlerinde.  Yukarıdaki araştırmayı yapan dernek kamuoyunun dikkatini bu meseleye çekmek ve Komisyon üzerinde baskı oluşturmak istemişti.  Sonuçlar basında yaygın biçimde yer buldu.  Ama Komisyon bir kez daha direndi ve dosya kapatıldı.  Bir ya da iki zararlı maddenin bile piyasadan çekilmesi sağlanamadı.

Atila Alpöge, Ekogazete, 25.3.2017 / Yararlanılan kaynaklar: Anne-Laure Barral, Franceinfo, 23.2.2017 – Martine Valo, Le Monde, 24.2.2017

 

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s