Yaşadığımız ortamlar beynimizde hasar mı yapıyor?

Günlük yaşantımız hep kapalı yerlerde geçiyor. Evlerde, işyerlerinde…  Havası kendi içine kapalı yerler bunlar.  Hatta çok yüksek yapılarda pencere açmak ya da aralamak bile olanaksız.  Bazı araştırmalar bu tür ortamların beyinlerimizde kısıtlayıcı, giderek zedeleyici etkiler yarattığını saptamaya başladı.  Örneğin dikkat, bellek, dil, anlama, kavrama, değerlendirme, problem çözme, karar verme ve benzeri işlevlerde sıkıntılar, bocalamalar yaşanıyor.

Bu durumun nedeni? Duya duya bıkmaya başladığımız bir olgu:  Fosil yakıt atıkları ve özellikle CO2. Karbondioksit.  Konuyu şöyle açmaya çalışalım.

Kapalı yerlerdeki havanın iyi bir şey olmadığı hep bilinir. Bu nedenle “Evinizde pencereleri sık sık açın da, havalandırın!” denir.  Ama bu önlem işyerlerinde pek alınmıyor.  Üstelik buralarda insanlar neredeyse, tıkış tıkış ortamlarda çalışıyorlar.  Büyük mağazaların kalabalığında da kapı, pencere açmak söz konusu değil.  Böyle olunca da kapalı yerin havasını temizleyip tazeleme görevi havalandırma sistemlerine kalıyor.  Bunların ne kadar etkili olduğu ise apayrı bir konu.

Öte yandan biliyoruz ki, sokaklarımızın havasında gereğinden fazla CO2 var. Ve bunun giderek çok artma tehlikesi mevcut.  Paris COP21 toplantısı bir bakıma CO2 kavgası değil mi?

Havadaki CO2 miktarı “ppm” denilen birimle ifade ediliyor. (‘particle per million – milyonda parçacık’tan gelme.)  Günümüzde havadaki C02 miktarının dünya ortalaması 400 ppm.  150 yıl önce bu değer 250 ppm dolaylarındaymış.  Aşağıda dünyamızın bu açıdan geçirdiği değişimi görüyoruz.

CO25

En aşağıdaki yatay rakamlar bin yıl cinsinden milattan önceki dönemleri gösteriyor. Görüldüğü gibi ‘ppm’ çok uzun bir süre (binlerce binlerce yıl) 180 ile 280 arasında gidip gelmiş.  Yukarıdaki şema ise milattan sonrayı gösteriyor.  Son 150 yıl içinde dramatik bir artış belirmiş ve bu gelişme aynı hızla devam ediyor.

Gelelim günümüzdeki kapalı yerlerin değerlerine. Yapılan çalışmalar bina içlerinde 800-1.000 ppm’e varan değerler saptıyor.  Hatta bazen çok daha fazlası.  Dünya genelinde CO2 artışının bir rahatsızlık, endişe ve çekişme nedeni olmasını anladık da, bina içlerinde ne oluyor?  Son zamanlarda yapılmış birçok araştırma bu konuda ipuçları yakalamaya ve bu gazın beyindeki etkilerini anlamaya başladı.  Özetleyelim.

Araştırmaların birinde denekleri hava sızdırmayan küçük bir hücreye kapatmışlar ve belirlenmiş bir işlevi yapmalarını istemişler. Uzun bir süre.  Bu arada hücredeki CO2 miktarını arttırmışlar.  Önce iki misline çıkararak.  Sonra da üç misline vararak.  Bu arada deneklerin performanslarını ölçmüşler.  Bunu değişik konularda tekrarlamışlar.

Aşağıda iki deneyin sonuçları var. Üstteki “bilgi kullanma yetisi”.  Alttaki ise “strateji oluşturma yetisi”.  Bunlarda yatay değerler ppm. cinsinden CO2 miktarını gösteriyor.  Düşey çizgide ise 1,0 değeri başlangıçtaki normal performansı;  öteki değerler de buna göre azalma ya da artma miktarını.

CO24

CO23

Gözlemciler bu araştırmaların son derecede önemli sonuçları olduğunu belirtiyorlar. Nitekim NASA da bu konuya özel ilgi göstermiş;  çünkü uyduların içindeki astronotların kapalı kaldıkları ufak hacimler açısından çok önemli bir durum.  Bu arada kalabalık okul sınıflarında da öğrencilerin bu nedenle dikkatlerinin düşmesi ve öğrenme sürecinin zedelenmesi olasılığı var.  Örneğin, Texas’taki bazı okulların sınıflarında 3.000 ppm’e varan düzeyler bulunmuş.

Uzmanlar kapalı yerlerin çok iyi ve bol bol havalandırılmasını ve klima / havalandırma sistemlerinin dikkatle gözden geçirilmesini öneriyorlar. Bir de genel CO2 salımını şiddetle azaltmanın önemini vurgulayıp, Paris toplantısının bu hedefi mutlaka sağlaması gerektiğini belirtiyorlar.

En son olarak bu konuda yapılmış, önde gelen iki çalışmaya gönderme yapalım:

Atila Alpöge, Ekogazete, 31.10.2015 / Kaynak: Joe Romm, ThinkProgress, 26.10.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Kentler, Sağlık - Beslenme, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Yaşadığımız ortamlar beynimizde hasar mı yapıyor?

  1. Geri bildirim: Yaşadığımız Ortamlar Beynimizde Hasar Mı Yapıyor? | Dağ Medya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s