Bıçak kemiğe dayandı, ama ortalık karman çorman!

İklim değişimiyle biçimlenmiş kaderimiz çalkantılar içinde.  Meteoroloji verileri olmaması gereken küresel ısınma seviyesine dayandığımızı, kuraklığın ve susuzluğun aşırı arttığını söylüyor.  Bir yanda umut verici çabalar görüyoruz; öte yanda da birilerinin bunlara vahşice saldırdığını…  Örneğin 190 ülkenin somut çözümler için yapıcı bir toplantıda bir araya geldiği sırada, bütün bunları çöpe atacağını söyleyen bir lider çıkıyor ortaya.

Evet, bu oluşumlar yumağının bir ucunda Fas’ta yeni başlamış olan, uluslararası iklim değişimi toplantısı var.  Öteki ucunda da ABD’de başkan seçilmiş olan ve saldırgan tavrıyla ünlü Donald Trump.

Önce Fas’tan başlayalım.  Marakeş’te Fas devletinin davetinde ve Birleşmiş Milletlerin yönetiminde COP22 sürüp gidiyor.  7 Kasım’da başladı, 18 Kasım’da sona erecek.  15 Kasım’da birçok seçkin devlet başkanı da katıldı toplantıya ve proje, öneri ve yaklaşımlara yön verdiler.  Bu, geçen yılki “Paris COP21” toplantısının devamı.

Toplantının Marakeş’te yer alması hiç de rastlantı değil.  Çünkü Fas iklim değişimi konusunda büyük atılımlar yapan bir ülke.  Girişimleri uluslararası ortamda konuşuluyor, hayranlıkla izleniyor, diğer ülkelere örnek gösteriliyor.

Örneğin, bomboş, kayalık, unutulmuş bir arazinin ortasında, çölün yanı başında göz alabildiğince uzanan aynalar var.  500.000 ayna 460 hektar araziye serilmiş durumda.  (Beşiktaş ilçesinin yarısı kadar bir alan.)

noor

Burası bir güneş santralı.  Adı:  Noor.  Bizim de bildiğimiz “nur” sözcüğü.  “Tanrının gönderdiği parıltı, ışık, aydınlık” anlamında.  Aynalar borulardaki suyu 400 dereceye kadar ısıtıyor, su buhar oluşturuyor, buhar da türbinleri çevirip elektrik üretiyor.  160 megavat.  Bununla 600.000 nüfusa sürekli enerji veriliyor.  Sistemin ilginç bir boyutu da var: geceleri için enerji stoklayabiliyor.  [Bu gelişmeyi bir yıl önce Ekogazete’de ayrıntılı olarak anlatmıştık.]

Bu girişimin adı aslında Noor-1.  Bunu Noor-2, Noor-3 ve Noor-4 izleyecek.  Birkaç yıl içinde bu sistemler de devreye girince üretim (rüzgâr gücünü ve barajları da ekleyince) 2.000 megavatı bulacak.  Fas giderek elektriğinin %52’sini tükenmez, temiz kaynaklardan elde edecek.

Dönelim Marakeş’e.  COP22 geçen yılki Paris toplantısının devamı.  COP21 sınırlı ve kısıtlı diye eleştirilmişti; ama gene de belli bir başarıyla sonuçlanmıştı.  Bir takım ilke ve hedeflerde anlaşma sağlanmıştı.  Bunlar bir belgeye dönüştürülmüştü.  Daha sonra ülkelerce imzalanmış ve resmen onaylanmıştı.  Uluslararası nitelikli bir antlaşma çıkmıştı ortaya.  4 Kasım’da da Birleşmiş Milletler çerçevesi içinde ülkeleri bağlayıcı resmiyet kazanmıştı belge.

Şimdi ülkelerin ilgili bakanları, görevlileri ve uzmanları COP22’de antlaşmanın uygulama ayrıntılarını tanımlamakla meşguller.  Dört konunun üzerinde duruluyor:

  • Ülkeler bu alandaki ilerleme raporlarını ne biçimde, hangi zaman ve aralıklarla verecekler?
  • Geniş çerçeveli işbirliği mekanizmaları nasıl kurulacak? Örneğin konu devletlerin kendi içlerine kapalı bir faaliyet olmaktan çıkarılıp (kent yönetimleri, örgütlü toplum kuruluşları, işyerleri, araştırma kurumları gibi) toplumun diğer kesimlerine nasıl açılacak?  Ayrıca ülkeler arasında bilgi, teknoloji bölüşümü nasıl sağlanacak?  Ne gibi ortaklıklar kurulacak?
  • Değişimi gerçekleştirmede finansman sıkıntısı çeken ülkelere nasıl destek olunacak? Toplam para yardımı gereksinimi nedir?  Bunu hangi ülkeler ne miktarda sağlayacak?  (Yılda toplam olarak 100 milyar dolara varan bir miktar söz konusuymuş.)
  • Şu anda sera gazı salımını azaltma, kısıtlama endişesine odaklanmış olan ana hedef ekonomik ve toplumsal dönüşüm konularını da içine alacak yapıcı, üretken biçimde nasıl genişletilecek? Hangi mekanizmalarla?  Örneğin tarım alanında…  ormancılıkta…  su yönetiminde…  küçük işyerlerine yardımda…

Gelelim olayın öbür yanına.  Tam da bu olumlu gelişmeler yaşanırken, neredeyse günü gününe, ABD’de Donald Trump başkan seçildi.  Bakın neler demiş seçim konuşmalarında.  [Ekogazete’nin 5 ay önceki bir yazısına da göz atabilirsiniz.]

