“Değişiklik” diye bir şeyle uğraşıp duruyoruz Türkiye’de

Paris’teki COP21 zirvesine sayılı günler kaldı.  Orada 12 gün boyunca 40.000 kişi insanlığın yaşamsal nitelikli bir sorununa ortak yaklaşım geliştirecek.  Dünya basını aylardır bu toplantıdan ve taşıdığı çıkmazlardan söz edip duruyor.  Bizim basınımızsa arada sırada değinmekle yetiniyor.  Sanki başka bir dünyada yaşıyoruz.  Üstelik bu olayı “iklim değişikliği” diye adlandırıyor.  Gerçekten söz konusu olan “değişiklik” mi?

Haberlerde de, imzalı yazılarda da, köşe yazılarında da bu işe takılmış etiket “değişiklik”.  Ülkemizdeki yaygın adlandırma böyle.

Gelin, Türkçe sözlükleri açalım ve değişiklik neymiş, bir bakalım.  Elimizde Türk Dili Derneği’nin 70-80 yıldan beri sunduğu, kendini kanıtlamış, saygınlık kazanmış, kafamız karışınca başvurduğumuz “Türkçe Sözlük” var.  Öte yandan 1980’lerdeki askeri müdahalenin, bir bakıma, eski kurumu ezip büzerek ürettiği Türk Dili Kurumu’nun sözlüğü.  İkisi de aynı tanımı veriyor.

Nasıl tanımlıyorlar, değişikliği?  Bir bütünden bir bölümün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum.”

Ne yani?  Yıllardan beri bilginler, düşünürler, yazarlar, politikacılar, uluslararası kuruluşlar, sayısız örgütlü toplum kuruluşu “bütünün ufak bir bölümü” ile mi uğraşıyormuş?  Paris’te 40 bin kişiyi, işleri güçleri yokmuş gibi, bir araya getirecek olan bu muymuş?

Bu terimin kaynağında yabancı dillerden yapılmış bir çeviri var.  İngilizcede “change” denilen, Fransızcada “changement” diye adlandırılan kavram.  Evet, doğrudur;  bunların Türkçe karşılığı “değişiklik”.  Ama bu, karşılıklardan yalnızca biri.  Dilimizde bir de “değişim” kavramı var.  Peki, sözlükler bunu nasıl tanımlıyor?  Bir süreç içindeki değişikliklerin tümü.”

İngilizce ile Fransızca bu ayrımı yapamıyor.  Onlar bu iki farklı kavramı tek bir sözcükle ifade ediyor.  Türkçemiz bu bakımından zengin.  İki ayrı kavramdan biri günlük bir farklılaşmaya değiniyor.  Öteki ise uzun süreli, bir süreç içinde oluşan büyük bir olaydan.  İngilizce ile Fransızcanın bu lüksleri yok.

Öyle anlaşılıyor ki, zamanında “climate change” ya da “changement climatique” kavramlarıyla karşılaşan biri, bunun özünde gerçekten ne anlam olduğunu kavramadan bir acele, yalap şalap bir çeviri yapmış, ‘değişiklik’ deyip geçmiş.

Oysa karşımızda uzun süreli bir olay var.  “İklim değişimi” dediğimiz zaman 2050’ye, 2100’e uzanan bir zaman diliminden söz ediyoruz.  Geniş kapsamlı bir süreci düşünüyoruz.  Bilim dünyasını endişelendiren, çok kişinin uykularını kaçıran şey yeryüzünün düzeninde, iklim sisteminde ortaya adım adım çıkmakta olan başkalaşım.  Tüm canlı varlıkların yaşamını allak bullak edecek radikal bir değişim.

Konunun gözden kaçmaması ve unutulmaması gereken başka bir boyutu daha var.  Bazı çevreler, örneğin petrolcüler, kömürcüler gibi çıkar grupları, iklim değişiminin kontrol altına alınmasından, yatırımların durdurulmasından son derecede rahatsız oldukları için iklim değişimine karşı çıkıyorlar.  Şiddetle!  Hatta gazeteci, bilim insanı kılıklı birilerini maaşa bağlayıp saldırgan ve geniş kapsamlı kampanyalar oluşturuyorlar.  Dedirttikleri şöyle özetlenebilir:  “Uzun süreçli bir değişim yoktur…  İklim arada sırada elbette değişir;  hava ısınır ve soğur…  Bu geçici bir olaydır…  Tanrının işidir bu; karışmayın…”  Ülkemizde ‘iklim değişikliği’ deyimini ısrarla kullanmak bir bakıma farkında olmadan bu tezgâha alet olmak tehlikesini yaratıyor.

Umarız, ‘iklim değişimi’ ülkemizin gündeminde de, gününü birinde, kendine bir yer bulur.  [Ekogazete bu uyarıyı üç yıl önce de yapmıştı.]

Atila Alpöge, Ekogazete, 21.11.2015  /  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgiyi de olduğu gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to “Değişiklik” diye bir şeyle uğraşıp duruyoruz Türkiye’de

  1. A. Ergin DUYGU dedi ki:

    Ne derler? “Bir deli bir taş atar, 40 akıllı çıkartamaz.” Maalesef İngilizce’de değişiklik ile değişimin karşılığı aynı olduğundan değişiklik denmiş geçilmiş, fazla düşünülmemiş (Çoğu zaman olduğu gibi) ve matematik kültürü de zayıf olunca küresel sıcaklık EĞRİSİ’nin değişiklik değil değişim gösterdiği, değişikliğin türevi, entegralinin alınamamasına karşın DEĞİŞİM fonksiyonunun eğrisinin alınabileceği de atlanmış. Artık bu taşı çıkartabilmek için 40 000 akıllının çabalaması gerek (Bakınız PISA eğitim endeksi sonuçları)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s