Monsanto davasında neler oldu?

Bundan önceki Ekogazete yazısında GDOlu ürünleri ve RoundUp adlı tarım ilacıyla ünlü dev biyoteknoloji firması Monsanto’nun insanlık suçu iddiasıyla Hollanda’da yargılandığını söylemiştik.  Oluşturulmuş özel bir uluslararası mahkemede, geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar…  Acaba bu iki gün boyunca neler oldu, neler söylendi, tanıklar ne anlattı ve nasıl bir sonuç çıktı?  Gelin, ana başlıklara kısaca bir göz atalım.

monsanto-2

Beş yargıçtan oluşan mahkeme heyetinin başkanı Belçikalı Françoise Tulkens idi.  Deneyimli ve saygınlık kazanmış bir hukukçu olan Tulkens 14 yıl boyunca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargıçlık yapmıştı.  Bu davayı ve mahkeme heyetinin görevini tanımlarken başkan şunları vurguladı: “Biz burada hüküm vermeyeceğiz, cezalandırmayacağız.  Çünkü resmi bir mahkeme değiliz.  Ama danışmanlık niteliği taşıyan bir rapor üreteceğiz.  Bunda Monsanto’nun tavırları ve ürünleriyle uluslararası hukuk sisteminin çerçevesi ve kuralları içinde davranıp davranmadığını belirleyeceğiz.  Böylelikle uluslararası hukuk sistemine yeni bir açılım getirecek öğretici bir çalışma içinde olacağız.”

Bu oluşuma davet edilmiş olan Monsanto yöneticileri ve avukatları mahkemeyi “soytarılık” olarak tanımlayarak daveti ellerinin tersiyle ittiler.  Mahkemeyi düzenleyenler ve jüri bu tavrı üzüntüyle not ettiler.

Tanıklardan Fransız Sabine Grataloup bir dizi doktor raporu ve fotoğrafla yaşadıklarını anlattı.  Bu hanım sahibi olduğu büyükçe bir harayı yönetiyormuş.  Çocuk beklediği bir dönemde (gebeliğinin dördüncü ayında) Monsanto’nun güvence vererek pazarladığı bir zararlı ot ilacıyla arazisini (güven duygusu içinde) ilaçlatmış.  Kendi de çalışmayı arazide yönetmiş.  Öyle anlaşılıyor ki, bu zehirli ilaç cenin dönemindeki bebeği şiddetle etkilemiş; çünkü doğumdan sonra bebeğin nefes sisteminde ciddi bir bozukluk olduğu saptanmış.  Oğlan altı ayını yoğun bakım ünitesinde geçirmiş.  Ona 50 anestezi yapılmış.  Eve geldiğinde de yedi yıl boyunca her 45 dakikada bir nefes almasını kolaylaştırıcı özel müdahale gerekmiş.  Gece yarılarında bile.  Çocuk bugün 9 yaşında.  Önümüzdeki haftalarda yeni bir ameliyat geçirecek.

Tanıklardan Arjantinli Maria Ruiz Robledo da benzeri bir olayı anlattı.  Onun kızı da aynı yaşam zorluğuyla karşılaşmış.  Aynı koşullar içinde.

Meksikalı Feliciano Ucan Poot kullandığı tarım ilacının binlerce arısını telef ettiğini söyledi.  Bu şikayetini götürdüğü mahkemenin çaresiz kaldığını ve hüküm veremediğini ekledi.

Burkina Fasolu çiftçi Ousman Tiendrebeogo köylülerin Monsanto’dan satın aldıkları pamuk tohumlarının bir tuzak yarattığını belirtti.  Anlaşmaya göre, durmadan bu tohumu almak zorundaymışlar.  Tohumun verimi düşükmüş ve tarlalarda çalışanlar da, etrafta ot yiyen hayvanlar da hep hasta oluyorlarmış.  Çocuklu kadınlar bebelere süt vermekte zorlanıyorlarmış.

monsanto-1

Bunlara ek olarak, dünyanın değişik köşelerinden gelmiş olan sayısız tanık da yaşamış oldukları benzer olayları aktardılar.  Bu arada bazı sağlık uzmanları deneyim ve saptamalarını aktardılar.  Örneğin Arjantinli bir doktor olan Damián Verzeñassi birkaç yıl boyunca yürütmüş olduğu kapsamlı incelemelere dayanarak, davada adı geçen kimyasal ürünlerin kullanıldığı yerlerde kanser olaylarında, düşüklerde ve doğuştan gelme sakatlıklarda büyük artışlar gördüğünü söyledi.  “2010-2004 yılları arasında doğumlarla ilgili bu tür sorunlar binde 9 oranında yaşanırken 2010-2014 döneminde oran binde 18’e yükseldi.” dedi.

