Firmalarla politikacılar “sol göster sağ vur” oyunu oynuyorlar

Sera gazı salan firmalar sıkışmış durumda.  Onların bu rezilliğini bilenlerin, buna kızanların sayısı artıyor.  Yeni politikalar oluşuyor.  Yani firmaların geleceği kararıyor.  Bu durumda ne yapılır?  Çok basit.  Ekoloji dostu numarasına girilir, ama bu gidişe karşı çıkan politikacılara da gizlice, bol kepçe para aktarılır.  Bu soytarılığın sayısız örneği ortalıkta.  Zaten politikacı da bu sahtekârlığa dünden razı.

Reuters haber ajansının yepyeni bir raporu bu durumu açıkça ortaya koydu.  (Rapora buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.)

Kamuoyuna sunulmuş olan bilgilere göre sayısız firma iklim değişimine karşı olduklarını ve gereken önlemleri alacaklarını açıklamışlar geçmiş aylarda.  Ve başkan Obama’nın bu konudaki girişimlerini desteklediklerini bildirmişler.  Ortak olarak imzaladıkları bir bildiriyle.  154 firma.  (Bu konudaki White House açıklaması şurada.)

Ancak Reuters yürüttüğü araştırmada bu firmaların en büyüklerinden neredeyse tamamının iklim değişimini önleme girişimlerine şiddetle karşı çıkan politikacıları büyük oranda beslediklerini saptamış.  Örneğin bunlar Amerikan Kongresinde iklim değişimine karşı çıkan, bu olayın insan yapısı olmadığını savunan, ekoloji düşüncesine azimle saldıran 182 parlamentere ısrarla, büyük oranda bağış yapmış.  Örneğin Pepsi Cola’nın bu tür bağışları 56.500 doları bulmuş.  Dupont’unki ise 40.000 dolara ulaşmış.  Başka bir kuruluşun yaptığı saptamaya göre kongre üyelerinin %63’ü bu oyunun içindeki ‘karşı çıkıcılar’.  Firmaların bunlara yaptığı bağışlar 80 milyon dolara varıyor.  (Ayrıntılı bilgi burada.)

Böylesi “sol gösterip sağ vurma” cambazlığına “yemyeşil yıkama” deniliyor.  Yani ekoloji dostu görünüyorsunuz, sözde çevreci oluyorsunuz, ama el altından ona buna para dağıtarak iklim değişimi çabalarını durdurmaya çalışıyorsunuz.

Yemyeşil yıkayanların son numarası ekoloji düşmanı kuruluşlardan ayrılıp uzaklaşmış görünmek.  “Bunları artık desteklemiyoruz!” diyorlar.  Bu neredeyse bir moda oldu.  Google, Facebook, Microsoft ve Shell böyle bir tavrın içinde.

Peki, firmaların bu sahtekârlığı politikacılara nasıl yansıyor?  Bugünlerde ABD ve Fransa gibi seçim girdabına girmiş iki ülkeye göz atalım.

Fransa’da bir dönem başkanlık yaptıktan sonra tekrar seçilemeyen Sarkozy yeni seçimlere katılma telaşı ve ihtirası içinde.  Orada burada, özellikle büyük şirketlerin patronlarının karşısında yaptığı konuşmalarda iklim değişiminden söz edenleri küstahlıkla suçluyor.  İklimin milyarlarca yıldan beri kendiliğinden, doğal olarak değiştiğini söylüyor.  Buna insanların ekonomik etkinliklerinin neden olduğunu ileri sürmenin mümkün olmadığını ekliyor.  “Ne yani, Afrika’nın göbeğindeki Büyük Sahra’yı çöl haline endüstri mi getirdi?” diyor.  Yeryüzünde çevre sorunları yaşanıyorsa, bunun tek nedeninin dünya nüfusundaki patlama olduğunu iddia ediyor.

Bu ifadeleri kendi kampında olanları bile şaşırttı ve sinirlendirdi.  9 yıl önce başkan seçildiği ilk günlerde düzenlediği ekoloji konulu büyük toplantı anımsatıldı.  Buna yüzlerce kuruluş, uzman ve politikacı katılmıştı.  Onu aşan sayıda çalışma grubu oluşturulmuştu.  Değişik konular günler boyu tartışılmış ve kapsamlı bir yol haritası hazırlanmıştı.  Bir bakıma bu toplantı Fransa için bir dönüm noktası olmuştu.  Sarkozy şimdi bunun tam tersini söylüyor.  Çünkü bazı güçlü kesimler iklim değişimini durdurma atılımlarını artık pek hoş karşılamıyor.

Öte yandan ABD’deki durum da farklı değil.  Hatta daha aşırı ve sıra dışı.  Üstelik mantık dışı.  Başkanlık adayı olan ve şimdilerde ciddi şansı varmış gibi duran Trump bir konuşmasında “İklim değişimi, sera gazı laflarını Çinliler uydurdu.  Bizim ekonomimize baskı getirerek üretimimizi yavaşlatmak, durdurmak için.” dedi.  Çok yakında resmiyet kazanacak olan Paris İklim Antlaşmasını başkan olduğu zaman geçersiz sayacağını ekledi.  Yeraltındaki fosil yakıtların son damlaya kadar çıkartılmasını cesaretlendireceğini, kömüre dayalı enerjiye hız vereceğini belirtti.  Trump güneş enerjisinin aşırı pahalı olduğunu söylüyor.  Rüzgâr enerjisini ise çirkin ve gürültülü buluyor.  Bu son yargısının kaynağında herhalde kendinin İskoçya’da deniz kıyısında kurduğu dev golf sahasının hemen kıyısına İngilizlerin büyük bir rüzgâr santrali kurma projesine olan tepkisi var.

Ancak hemen ekleyelim ki, onun bu densiz çıkışlarına büyük bir tepki geldi.  Amerika’nın Ulusal Bilim Akademisi’nin 375 üyesi (aralarında 30 Nobel ödüllüler olmak üzere) bilginler sert bir bildiri yayımladılar.  Bildiri metnine ve imzacıların listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 23.9.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  Stéphane Foucart, Le Monde, 17.9.2016 – Gilles Paris, Le Monde, 17.9.2016 – Natasha Geiling, ThinkProgress, 6.9.2016

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Firmalarla politikacılar “sol göster sağ vur” oyunu oynuyorlar

  1. web tasarım dedi ki:

    Firmalarla politikacılar “sol göster sağ vur” oyunu oynuyorlar başlıklı Konunuzu okudum ve beğendim, https://ekogazete.wordpress.com ailesi sizlere başarılı bir yayın hayatı diliyorum. Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s