Yağmurculuk yeniden önem kazanmaya başladı

“Yağmurcu” 1950’lerde ABD’de sahnelenmiş olan bir tiyatro oyunuydu.  O kadar tuttu ki, 40 ülkede oynandı.  Bizde Muhsin Ertuğrul Küçük Sahne’de ona yaşam verdi.  Öyküsü basit.  Çiftçilik yapan bir aileyi ayakta tutmaya çalışan ezik bir kadın…  Aşırı kuraklık var…  “Ben büyülerle yağmur yağdırırım.” diye kadına yanaşan bir şarlatan…  Günümüzde ise bilimsel yöntemleri kullanan ‘yağmurcular’ çıkıyor ortaya.

Gizlisi, saklısı olmayan bir gerçeği ifade edelim.  Ortadoğu ülkeleri, özellikle güneyde olanlar, petrolcü ülkeler (Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri) korkutucu bir gelecekle karşı karşıya.  Küresel ısınma onları fena vuracak.  (Şu anda vuruyor da.)  Üstelik fosil yakıt karşıtı tavır hızla geliştiğine göre ekonomilerinin ana ürünü değerini giderek yitirecek.

Ne yapmalı?  Bu sorunun bir yanıtı eldekini, avuçtakini kuzey ülkelerine yatırmak.  Nitekim Paris’in göbeğindeki ünlü büyük mağazaları ve anlı şanlı otelleri satın alıyorlar.  Fransa’nın önde gelen futbol kulübü Paris Saint Germaine’i bile.  Bizde de İstanbul’da yükselen kulelere saldırıyorlar.  Öte yandan Trabzon valisi “Bizim burada Araplar mal mülk satın aldı” diye seviniyor, bayram ediyor.

Birleşik Arap Emirlikleri meseleye daha sağduyulu yaklaşmaya başlamış.  “Bizim burası gittikçe ısınacak ve yağışlar aynı oranda azalacak.  Ne yapmalı?”  Yanıt basit:  Yağmur yağdırmalı.

Oranın meteoroloji merkezinde uzmanlar atmosferde olup biteni sürekli izliyorlar.  Yükseklerde oluşup oralara doğru gelmeye başlayan soğuk hava dalgalarını görünce bir acele pilotlarına telefon ediyorlar.  Uçaklar havalanıyor ve bulutlara doğru potasyum klorür, sodyum klorürü, hatta tuz püskürtüyorlar.  Ve inceden bir yağmur başlıyor.

BULUTLARA İLAÇ SIKMAK

Bu, hafife alınacak bir uğraşı değil.  Çünkü su hep ciddi bir konu oldu bu bölgede.  Turizm gelişiyor, geniş parklar yapılıyor, golf alanları oluşturuluyor.  Nüfus arttıkça da beslenme talebi artıyor ve tarım giderek önem kazanıyor.

O kadar ki Birleşik Arap Emirlikleri bu yıl uluslararası bir araştırma ödülü başlattı.  Yağmur yağdırma konusunda.  Bilim insanları kolları sıvamış durumda.  Bulutların oluşmasını, taşıdıkları rutubeti, rüzgârların nereden, nasıl ve niçin estiğini araştırıp duruyorlar.  En verimli olabilecek koşulları tanımlamaya çalışıyorlar.

Ne var ki, bu çalışmalar hiç de yeni değil.  Aşağı yukarı 20 yıldan beri sürüyor.  Bazı bilim adamları oldukça kuşkulu.  Yağmurculuğun çok verimli olamayacağını düşünüyorlar.  Hatta deniz suyunun tuzunu ayırıp kullanmanın daha verimli bir yöntem olduğunu söylüyorlar.  Ancak deniz suyundan su elde etme konusunda ciddi kuşkular var.  Çünkü bu yöntem hayli pahalı.  Üstelik petrolün birim fiyatında şimdilerde yaşanan baş döndürücü düşüş ülkenin pahalı çözümlere yönelmesini sınırlamaya başladı.

Yağmurculuk en akıllı yaklaşım gibi duruyor şimdilik.  Bu arada su kullanımını kısıtlayıcı önlemler de devreye girmeye başladı.  Örneğin, eskiden yapılmayan bir uygulama başlatıldı;  su kullanımı paraya bağlandı.  Büyük oteller de tuvaletlerde, şurada burada kullanılmış suyu yeniden kazanmanın yollarını aramakta.

Atila Alpöge, Ekogazete, 6.2.2016  /  Kaynak:  Suzanne Goldenberg, The Guardian. 29.1.2016.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Su, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s