Başka bir uzman da bazı çiftlik hayvanlarının gözsüz, ayakları ufacık doğduğunu ileri sürdü.

Bu tanıklıklar dinleyicilerin arasında büyük tepki yarattı ve Monsanto karşıtı sloganlar atılmaya başlandı.  Bu noktada mahkeme heyeti başkanı sert bir müdahale yaparak, buranın bir futbol stadı olmadığını, mahkeme salonunda sessiz ve sakin kalınması gerektiğini, bu kurala saygı gösterilmezse gerekeni yapacağını açıkladı.

Uzmanlar bu tür resmi niteliği olmayan ve hukuki temeli kuşkulu bir mahkeme girişimini hafife almamak gerektiğini vurguluyor ve 50 yıl öncesinin “Russell Mahkemesi”ni anımsatıyorlar.  Nitekim Nobel ödüllü İngiliz düşünür Bertrand Russell’in, ünlü yazar Jean-Paul Sartre’ın da desteğiyle oluşturduğu bir mahkeme ABD’nin Vietnam savaşındaki tutumunu kapsamlı bir süreçte didik didik etmiş ve ağır savaş suçları yaratıldığını belirlemişti.  Bu mahkeme çabasının ciddi yankıları olmuştu.

Uzmanlar uluslararası hukukta önemli açık kapıların olduğunu da vurguluyorlar.  İnsan haklarını toplu katliam, bombalama ve benzeri olgularla sınırlandırmanın yanlış olduğunu, sağlık hakkı, toplumsal haklar, bilgiye ulaşma hürriyeti gibi kavramları da gündeme getirmek gerektiğine dikkati çekiyorlar.

La Haye’deki mahkeme heyeti elde ettiği bilgi ve bulguları değerlendirerek ilgili yerlere, özellikle Birleşmiş Milletlere ve İnsan Hakları Mahkemelerine kapsamlı bir rapor sunacak.  Bu eylem 10 Aralıktaki İnsan Hakları Günü çerçevesine gerçekleştirilecek.

Atila Alpöge, Ekogazete, 21.10.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  Rémi Barroux, Le Monde, 17.10.2016 – Coralie Schaub, Libération, 16.10.2016 – Rémi Barroux, Le Monde, 16.10.2016 – John Vidal, The Guardian, 13.10.2016

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Monsanto davasında neler oldu?

  1. Fahriye Yildiz dedi ki:

    Oncelikle eger bir haber veriyorsaniz, güvenilirliginiz olmasi lazim.
    Kansere neden olmakla suçlanan dev firma yargılanıyor, diye başlık atmışsınız. Sonra özel bir uluslararasi mahkeme demissiniz. Daha sonra bu mahkemenin resmi degil sembolik bir toplanti oldgunu yazmissiniz. Nasil olsa kimse basliktan sonrasini okumadigi icin sansasyonel bir baslik atip, altina haberin aslini girmissiniz. Boyle mi sağlayacaksiniz kitlelerin güvenini bu gibi buyuk sirketlere karsi muhalefet olusturmak icin.

    Monsanto gibi buyuk sirketlere ben de karsiyim ve hic bir zaman muhalefet etmekten cekinmedim.

    • atipoge dedi ki:

      Başlığı “sansasyonel” diye nitelemişsiniz. Başlıkta neler var? “Kansere neden olmakla suçlanmak”. Bu yıllardan beri söz konusu olan ve değişik ülkelerde çeşitli yerel davaları tetiklemiş bir durum. Biz uydurmadık. “Dev firma.” Monsanto kuşkusuz böyle. “Yargılanmak.” Yabancı basın olayı hep böyle niteledi. Bu ifadelerin ne biçimde sansasyonel olduğunu anlayamadık. Alpöge

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s