COP21 bitti. Tarihi bir toplantı oldu. Peki, bundan sonrası?

Toplantı Cuma akşamı bitecekti. Bitemedi.  Bütün gece tartışmadan sonra oluşan metin altı dile çevrilip Cumartesi öğleyin açıklandı.  Delegeler metni incelediler, ikili pazarlıklar yaptılar.  Sonunda saat 18.00’de bir araya geldiler, ama uzun süre düzeltmelerin yapılmasını beklediler.  Sonra başkan Fabius geldi ve 19.30’da anlaşmanın gerçekleştiğini duyurup elindeki tokmağı masaya vurdu.  Çılgın bir alkış koptu, delegeler birbirileriyle kucaklaştı.

COP TAMAM

Fabius tokmağını vururken şöyle dedi: “Bunu ufacık tefecik görüyorsunuz.  Yanılmayın.  Büyük bir işe imza atıyor.”

Gerçekten tarihi bir andı bu. Evet, yaşamsal değeri olan tarihi bir toplantı yaşanmıştı iki hafta boyunca.  Çocuklarımızı, torunlarımızı karanlık ve endişeli günlerden kurtaracak bir çaba.  İnsanlığın geleceğine bir armağan.

Aslında ortada somut bir sonuç ve başarı varsa bunun sahibi hem Fransa Dışişleri bakanı Fabius ve Cumhurbaşkanı Holland, hem de onların çevresinde toplanmış olan yüzlerce uzman. Bu arada diğer anahtar ülkelerin inançlı sorumlularını unutmamak gerek.  Bu toplantıyla insanlık tarihinde “fosil yakıt çağı” bitiyor ve yepyeni bir dönem başlıyor.

COP ALKIŞ

Ama ortaya çıkan sonuç herkesi tam anlamıyla tatmin etmedi. COP21’de büyük çaba göstermiş olan örgütlü toplum kuruluşları çalışmaların kaliteli olduğunu kabul ediyorlar, ama metinde eksiklikler ve yetersizlikler buluyorlar.  Ciddi eleştirileri var.  Nitekim 20.000’i aşan genç Eiffel Kulesi’nin dibinde (başka noktalarda da) toplandı ve antlaşmayı protesto etti.  Metnin içeriğine göz atmadan önce olayın birkaç özelliğinden söz edelim.

  • Antlaşma 29 sayfa. Toplantının ilk günlerinde 55 sayfaydı. Bu azaltma gerçek bir başarı.
  • Daha önceki toplantılara göre ülkelerin büyük ölçüde bir araya gelebildiği, benzeri çizgilerde buluşabildiği görülüyor. Bu da bir başarı. Bunda Fransa’nın aylardan beri yürüttüğü hazırlıkların, görüşmelerin, kapı kapı dolaşıp ikna etme çabalarının büyük etkisi var.
  • Eskiden yan çizen, bahaneler yaratan, umursamayan Çin, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler ve Kyoto antlaşmasını imzalamamış olan ABD bu kez inançlı, samimi ve dürüst bir performans verdiler.
  • Ancak Suudi Arabistan (biraz da körfez bölgesindeki petrol ülkelerinin adına) hemen hemen her şeye taş koydu, karşı çıktı ve toplantının en aykırı üyesi oldu. Ne de olsa antlaşmanın temelinde petrole (ve kömürle gaza) karşı çıkmak var.
  • Ancak çalışma bir sonuca bağlanırken, en son dakikalarda bir ülkenin direndiği görüldü. Bu ülke Türkiye idi. Fransız Cumhurbaşkanı Holland Ankara’yı arayıp ikna etme zorunda kaldı. (Bu direniş kömür santralı yapımlarıyla ilgili miydi, bilinmiyor.)
  • Bu arada devlet yönetimlerinin, politikacıların ve bazı menfaat gruplarının tersine, her türlü devlet dışı kuruluşun toplantıya artmış ve güçlenmiş bir bilinç ve kararlılıkla gelmiş olduğu gözlendi. Bu olgu belki de insanlığın en büyük kazancı.
  • Toplantının sonunda bazı örgütlü toplum kuruluşları “Her şeyi devletlerden, politikacılardan beklemeyeceğiz.” dediler. “Dünyaya ve doğaya sahip çıkma tepeden inme gelmeyecek. Bizler, geniş halk toplulukları olarak kaderimizi elimize alacağız. Yaşantımızda, alışkanlıklarımızda yapabileceğimiz değişiklikler var. Bunları gerçekleştirerek değişimi sağlayacağız.”

Bundan sonra ne olacak? Antlaşma bir ay sonra Birleşmiş Milletlerdeki bir toplantıda resmen imzalanacak.  Ama ancak 1 Ocak 2020’de yürürlüğe girecek.  Bunun da ek bir koşulu var:  Toplam sera gazı salımının %55’ini üreten ülkelerin imzalaması gerekiyor.  Ve bunların sayısı bütün ülkelerin %55’i kadar olması şart koşuluyor.

Antlaşmada belli başlı olarak neler var?

  • Küresel ısınmayı 2C’nin altında tutmak için gerekenler yapılacak. Bunun ötesinde üst sınırı 1,5C’ye indirmek için özel çaba da gösterilecek. (Bu, denizlerin yükselmesiyle su altında kalma tehlikesinde olan ülkelerin ısrarla ileri sürdükleri bir koşuldu.)
  • Ülkelerin performansı her beş yılda bir gözden geçirilecek.
  • Gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarını ve enerji gereksinimlerini fosil yakıt dışı kaynaklardan temin edebilmeleri için her yıl 100 milyarlık bir fon devreye girecek. 2025’ten sonra ise bu miktar arttırılmaya çalışılacak.

İki hafta süren bu tarihi olayın öyküsünü örgütlü toplum kuruluşlarının bazı çabalarıyla bitirelim.

COP21-2COP21-3COP21-4COP21-5

Atila Alpöge, Ekogazete, 12.12.2015 /  Kaynaklar:  Çeşitli basın organları.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to COP21 bitti. Tarihi bir toplantı oldu. Peki, bundan sonrası?

  1. Nigar Bilgen dedi ki:

    Butun bu surecte ,hic bir onemli detayi atlamadan verilen bilgilere ve ozene tesekkur ederim kendi adima….

  2. aerginduygu dedi ki:

    20 Taraflar Konferansı boyunca yapılanların bundan sonra yapılacakların teminatı olmamasını umalım. 2002’deki Sürdürülebilir Kalkınma zirvesi’nde J. Chirac “Evimiz yanarken biz başka taraflara bakıyoruz.” demişti de…

  3. Yaşamsal ihtiyacımız olan sürdürülebilir kalkınmayı bu kez başarmamız dileği ile.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s