Şarap sevenler bunu pek sevmeyecekler

Kimi var, kadehine konulan kırmızı şarabı “Bu nar suyudur, vişne suyudur” esprisiyle hop diye umursamadan içiyor.  Bir de kimi var, bakıyor, kokluyor, tadıyor ve ancak ondan sonra kadehinin doldurulmasına izin veriyor.  Hatta belki, şişenin etiketini de inceliyor.  Ancak ciddi araştırma enstitülerinin son çalışmaları bu merasimin havasını bozacak sonuçlara işaret ediyor.  “Şarapçılık değişim yaşıyor” diyor uzmanlar.

Niye?  Bunun nedeni, çok iyi bildiğimiz bir şey:  iklim değişimi.  Konuya “AOC” ile girelim.  Bu, Fransa’da “kaynağı tanımlanıp kontrol altına alınmış” anlamında kullanılan bir simge.  Esas itibariyle şaraplar olmak üzere bunu taşıyan ürünlerin imalatı devlet tarafından yakından kontrol ediliyor.  Bu simgeyi taşıyan ürünlerin bölgeye has özel girdileri (örneğin üzümü) kullanması isteniyor.  Belirlenmiş bazı üretim sistemlerine uyulması da bekleniyor.  Yalnızca özellikleri olan şaraplara veriliyor bu simge.  Adeta seçkinlik gösteren bir garanti belgesi.  Fransa’da 350 tane AOC var.  Tunus, Fas, Belçika, İsviçre, İtalya, İspanya ve Almanya gibi bazı ülkelerde de benzeri sistemler söz konusu.

Ancak küresel ısınma sistemi zorlayan sorunlar getirmekte.  Son otuz yıldır şarapların alkol derecesi artıp duruyor.  Her on yılda bir, “1” derece olmak üzere.  Öte yandan bağların duyarlı olduğu yağmur, sel, rüzgâr ve benzeri doğal olaylarda da değişim yaşanıyor.  Çok şey eskisi gibi değil artık.  Örneğin bağbozumu Eylül’ün ortalarında olurdu;  şimdilerde, çaresiz, ayın ilk günlerine kaydı.  Bir bağcı şöyle yakınıyor:  “1985’te 19 Eylül’de girmiştik bağa.  Bu yıl 27 Ağustosta kolları sıvadık.  Sabah çok erkenden başlıyoruz ve topladığımız üzümü soğuk depoya koyuyoruz.  Sıcaklığın etkisini azaltmak için.”

Amerika’da yapılmış olan ciddi bir araştırma 2050’de Avrupa’daki bağ alanlarının %32’sinin kullanılamaz hale geleceğine işaret ediyor.  Bağcılık sınırı kuzeye kayacak.  Akdeniz şarapçılığını kara günler bekliyor.  Yani Bordeaux şaraplarına ‘güle güle’ demek gerekecek.  Norveç şampanya üretmeye başlayabilir, deniyor.

Başka bir huzursuzluk daha var.  Küresel ısınmayla birlikte böcekler ve parazitler de kuzeye doğru çıkıyor yavaş yavaş.  Yani bağların şimdiye kadar görmedikleri yaratıkların saldırısına uğrama olasılığı var.  Tarım araştırma enstitüleri hem bağları bunlara karşı nasıl koruyacaklarını düşünmekte, hem de yeni koşullara daha fazla uyum sağlayabilecek üzüm çeşitleri tanımlamaya çalışmakta.

Bazı yepyeni öneriler de atılıyor ortaya.  Birileri “Asmaları seyrekleştirip ağaç dikelim;  gölge yaparlar, sıcağı alırlar.” diyor.  “Bağa güneş panelleri koyalım;  onlar da güneşi biraz keser” diyenler de var.

İyi güzel de, kuraklık meselesini unutmamak gerek.  Yani, asma toprağın altında yeterince su bulamaz ve beslenemez hale geliyor.  “Sulama yapılır.” diyeceksiniz;  ama AOC’de buna izin yok.  Demek ki, bu sistemi de yeniden tanımlamak gerekecek.  Ve şarapçılar da daha farklı bir şarap tadına alışmaya çalışacaklar.

Atila Alpöge, Ekogazete, 28.11.2015 /  Kaynak:  Rémi Barroux, Le Monde, 8.11.2015.  Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Tarım, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s