Aktarmayı ihmal ettiğimiz önemli bir Monsanto ayrıntısı

Aslında bu, bir özür dileme yazısı.  Bundan önceki iki yazıda Monsanto’dan söz etmiştik.  Ama önemli bir haberi vermeyi unutmuştuk; ancak şimdi iletiyoruz.  150 yıllık ünlü sağlık hizmetleri ve kimyasallar firması Bayer birkaç hafta önce Monsanto’yu satın aldı.  Aylar süren pazarlıklar sonunda, 66 milyar dolara.  Gerçi bu haberi gazetelerimiz kısaca duyurdu.  Ama işin özünü pek yansıtmadılar.

Genelde Aspirin ve Alka Seltzer ile anılan Bayer adı kötüye çıkmış, durmadan saldırıya uğrayan Monsanto’ya niye el atar?

Öyle anlaşılıyor ki, kimyasallar alanında hızlı bir tekelleşme, ciddi bir yoğunlaşma, kısacası büyük bir kör dövüşü yaşanıyor.  Çin firması ChemChina İsviçreli Syngenta’yı ele geçirmeye çalışıyor.  Amerika’da da Dupont ile Dow Chemical birleşme çabası içinde.  Bayer yönetimi ise, anlaşılan, benzeri bir saldırıya uğrama endişesi içinde.  Çıkar yolunu daha da güçlenmekte, daha da büyümekte bulmuş.  [Bayer’in 117.000 personeli var ve geçen yıl satışları 50 milyar doları bulmuş.  Monsanto’da ise 22.500 kişi çalışıyor ve satışları 17 milyar dolar.]

Bu demektir ki, Bayer tarım ilaçları ve tohumlar alanında dünyanın bir numarası haline gelecek ve toprağa ekilenden önümüzdeki tabağa gelene kadar tarım ve besin zincirini kontrolü altına alacak.  Bazı çevreler bu gelişmede belli bir mantık olduğunu ileri sürüyorlar.  Dünya nüfusunda gözlenen ve şiddetlenerek devam etmesi beklenen patlamayı besleyebilmek için tarımdaki eski anlayışı ve alışkanlıkları çöpe atıp (GDOlu, aşırı ilaçlamalı) endüstriyel bir çizgiye geçmenin kaçınılmaz olduğunu iddia ediyorlar.

Bu yeni gelişmenin sonunda Bayer sağlık alanından daha çok tarım alanına kaymış olacak.  Gerçi şimdiye kadar pamuk ve pirinç tohumu da üretmekteydi ve bu bakımdan sert eleştirilere uğruyordu.  Ama şimdi Monsanto’nun buğday, soya ve mısırda yoğunlaşan 2.000 çeşit tohumunun da sahibi olacak.  Ama hem ABD’nin, hem de Almanya ile Avrupa Birliğinin bu gelişmeye onay vermelerine bağlı olarak.

Öte yandan Bayer’de bir huzursuzluğun yaşandığı da belirtiliyor.  Sağlığa yoğunlaşmış firma çalışanlarının böylesi bir iş kültürü değişiminden rahatsız oldukları söyleniyor.

Başka bir deyişle, daha doğal, daha sağlıklı ve daha güvenli bir yaşam özleminin, şiddetlenip gelişen küreselleşme ve tekelleşme olgularıyla olan kavgası biraz daha zorlaşacak.  Öyle anlaşılıyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 24.10.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  Cécile Boutelet, Le Monde, 16.10.2016 – The Atlantic, 14.9.2016 – Coalition against BAYER-dangers (CBG)

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s