Kapışma büyüyor, ortalık kızışıyor – COP21, 4.12.2015

COP21 çalışmalarının sorumlu başkanı Fransa Dışişleri Bakanı Fabius ülkelerden gelmiş olan binlerce uzmana talimat vermiş, “Hazırladığınız antlaşma metninin taslağı Cumartesi elimde olmalı!” demişti.  Metin gelecek hafta bakanların görüşüne sunulacak.  Çalışma gruplarına dağılmış olan uzmanlar gergin ve sinirli.  Gözler kan çanağı.  Görev bir an önce bitsin diye gece yarılarına kadar çalışıyorlar, ama tartışmalar ve çekişmeler bitmiyor.

Zorluk şuradaki, ortaya çıkacak olan antlaşmanın kesin kes bağlayıcı olması isteniyor.  İyi niyet ifadelerinin, yuvarlak sözlerin, “Yaparız, ederiz”lerin yerine somut zorunluluklar getirmesi bekleniyor.  Hatta “Uluslararası İklim Adalet Divanı” gibisinden bir kuruluşun uzun vadede oluşması akıllardan geçiyor.  Öyle ki, yapması gerekenleri yapmayan, dünyanın iklimini zedeleyen ülkeler, firmalar ve kişiler böyle bir yargı sisteminin karşısına yaka paça çıkarılsınlar.

Bu hedefleri gerçekleştirmek hiç de kolay değil tabii.  Örneğin, petrol üreten ülkelere “Bu kaynaklarınızı toprak altında bırakacaksınız.” önerisini kabul ettirmek hayli zor.

Gelişmekte olan 134 ülkenin oluşturduğu bir birlik gelişmiş ülkelere tek ağızdan haykırıyor:  “Bu sorunu siz yarattınız.  Bizim topraklarımızdaki kaynakları sömürerek.  Bunun bedelini ödeyeceksiniz ve bizim ekolojik bir gelişme yaşamamıza destek olacaksınız.”

Biraz da taslak metin hazırlığının mekanizmasına göz atalım.

Metnin oluşmasında ön plana çıkan üç nokta var:  Köşeli ayraçlar  (yani [..]), seçenekler ve sayfa adedi.  Örneğin bu Perşembe sabahı metnin özellikleri şöyleydi: 1.400 köşeli ayraç…  250 seçenek…  50 sayfa.  Bunların ne anlama geldiğine ve ne gibi mekanizmalar yarattığına bir bakalım.

Köşeli ayraç, aslında, metni neredeyse okunamaz kılıyor.  Örneğin bir cümlenin içinde dört, beş farklı ayraç yer almış oluyor.  Bunlar anlaşma sağlanamamış, üzerinde daha sonra durulması gereken noktaları vurguluyor.  Şöyle bir örnek verilebilir:  “… [Bütün ülkeler] bu antlaşmanın çerçevesi içinde [bütün dünyayı kapsayan] [sürdürülebilir olan] girişimlerle [bilimsel verilerin] [Birleşmiş Milletlerin oluşturduğu bilim heyetinin bulgularının] ışığında [işbirliği] [elbirliği] içinde küresel ısınmayı…”

Seçeneklere gelince, bu noktada daha ciddi zorluklar beliriyor.  Bir örnek verelim:  Üzerinde çalışılan metnin bir maddesinde iki seçenek var.  Biri “küresel ısınmayı [1,5C’nin altında] [2C’nin altında] tutmak” demek.  İkincisi de bu ifadeyi toptan kaldırmak.

Gelelim sayfa sayısına.  Tabii, sayfa sayısı ne kadar az olursa, o ölçüde daha kolay bir metin çıkıyor ortaya.  Köşeli ayraçlar ve seçenekler yavaş yavaş azaldıkça sayfa sayısı da azalıyor.  Bu durum olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.  Ancak!  (Özellikle örgütlü toplum kuruluşlarının çok duyarlı olduğu bir “ancak”a geldik.)  Tartışmaların bir çıkmaza saplandığı noktalarda genel eğilim “Haydi, bunu kaldıralım” oluyor.  Yani içeriği önemli olan ve bağlayıcılık değeri taşıyan hususlar birden buhar olabiliyor.  Bu kolaya kaçış örgütlü toplum kuruluşlarını çıldırtıyor.  Çünkü bu tür bir eğilim en önemli konularda beliriyor ve metinleri sulandırıyor.

Örneğin iki gün önce ana metnin içinde yer alan yaşamsal bazı kavramların kaldırılıp “giriş” bölümüne sıkıştırılması gündeme geldi ve gerçekleşti.  Norveç’in, Amerika’nın, Kanada’nın ve Avustralya’nın ortak önerisiyle.  Bunda, iklim değişimi olayında (Kızılderili vb. gibi) yerli halkların hakları savunuluyor, toplumsal adaletin altı çiziliyor ve beslenme güvenliği işleniyordu.  Kapsamlı olarak.

Örgütlü toplum kuruluşları, bir acele, Birleşmiş Milletlere ayrılmış bölgede ortak basın toplantısı düzenlediler ve bangır bangır bağırarak durumu protesto ettiler.  Bu ifadeler eski yerlerine döner mi, şu anda bilinmiyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 4.12.2015  /  Kaynaklar:  Simon Roger, Le Monde, 4.12.2015 – Rémi Barroux ve Stéphane Foucart, Le Monde, 4.12.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s