Antalya toplantısına mesaj: Fosil yakıtları desteklemeyin

Bildiğiniz gibi, Antalya’da 15-16 Kasım’da G20 toplantısı var.  Yani, ekonomileri ön planda gelen ülke yönetimlerinin zirve toplantısı.  Bunda, küresel ısınmanın en önemli gündem maddesi olacağı anlaşılıyor.  Nitekim çeşitli ülkelerden bir grup bilim insanı bir bildiri yayımlayarak devlet başkanlarını fosil yakıtları (yani kömürü, petrolü ve doğalgazı) ve bunlarla ilgili yatırımları parasal olarak desteklemekten vazgeçmeye davet etti.

Oysa, Ankara ve ülkemizin basını Suriyeli göçmenler konusunu toplantının ağırlık noktası olacakmış gibi gösteriyor.  Bu biraz tuhaf;  çünkü G20’de yer alan ülkelerin yarısından fazlası (Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kanada ve Meksika) bu konuyla fazla ilgilenmiyor.

Yukarıda sözünü ettiğimiz bildiri aynı gün Le Monde, El Pais, Financial Times, South China Morning Post, The Jakarta Post gibi gazetelerde yayımlandı.  Bunda özetle şunlar deniliyor:

  • Ülkeler 2009’da fosil yakıt yatırımlarına sağlanan sübvansiyonların giderek azaltılıp yok edilmesi konusunda ortak karar almışlardı.
  • Oysa yürütülen analizler gösteriyor ki, G20 devletleri her yıl toplam olarak 452 milyar dolarlık sübvansiyon sağlamaya devam ediyor.
  • Unutmamalı ki, iklim değişiminin tehlikeli bir düzeye varmasını önlemek için, bilinen fosil yakıt rezervlerinin üçte ikisinin toprak altında bırakılması gerekiyor.
  • Böyle olduğu halde sübvansiyon sisteminde ısrar etmek, hem dünyamızı ciddi tehlikelere sürükleyecektir, hem de ekonomik açıdan yanlış bir tercihtir.
  • Sera gazı salımlarının neden olduğu sağlık sorunlarının ve benzeri çıkmazların ekonomiye bindirdiği ağır yük ihmal edilemez.
  • Bu sübvansiyonlar güneş enerji, elektrikli araçlar ve benzeri çözümlere kaydırılabilir. Bu ekonomik açıdan daha akılcı bir politikadır.
  • G20’nin Paris zirvesinden önce, fosil yakıt sübvansiyonlarını azaltıp durdurma konusunda alacağı ortak tavır öteki ülkelere de örnek olacak ve COP21in başarısına büyük katkı yapacaktır.

Eğer bu bildiri oldukça yaygın bir eğilime işaret ediyorsa, konunun G20’nin gündeminde büyük ağırlık taşıyacağı tahmin edilebilir.  Öte yandan, zaten bir kriz olasılığının belirtileri de ortaya çıktı.  İki gün önce ABD dışişleri bakanı John Kerry bir gazeteye “Paris toplantısında varılacak anlaşma bir antlaşma olmayacak!” dedi.  (Yani, devletleri zorlayıp bağlayıcı nitelik taşıyacak ve meclislerin onayından geçmesi gereken bir belge olmayacak.)  Oysa Fransa uzun zamandan beri ‘antlaşma’ çözümünde ısrar ediyordu.  Bu nedenle Fransız cumhurbaşkanı da, dışişleri bakanı da Kerry’nin bu beklenmedik çıkışına tepki gösterdiler.  Konunun G20’de büyük bir çekişme yaratması beklenebilir.

Öbür yandan da, yukarıda özetlediğimiz bildirinin işaret ettiği endişeler Türkiye’nin (yabancı ülkelerde hayretle karşılanan) çok sayıdaki kömür santralı yatırımlarını tartışmaya açabilir.  [Ekogazete bu konuyu birkaç yazıda aktarmıştı.

Atila Alpöge, Ekogazete, 14.11.2015  /  Kaynaklar:  Le Monde, 13.11.2015 ve diğer basın organları.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s