Bu ırmak bir canlı varlıktır

Evet!  Bildiğimiz türden bir ırmaktan söz ediyoruz.  Dağların, tepelerin arasında, sonra düzlük arazide akıp giden bir ırmak.  Ancak bir özelliği var şimdi.  Bir parlamento kararıyla 15 Mart 2017 tarihinden itibaren yasal kimlik kazandı ve insanlar, hayvanlar, bitkiler gibi canlı varlık niteliğine kavuştu.  Bundan böyle kişiliğine, konumuna, var olma hakkına el sürecek kimselere karşı koruma altında.

Irmağın adı Whanganui.  Yeni Zelanda’da.  İlk bakışta bir farklılığı, değişik bir özelliği yok gibi duruyor.

Ama var!  Ve bunu kabul ettirmek için 160 yıldan beri canla, başla, bıkmadan, usanmadan mücadele eden birileri var: Yeni Zelanda’nın yerli halkı (o toprakların gerçek sahibi) Maori’ler.  Daha doğrusu, bu halkın içinden İwi adlı kabile.  Onlar için bu ırmak kutsal nitelik taşıyor.  Yüzyıllardan beri onların kimliğinin bir parçası.  Kabilenin geleneğini, hafızasını sürdürüyor varlığında.  Kabilenin dayanağı çok basit: “Eğer” diyorlar “adalarımızı, topraklarımızı işgal eden yabancılar bizlere, Maorilere özel bir kimlik tanıdılarsa, bizim parçamız olan ırmağımıza da aynı kimliği vermek zorundalar.”

Aşağıda İngiliz Kraliyet ailesinden Prens Harry’yi Maorilerle ırmakta (en arkada) kürek çekerken görüyorsunuz.

Başka bir deyişle, bu ırmak için artık “insan hakları” söz konusu.  Bu gelişmeyi haber veren bütün basın organları durumu böylesine çarpıcı bir çerçevede sunuyor.  Böyle olunca da ırmağın haklarını gözetme ve savunma görev ve yetkisi doğuyor.  Yeni Zelanda Parlamentosu bu konuda bir esas da oluşturmuş.  Irmağın iki vekili oluyor.  Biri İwi kabilesinin temsilcisi, diğeri de devletin.

Konuyla ilgili bakan “Bu kararda şaşılacak hiçbir şey yok.” diyor.  “Aile kuruluşlarının, vakıfların, şirketlerin yasal statüsü oluyorsa, niye özel nitelik taşıyan bir ırmak da böyle olmasın?”  Yani, birileri ırmağa şöyle ya da böyle müdahale ederse (örneğin iskele kurmaya kalkarsa, sularını kirletirse, yatağını orada burada değiştirirse) iki temsilci derhal mahkemeye başvurabilecek.

Öte yandan İwi kabilesine ırmağın iyileştirilmesi ve bakımı için 100 milyon dolar tahsis edilmiş.

Dünyanın başka yerlerinde durmadan ağaç kesen, doğayı allak bullak eden kişiler ve rejimler bu gelişmeyi acaba nasıl karşıladılar?

Atila Alpöge, Ekogazete, 16.3.2017 / Yararlanılan kaynaklar: Eleanor Ainge Roy, The Guardian, 16.3.2017 – BBC, 16.3.2017 – Le Monde, 16.3.2017

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Ekoloji Politikası içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s