trump

  • İklim değişimi lafını Çinliler uydurdu. Ekonomimizi frenleyip üretimimizi yavaşlatalım diye.
  • Bilimsel bulgu diyorlar. Bunlar uyduruk, yutturmaca şeyler.  Sözde bilim.
  • Yok, kuraklık artacakmış! Yok, denizler yükselecekmiş!  Bunlar yalan!  [Ama İskoçya’da, deniz kıyısındaki dev golf sahasının kenarına deniz yükselmesine karşı duvar ördürüyor.]
  • COP21 Paris Antlaşmasını yırtıp atacağım.
  • Bunun önerdiği politikalar işsizlik yaratıyor, serbest ticareti önlüyor.
  • Fosil yakıtları son damlasına kadar çıkartıp kullandıracağım.
  • Kömüre dayalı enerjiye hız vereceğim.
  • Devletin elini enerji sektöründen çekeceğim ve kısıtlayıcı bütün politikaları yok edeceğim.
  • Yabancıların ‘Petrol çıkarma! Kömür kullanma!’ diye işimize karışmasına izin vermeyeceğim.
  • Zaten güneş enerjisi aşırı pahalı. [Oysa bu teknolojinin hızla ucuzladığı biliniyor ve yaşanıyor.]

Kısacası, bir garip durum.  ABD’nin sorumlu uzmanları Marakeş toplantısında canla başla katkı verirken, yeni başkanlarının böyle konuştuğunu duyuyorlar. Diğer katılımcılar da “Bu durumda ne olacak?” diye sorup duruyorlar.  Acaba Trump gerçekten COP21’den çıkabilir mi?  Hayli tartışılan, karmakarışık bir konu.

İklim antlaşmalarını bağlayan mevcut kurallara göre bir antlaşmadan çıkma kararını bugün verecek olsanız, yürürlüğe ancak 4 yıl sonra girebiliyor.  Ama diyorlar ki, “Trump iklim antlaşmalarının tamamını A’dan Z’ye inkâr ederse, o zaman süre 1994’teki Kyoto antlaşmasından devreye girer ve ABD anında çeker, gider.”  Başka bir olasılık da şöyle: “Trump kalır antlaşmada, ama hiçbir şeyi uygulamaz.  Antlaşmada zorlayıcılık olmadığına göre, kimse hesap soramaz.”

Bilim dünyası, geri dönüşü olmayan ve insanlığı felakete götüren bir yola giriliyor endişesi içinde.  Şimdiye kadar öncü ve örnek çalışmalar yürütmüş olan NASA bütçe kesintilerine uğrayacağından korkuyor.  Şu anda kendine başkanlık takımı oluşturmakta olan Trump kesiminden sızan bilgilere göre, Çevre Koruma İdaresi’nin başına çevre koruma çalışmalarının yasa dışı olduğunu savunan biri gelecek.  Enerji bakanlığına ise petrol şirketi olan bir milyarder.  “Fosil yakıtları kullanalım diye bize Tanrı bağışladı” deyip duran biri de içişlerinden sorumlu olup, kamu arazilerini girişimcilere açacak.

Ancak!!!  Her şey bu kadar da kolay değil.  ABD’de iklim değişimi, küresel ısınma ve çevre koruma konularında çok güçlü, iyi örgütlenmiş bir yapı var.  Bunun içindeki sayısız örgüt olup biteni seyredecek gibi durmuyor.  Kollar sıvanmış durumda.  Amansız bir mücadele izleyeceğiz.

Bu oluşuma, gelin, hayli keyifli bir örnek de verelim.  Ekogazete’de 5 ay önce duyurmuştuk.  Oregon’da 21 çocuk Başkan Obama’yı ve federal hükumeti mahkemeye vermişti.  “İklim değişimi konusunda yapmaları gerekeni yapmıyorlar.  Dolayısıyla bizim geleceğimizi ve yaşam hakkımızı tehlikeye atıyorlar!” diye.  Buna hem federal hükumet hem de fosil yakıt endüstrisi tepki göstermişti.  Yargıç bu itirazları reddetmiş, çocukların dava açmaya hakları olduğunu kabul etmişti.  Davayı yürütsün diye dosyayı aktardığı yeni yargıç da 4 Kasım’da, aynı gerekçeyi haklı buldu, “Çocukların anayasal haklarının ihlali söz konusudur.” dedi ve davayı başlattı.  Şimdi Trump ve takımı böyle bir boğuşmayla karşı karşıya kalacak.

Çocukların bu girişimi geçen yıl Hollanda’da söz konusu olan bir davayı da anımsatıyor.  [Ekogazete, 3 Temmuz 2015]

Öte yandan Trump ve takımının yaklaşımları sokak gösterilerine kaynak oluyor.  Ama başka tepkiler de gözleniyor.  Örneğin, Kaliforniya’da “Bu durumda ABD’den ayrılıp ayrı bir devlet kuralım!” çözümünü ileri sürenler çıkmış.  Kısacası, çok hareketli, çekişmeli, kan ter içinde bocalayan günler göreceğiz.

Atila Alpöge, Ekogazete,  16.11.2016 / Yararlanılan kaynaklar:  Başyazı, Le Monde, 13.11.2016 – Patricia Jolly, Le Monde, 13.11.2016 – Le Monde, Simon Roger, 13.11.2016 – Oliver Milman, The Guardian, 11.11.20165 – Simon Roger, Le Monde, 6.11.2016 – Pierre le Hir, Le Monde, 6.11.2016

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Enerji, Yenilenir enerji, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s