Yürümekle bisiklete binmek ne ölçüde sağlıklı?

Açık havada yürümeyi seviyorsunuz;  bol bol da bisiklete biniyorsunuz.  Demek ki, sağlıklı yaşayacaksınız ve uzun ömürlü olacaksınız.  Bunda kuşku yok.  Ancak…  bir grup bilim insanı “Hava kirliliğine dikkat!” diye uyarıyor.  Yürüttükleri çalışma bu eylemlerle hava kirliliği arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiş.  Yürümekle bisikletin yararı kirli havada belli bir süre sonra tam tersine, zarara dönüşüyormuş.

Araştırma İngiltere’de, Cambridge Üniversitesi’nde yürütülmüş.  Çalışmaya İngiliz bilim insanlarının yanında İspanyol, Brezilyalı, İsviçreli bilginler de katılmış.  Rapor Preventive Medecine dergisinin Haziran 2016 sayısında yayımlanmış.

Çalışmanın sonuçlarını kısaca şöyle özetlemek mümkün.  Yürümek de yararlı, bisiklete binmek de.   Bunu yapanlar az hareket edenlerden, miskin miskin oturmayı tercih edenlerden çok daha fazla ve daha da sağlıklı yaşıyorlar.  Gün içindeki yürüme ve bisikletlilik süresi ne kadar artarsa sağlık da o oranda iyi oluyor.  Ancak dakika olarak bir sınır var;  bir dönüm noktası.  Hava kirliliği derecesine bağlı.  Dönüm noktası aşılırsa havadan içinize çektiğiniz kirlilik tersine sağlığınızı çökertmeye başlıyor.  Açık havada yürüme ve bisiklet kullanma süreniz arttıkça bedeniniz daha da hızlanan biçimde zarar görüyor.  Devam ederseniz bir “başa baş noktasına” varıyorsunuz;  yani yürümenin ve bisikletin sağladığı kazançlar sıfır oluyor.

Bu bulguyu (yalnızca bisiklet kullanımı için) şöyle, aşağıdaki gibi, özetlemiş bilginler.  Yatayda bir günde toplam olarak bisiklet kullanılan dakikalar var.  Düşeyde ise sağlık sorunları ile ölüm olasılığının azalması ya da artması.  Burada hava kirliliği (PM2,5 cinsinden) 50 mikron (mikrometre) olarak kabul edilmiş.

(Bu noktada kısa bir açıklama gerekiyor.  Kirlilik havada yüzüp gezen küçücük parçacıkların miktarıyla ölçülüyor.  İki ayrı tanım söz konusu.  Biri PM10, yani çapı 10 mikrondan küçük parçacıklar.  Diğeri de PM2,5, yani çapı 2,5 mikrondan küçük olanlar.  Önemli olan bunların teneffüs ettiğimiz havadaki yoğunluğu.  Yani 1 metreküpte kaç mikrogram parçacık olduğu.  Bu kavram ‘µg/m3’ ile ifade ediliyor Aşağıda PM2,5 yoğunluğunun 50 µg/m3 olduğu durum sergilenmiş.)

BİSİKLETE BİNMEKYani bisiklete binmişsiniz ve gün içinde pedal çeviriyorsunuz.  Hava kirliliği 50 µg/m3.  Günlük toplam süre olarak 70-80 dakikaya varıncaya kadar sağlığınızı %15 gibi güçlendiriyorsunuz.  Ama o noktada dönüm noktasına varıyorsunuz.  Devam ederseniz kazançlarınız azalmaya başlıyor.  300 dakikaya vardığınız zamansa başa baş noktasına geliyorsunuz.  Tehlike başlıyor ve hızlanarak artıyor.

Tabii, havadaki kirlilik ne kadar azsa dönüm noktası ve başa baş noktası o kadar ileriye gidiyor.  Kirliliğin fazla olduğu ortamlarda ise bu noktalar ‘sıfır’ çizgisine yaklaşıyor.

Araştırma dünyanın belli başlı kentleri için (bisiklet temelli) veriler de üretmiş.  Aşağıda gördüğünüz listede 18 kent var.  Bir de İstanbul.  “1” numaralı sütunlar kentlerin yıllık ortalama hava kirliliği miktarlarını (PM2,5 için µg/m3 cinsinden) veriyor.  “2” numaralı sütun ise günde kaç dakika pedal çevrilirse dönüm noktasına gelinir bilgisini yansıtıyor.

BİSİKLET VE KİRLİLİKYani, İstanbul’da günde toplam 2 saat 45 dakikadan sonra “sağlığım için bisiklete biniyorum” demenin anlamı yok.

Araştırmacılar yürüme eyleminde dönüm ve başa baş noktalarının bisikletinkine göre 4-5 misli daha fazla olduğunu belirtiyor.

Ancak bir uyarı yapalım.  Burada sözü edilen kirlilik oranları yıllık ortalamalar.  Oysa bir kentte kirlilik miktarı, kimi zamanlarda, ortalama değerin 5-6 katına kadar yükselebiliyor.  Örneğin ortalaması 18 olan Paris’te kirlilik bazı günlerde 40’a, 50’ye varabiliyor.  Ayrıca kentlerin bazı noktaları ötekilerden sürekli olarak çok fazla kirli oluyor.

En son olarak, ortaya çıkabilecek bir yanlış anlama olasılığına da değinelim.  Bu çalışma açık havada yürümenin ve bisiklete binmenin tehlikeli olduğunu belirtmiyor.  Tam tersine, dünyada birçok kentte dönüm ve başa baş noktalarının hayli uzaklarda olduğunu vurguluyor ve yönetimlerin bu tür ulaşımı cesaretlendirmesinin doğru olduğunu ifade ediyor.  Ama içinde İstanbul’un da yer aldığı bir grup kentteki kişileri yürümeye ve bisiklete yönelirken dikkatli olmaya çağırıyor.

Kentlerimizin yıllık kirlilik ortalamalarını (PM10 ve PM2,5 cinsinden) eski bir Ekogazete yazısında bulabilirsiniz.  Adı geçen çalışmaya da buradan ulaşabilirsiniz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 27.6.2016  /  Yararlanılan kaynaklar:  Sarah Boseley, The Guardian, 5.5.2016 – Pierre Breteau, Le Monde, 8.6.2016

Reklamlar
Bu yazı Kentler, Sağlık - Beslenme, Ulaşım içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Yürümekle bisiklete binmek ne ölçüde sağlıklı?

  1. huseyin meral dedi ki:

    Outlook’tan gönderildi

    ________________________________

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s