Akdeniz kıyılarına mı göçmeli, yoksa kuzeye mi yerleşmeli?

Çoğu kişi kuzeydeki stresli büyük kentleri bırakıp güneye inmeyi, Akdeniz kıyılarına yerleşmeyi tercih ediyor.  En azından bunun hayalini kuruyor.  Ülkemizde de…  Fransa’da da…  Yunanistan’da bile güneydeki adalara kaçmak isteniyor.  Akdeniz kıyılarının keyifli olduğu söyleniyor.  Elbette doğru bu kanı.  Ancak şimdilik.  İleriye yönelik bilimsel vurgular tam tersine işaret ediyor.  Örneğin İspanya’nın yakın zamanda çöle dönüşeceği belirtiliyor.

İspanya’yı bekleyen bu dram uydurma bir söylenti değil.  Ortada sayısız araştırmanın sağladığı veriler var.  Üstelik bunlar yeni de değil.  En az 10 yıldan beri gündemdeler.  Tartışma, çekişme konusu hiç değiller; çünkü İspanya’nın resmi kaynakları bile bu saptamayı kabulleniyor ve durumu ciddiye alıyor.  Üstelik çöle dönüşme olayını dikkate alan projeler geliştiriyor devlet.  Örneğin internete girip “desertification spain” diye bir arama yaparsanız (bilimsel raporlar dahil) yüzbinlerce referans görüyorsunuz.

ispanya-02

Uzun zamandan beri İspanya’yı endişelendiren bu tehlike yalnızca orası için söz konusu değil.  Science dergisinde (28.10.2016) yeni yayımlanan bir araştırma Akdeniz’in kıyılarındaki bölgelerin de benzeri bir gelecek senaryosuyla karşı karşıya olduğunu vurguluyor.

Araştırma Akdeniz’in biyoçeşitlilik bakımından yeryüzünün en zengin ve en değerli bölgelerinden biri olduğunun altını çiziyor.  Ancak burası aynı ölçüde de (öteki bölgelerden çok daha fazla) iklim bakımından hassas bir bölge.  Çalışma 10.000 yıldan bugüne kalıp korunmuş çiçektozlarının incelenmesine dayandırılmış ve bunların geçirdiği evrim ve başkalaşım ile iklim değişimleri arasında ilinti kurulmuş.  Bu veriler kullanılarak dört ayrı ‘küresel ısınma’ modelini ele alan ve bunların bölgede yaratacağı sonuçları inceleyen senaryolar geliştirilmiş.

En kötümser senaryoda, yani iklim değişimi için gereken önlemler alınmadığı takdirde, küresel ısınma 2100’de +5°C’ü buluyor.  Bu durumda çöl İspanya’nın neredeyse tamamına yayılıyor.  Örneğin, Türkiye kıyılarında da tarım yapılabilecek verimli arazi kalmıyor.  Dünya tarihinin 10.000 yıldan beri görmediği bir durum çıkıyor ortaya.

Eğer ısınma Paris antlaşmasında (yani COP21’de) hedeflendiği gibi 1,5°C ile sınırlanabilse bile çöle dönüşme, az da olsa, belli bir oranda ilerliyor.  Ne olursa olsun, sera gazı salımlarını hemen şimdi azaltmaya başlamak ve 2050’de sıfırlamak zorunluluğu var.  Bu, COP21’i de aşan bir hedef aslında.  Ancak küresel ısınmanın Akdeniz bölgesinde dünya ortalamasına göre daha yüksek olduğu da biliniyor.collesme-02

Yukarıdaki haritada kırmızı ve kırmızıya çalan yöreler çölleşme olasılığının yüksek olduğu yerleri gösteriyor.

Bu gelişmede sera gazı bağımlı ısınma kadar bazı insan etkinliklerinin de payı var.  Ormanları kesip yakıp tarla oluşturmak…  Yoğun, endüstriyel tarım…  Sürekli aynı üründe ısrar edip ekolojik dengeyi bozmak…  Toprağın yaşamsal değerli üst tabakalarını başka amaçlar uğruna bozmak…  Erozyona neden olmak…

Öte yandan bölgede yağışların giderek azaldığı da görülüyor; kuraklık hissediliyor.  Yeraltı dahil su kaynakları konusunda endişeler var; zaman zaman susuzluk çekiliyor.  Çölleşmeden, tarım yapamamaktan, susuzluktan bunalan kütlelerin (şimdi bile yaşanan) topluca kuzey ülkelerine göçün giderek şiddetlenebileceği düşünülüyor.

Kısacası Akdeniz bölgesi çok boyutlu sorunlar dizisiyle karşı karşıya.  Eldeki tek çözüm COP21 çerçevesinde 1,5°C hedefine sarılmak ve gecikmeden yapılması gerekenleri yerine getirmek.

Ancak şimdi, yepyeni bir olguyla karşı karşıyayız.  Hem de COP21’in dünya çapında resmen yürürlüğe girdiği ve Fas’ta şu anda toplanmış bulunan COP22’in antlaşmanın pratik uygulanma koşullarını esasa bağlamakta olduğu bugünlerde.  ABD başkanlık seçimleri D. Trump’ı işbaşına getirdi.  “İklim değişimi fasa fisodur…  COP21’i feshedeceğim…  Kömür ve petrol kaynaklarının hepsini sonuna kadar kullanacağım…” diyen Trump’ı.  Gelecek günler hayli zor görünüyor.

[Ekogazete bu zorluğa iki yazısında değinmişti:  Birinci yazı: 5.3.2016İkinci yazı: 6.6.2016]

Atila Alpöge, Ekogazete, 9.11.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  China Post, 29.10.2016 – Adam Vaughan, The Guardian, 27.10.2016 – We Are Water Foundation, 16.6.2016

Reklamlar
Bu yazı Ormanlar, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Akdeniz kıyılarına mı göçmeli, yoksa kuzeye mi yerleşmeli?

  1. meriland dedi ki:

    25 sene kadar once yayimlanmis bir Nokta dergisinin kapak yazisiydi “Turkiye Collesiyor”. O zaman cok inanilmaz gelmisti bana. Halbuki o donemden beri durum cok daha da kotulesti kuresel isinma ve yeralti su kaynaklarinin tarim icin feci sekilde kurutulmasi ile…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s