Ciddiye mi almalı, yoksa gülüp geçmeli mi?

Seçim sırasında dengesiz sözleriyle, seviyesiz söylemleriyle şov yapan Trump şimdi dediklerini yapar mı, yapmaz mı, çok konuşuluyor.  Kimi kişi hayli endişeli, kimi de umursamıyor.  O ise, artık değişik vurgular yapmaya başladı.  Örneğin Clinton’ı hapse attıracağını söylemişti.  Şimdi “Vazgeçtim!” diyor.  Endişelerden biri de iklim değişimine karşı inkârcı tavrı.  Dünyanın geleceğini “Bana ne!” deyip tehlikeye atabilir mi?

Atmasına atar, bunda kuşku yok.  Dengesizliği, cahilliği bir yana, çeşitli çıkar oyunlarının içinde.  Orada, burada gördüğümüz benzerleri gibi.  Kömürü, petrolü desteklemekten söz ediyor, sera gazı salımı fasa fiso diyor.  Paris COP-21 antlaşmasını geçersiz sayacağını söylüyor.

Republican U.S. presidential candidate Donald Trump speaks during a campaign rally at the Treasure Island Hotel & Casino in Las VegasAntlaşmadan çıkarsa ne olur?  Kömür, petrol kullanmaya öncelik verirse ne olur?  Dünya batar mı?  Çocuklarımız, torunlarımız ve gelecek kuşaklar katlanılması zor bir dünyaya, ölümcül bir yaşama mahkûm olurlar mı?

İngiltere’nin analizleri yankı getiren, saygın dergisi The Economist bu sorulara birkaç yazısıyla ışık tutmuş.  Özetleyelim.  (Bazı ek açıklamalar da getirerek.)

Ne demişti Trump?  “İklim değişimi Çin’in uydurduğu bir yalan!  Amaç bizim ekonomimizin elini kolunu bağlayıp baltalamak.”  Bu arada olumlu çalışmalar yapan NASA’nın kaynaklarını keseceği, çevre konularının sorumluluğunu, tam tersi çıkarları savunan birine vereceği söyleniyor.  Petrolü, kömürü teşvik edeceği ifade ediliyor.  Tamam da, bütün bunları yapsa sonuç ne olur?  Bunun yanıtı ekonomik gerçeklerde, ekonomik verilerde.  Trump ve benzerlerinin inkâr ettiği küresel ısınma bilimsel bir olgu.  Aşağıda görüldüğü gibi.

economist-02Tehlike sınırına doğru sert bir yükseliş yaşıyoruz.  Bu ortamın getirdiği ekonomik çerçeveyi çok iyi anlayıp değerlendiren büyük şirketler ciddi hazırlık içindeler.  Kendilerini yeni döneme götürecek önlemleri adım adım almak üzereler.  Biliyorlar ki, kömürcülük ekonomik etkinlik olarak çöküyor.  Petrol fiyatlarındaki çarpıcı düşüş de ortada.  Örneğin, Suudi Arabistan ciddi bir ekonomik sıkıntının içine girdi.  Katar gibi körfez ülkeleri kaynaklarını Avrupa’da büyük oteller, büyük alışveriş merkezleri, futbol kulüpleri satın almaya yöneltiyorlar.

Enerjinin kaynağı artık başka kanallara kayıyor.  Aşağıda çeşitli kaynakların ürettiği enerjinin birim fiyatındaki gelişmeler görülüyor.

economist-03Güneş enerjisi teknolojisindeki hızlı gelişmeler baş döndürücü maliyet düşüşleri yarattı.  Sonuçta kömür ile petrolün enerji girdisi olma şansları azalıyor.  Örneğin geçen yıl temiz kaynaklı enerji yatırımları kömürden elde edilen enerji yatırımlarını aşıp geçmiş.  Otomotiv sektörü de fosil kaynaklı girdiden hızla uzaklaşıp temiz kaynaklı enerjiye dönme çabası içinde.

Trump toprak altındaki kömür ve petrolü sınırsız kullanıma açmaya kalksa, kim buna ilgi duyacak?  Geleceğini düşünen firmalar gidecekleri ekonomik yolu çizmiş durumdalar ve ağır aksak bir dönüşüm içindeler.  Yeni başkanın, ekonomik gerçekleri es geçen, gelişi güzel sözlerine kulak verme durumunda değiller.

Öte yandan Çin hava kirliliğinin neden olduğu aşırı miktardaki hastalıklar ve ölümler yüzünden temiz kaynaklı enerjiye hızla geçmek zorunda.  Öte yandan iklim değişikliğinin yarattığı (şiddetli fırtınalar, su baskınları gibi) doğal felaketler yüzünden ağır maliyetler yüklenen Hindistan da küresel ısınmayı kontrol altına almada kararlı.  Avrupa Birliği de bu çizgide.  Başka ülkeler de.  Kısacası, ekonomik ağırlığı olan ülkeler temiz kaynaklı teknolojileri geliştirmede önemli adımlar atmaktalar.  5-10 yıl içinde bu alanda lider olacaklar.  Kömüre, petrole yönelen ABD ise köhneliğe mahkûm edilmiş ekonomik yapısıyla bu gelişmenin dışında kalacak, uluslararası ağırlığını yitirecek.  Bunu ileride fark edecek olan Trump da geri dönüş yapacak.  Ya da yapma zorunda bırakılacak.

Atila Alpöge, Ekogazete, 28.11.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  The Economist, 26.11.2016 – The Economist, 26.11.2016

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Teknoloji, Yenilenir enerji, İklim içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s