Güzellikler diyarından çöp dağlarına: Beyrut

Ölümsüz bir kentti Beyrut.  1960’larda, 1970’lerde “Ortadoğu’nun Paris’i” derlerdi oraya.  Canlı, enerji dolu bir yerleşmeydi.  Değişik dinden, farklı kökenden insanların barış içinde yan yana yaşadığı bir kentti.  Kültürdü, sağlıktı, eğitimdi, ticaretti oradaydı.  5.000 yıllık bir geçmişe yaslanan, aranılan, özlenen bir merkezdi.  Politik sürgünlerin, yazarların, çizerlerin koştuğu bir huzur yerleşmesiydi.  15 yıl süren iç savaşa kadar.

BEYRUT 01

Lübnan allak bulak oldu iç savaş döneminde.  20 yıldan beri de kendini bulmaya çalışıyor.  İstikrarsızlık devam ediyor.  Politik krizler peş peşe geliyor.  Şu anda 1,5 yıldan beri ülkede cumhurbaşkanı yok.  Lübnan yönetiliyor mu, yönetilmiyor mu, kimsenin haberi yok.

Ülkede çöp toplama görevi uzun yıllar önce belediyelerin elinden alınmış ve bir şirkete verilmiş.  Ancak toplamadan sonra ne yapılacağı düşünülmemiş.  “Acaba geri kazanma uygulaması mı yapalım?  Yoksa bunları yurtdışına bir yerlere para ödeyerek gönderelim mi?” türünden tartışmalar sürmüş, gitmiş.

Bu arada şirket orada burada çöp dökme alanları oluşturmuş.  Atıkları getirip oralara yığmış.  Geçtiğimiz Temmuz ayının sonunda ise bu şirketin kontratı sona ermiş;  yenilenmesi gerek.  Ama şirket dağılmış gibi;  devam edecek durumda değil.  Devletin hiçbir hazırlığı yok.  Belediyelerin de ne böyle bir deneyimi, birikimi var, ne de çöp toplamaya ayıracak paraları.  Halk kalmış mı çöpleriyle baş başa.  Çöpler kentte oralara buralara gelişi güzel atılmaya başlanmış.

LÜBNAN 01

Nüfusu topu topu 4,4 milyon olan bu ülkede 1,2 milyon Suriyeli sığınmacı var.  Bunlardan bazıları tek başlarına çöpçülüğü oynuyor.  Evleri kapı kapı dolaşıp ayda 10 dolara çöpü alıp götürüyor.  Nereye?  Bilinmiyor.  Zaten kimse de sormuyor.  Yağmur yağdığı zaman bunlar etrafa saçılıyor,  Fareler cirit atıyor.  Pis bir koku etrafa yayılıyor.  Pislikler yağmurla toprağa sızıp yeraltı sularına karışıyor.

Bazı belediyelerin çöp toplama çabasına kalkıştıkları olmuş.  Topladıklarını ne yapacaklarını bilemeden.  Bir yerlere yığıp çaresiz yakarak.

LÜBNAN 02

Beyrut’un yanı başındaki açıklık yerler birer çöp alanı…  Çöp dağları…  Derelerde, ormanlık arazide, dağın arkasında, vadide, köprü altında.  Hatta yol kenarlarında.  Bazen yolun kilometrelerce üstünde.

LÜBNAN 03

Uzun yıllar, politik çekişmeler ve ağır gerilimler yaşamış olan halk bezgin, yorgun.  Bir gözlemci şöyle diyor:  “Politikacıların en büyük başarısı halkı yoğun biçimde uyuşturmak oldu.  İnsanlar artık umursamıyor bu rezaleti.”

Atila Alpöge, Ekogazete, 19.3.2016  /  Kaynaklar:  Le Monde, 12.03.2016Laure Stephan, Le Monde, 28.10.2015 – Laure Stephan, Le Monde, 20.8.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Kentler içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s