Yediklerimizin sağlık özelliklerini bilmek iyi olmaz mı?

Sağlık çevreleri ve beslenme uzmanları “Ne yediğinizin bilincinde olun!” diyorlar.  Yani ağzımıza attıklarımız çok mu tuzlu… çok mu yağlı… şekerli mi… diye sorgulayalım istiyorlar.  Ama galiba çoğumuz böylesi bir duyarlılığı pek göstermiyoruz.  “Boş ver, keyfini kaçırma!  Salla gitsin, boğazında yok olsun!” diyoruz.  Zaten yediklerimizde katkı maddesi olarak ne var ne yok hiç mi hiç bilemiyoruz.

Tabii bunun sonrası, bitmek bilmez sağlık sorunları:  Diyabetti, oboziteydi, kanserdi, yüksek tansiyondu!

Konunun başka bir boyutu daha var.  Birileri, daha fazla kâr amacıyla, ürettikleri yiyecek maddelerine şöyle böyle maddeler katıyorsa, bunlarla ağız tadımızı gizli gizli kurcalıyorsa ne olacak?  Bu durumda devletin konuya sahip çıkması, bu istismara sınır koyması beklenmez mi?  Üstelik ulusal sağlık harcamaları katlana katlana büyüyor.

Devlet yapacağını yapmış zaten, denebilir.  Marketten aldığımız ambalajlı şeylere bakın.  Örneğin ‘besin değeri’ falan gibi bir ibare yok mu bunlarda?  ‘Enerji… protein… yağ… karbonhidrat…’ miktarları verilmemiş mi?  Evet ama, okuması zor, ufacık yazılarla.  Hangimiz bunun farkında?  Hangimiz bunları inceliyor?  Bu bilgileri kıstas seçiyor muyuz?  Değerlendiriyor muyuz?

Sağlık sorunlarına öncelik veren bazı ülkelerde bilgi verme girişimleri daha ciddi boyutta devreye giriyor.  Bilgileri bir takım ayırmaçlarla özetliyorlar.  Bunlar bir bakışta anlaşılsın diye sunulmuş basit uyarılar.  İngiltere’den örnek verelim.

İNGİLTERE

Fransa ise aşağıdaki gibi bir sistemi devreye almak için uğraşıyor.  Adeta trafik ışıklarına gönderme yaparak.  “A tamamdır, kullan.  E ise aman sakın ha!” demeye getirerek.FRANSA

Fransa’da besin maddesi üreten firmalar bu yaklaşıma şiddetle karşı koyuyor.  En büyük sorun, değerlendirmenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı.  Endüstrinin en büyük korkulardan biri kırmızılı besinlere yüksek vergi gelmesi.  Bu konudaki kavga, hem de Avrupa Birliği boyutunda, yıllardan beri sürüyor.  Bir örnek daha verelim.  Diyelim, yoğurt alacaksınız marketten.  Karşınızda aşağıdaki gibi üç seçenek var.  Hangisini tercih edersiniz?

YOĞURTTabii böyle bir konu gündeme gelince beslenme endüstrisi derhal saldırıya geçiyor.  Büyük paralar harcayarak.  Bilim komitelerinde kendilerinin adamı olmayan profesörleri lekelemeye çalışarak.  Onları istifaya zorlayarak.

Atila Alpöge, Ekogazete, 11.8.2016  /  Yararlanılan kaynak:  Stéphane Horel ve Pascale Santi, Le Monde, 9.7.2016

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s