Volkswagen skandalı ortalığı allak bullak etti

Dev, ünlü, onurlu, hep ön planda gelmiş bir otomobil firmasıydı Volkwagen. Başkalarına örnek olmuştu. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) 21 Eylül’de yaptığı açıklamaya kadar. EPA bu firmayı sahtekârlıkla suçladı. Volkwagen Amerika’da sattığı dizelli Volkswagen, Audi, Skoda, Porsche’larda Amerikan standartlarına uyumlu olabilmek için dalavere çevirmiş. Kıytırık bir kalpazanın yapacağı seviyesiz ve utanç verici bir hileye başvurarak.

VOLKWAGEN 01

İşin ilginç tarafı, Volkswagen EPA’nın bu çıkışına itiraz etmeden, suçu bile bile işlemiş olduğunu kabul etti. Olay hızla büyüdü. Alman hükümeti duruma el koydu. Avrupa Birliği’nin araştırma yapmak üzere devreye girmesi isteniyor. Fransa, Kanada, İtalya, İngiltere, Avustralya, İsveç, Norveç ve Güney Kore tahkikat başlattı. Amerika, orada satılmış olan binlerce otomobilin derhal geri çekilmesini talep ediyor; ayrıca firmayı mahkemeye verdi. Firma ödenecek tazminat ve geri çekme işlemi için büyük bir kaynağı bloke etti. Borsada Volkswagen’in hisseleri çok sert bir düşüş yaşadı. Firmanın ağır para kaybı var.

Almanya’da halk da, politikacılar da aşırı kızgın; ‘endüstrimizin itibarı beş paralık ettiler’ diye köpürüyorlar. Firmanın tepesindeki kişi istifa etmek zorunda kaldı. Bazı örgütlü toplum kuruluşları Volkswagen’i Almanya’da yargıya götürme hazırlığı içinde. Dünya kamuoyu “Acaba diğer araç imalatçıları da aynı numarayı yaptılar mı?” diye soruyor. Nitekim Amerikan yönetimi diğer araçları da yeniden kontrol etmeye karar verdi. Volkswagen Amerika’daki satışlarını şimdilik kaydıyla durdurdu.

Nedir bu çalkantı? Ne oluyor? Olayın özünde bizim konumuz olan iklim değişimi var. Bilindiği gibi, otomobil ve kamyon türünden araçlar sera gazı salımına büyük katkı yapıyor. Bu nedenle, yönetimler kısıtlamalar getiriyorlar. Eski araçların trafiğe çıkmasını önlemek gibi… Yeni araçlar için de katı standartlar oluşturmak gibi…

Standartların en önemlisi sera gazı salımı miktarı. Egzoz muayenesinde araç özel merkezlerde, bir silindir düzeneğinin üstünde, olduğu yerde hareket ettiriliyor. Belli bir hızda, belli bir süre… 11 kilometre yol almış gibi. Ve sera gazı salımı ölçülüyor. Çıkan rapora bakılıyor: “Salım standardın içinde mi?” Sonuç hep “Evet” oluyor. Elbette ‘evet’ olacak, çünkü firmalar motoru bu ölçütleri hedefleyerek geliştirmiş oluyorlar, ya da oldukları iddiasındalar.

Acaba bu, gerçekten böyle mi? İklim değişimini ve bu çerçeve içinde temiz ulaşımı kendine dert edinmiş olan bir örgütlü toplum kuruluşu (International Council for Clean Transportation – ICCT) bu soruya yanıt aramaya başlamış. (Kuruluşun çok aktif olduğunu, atak çalışmalar yaptığını, Washington’da, San Francisco’da, Berlin’de ve Pekin’de büroları olduğunu vurgulayalım.) 2013-2014 boyunca laboratuvar ortamında değil de, gerçek ortamda, yokuş yukarı, yokuş aşağı, caddelerde ve otoyollarda sayısız ölçümler yürütmüş. Ve tuhaflıklar, tutarsızlıklar saptamış. Araçların sera gazı salımı resmi standardın 30-40 misli çıkmaktaymış. Bir rapor yayımlayarak durumu ilgili kuruluşların dikkatine sunmuş. Bu rapor EPA’yı harekete geçirmiş ve kapsamlı inceleme sonunda VW’in araçlarda sahtekârlık yaptığı saptanmış.

Anlaşılıyor ki, Volkswagen ABD pazarına girmekte çok zorlandığı ve araçlarının ABD ölçütlerine uygun olmadığını bildiği için otomobillerine gizlice bir bilgisayar yazılımı yüklemiş. Bu sistem araç teste girdiği zaman direksiyonun durumundan, uygulanan hızdan, ortamdaki atmosfer basıncından, motorun çalışma sürecinden, vb. test ortamında olduğunu kavrıyor, motorun çalışmasını ayarlıyor ve çok az CO2 üretiyor. Ama sıra normal kullanıma gelince devre dışına çıkıyor bu yazılım ve… araç “tam gaz ileri” oluyor.

Ne olacak şimdi? ABD’de son 6 yıl içinde 482.000 otomobil satmış olan VW’in araç başına 37.500 dolar tazminat ödeme zorunda kalabileceği söyleniyor. Bu durumda toplam tazminat 18 milyara varıyor. Ayrıca bütün dünyadaki satışların toplamı 11 milyon. Bunlar için de tazminat söz konusu olur mu acaba?

Başka bir soru daha var. Madem testleri yanıltacak böylesine bir yazılım olabiliyor, acaba öteki araç imalatçıları da benzeri bir numara yaptılar mı?

VOLKWAGEN 02

Öte yandan, örgütlü toplum kuruluşları resmi testlerin tutarsız olduğunu uzun zamandır haykırıp durmuşlar. “Bunlar gerçek trafik koşullarındaki durumu asla yansıtmıyor. Ayrıca testler sırasında başka numaralar da dönüyor.” demişler. “Örneğin lastikler aşırı şişiriliyor. Bu, direnci azaltıyor. Böylece motorun daha az gaz üretmesi sağlanıyor. Ya da test sırasında içleri boş olduğu, yük olmadığı için salım normal koşullardakinden daha düşük çıkıyor.” Bir uzmanın görüşü ilginç: “Bu testler, kanser teşhisi yapmak için hastanın ağzına termometre tıkıştırmaya benziyor.”

(Ülkemizde, eski yıllarda kontrol sırasında sorun çıkınca otomobili birilerine götürürdünüz. İşin ustası motora bir biçimde müdahale eder ve okumaların normal çıkmasını sağlardı. Kontrolden sonra da motoru normale döndürürdü.)

Konunun başka bir boyutu daha var. Dünya Sağlık Örgütü geçtiğimiz yıllarda dizel motoru salımlarının tehlikeli olduğunu, bronşit, astım, akciğer kanseri, enfarktüs ve benzeri rahatsızlıkları tetikleyebildiğini duyurmuştu. Başka bir deyişle dizel motoru kullanma sırasında daha ucuza geliyor, ama benzin motoruna kıyasla aşırı ölçüde zehir saçıyor. Bu nedenle değişik ülkelerde dizel araçlara karşı ciddi bir direniş söz konusu.

Bu öykünün daha uzun zaman süreceği, diğer araç yapımcılarına da uzanacağı, başka boyutların ortaya çıkacağı ve ciddi ekonomik maliyetlere neden olacağı anlaşılıyor. Şimdiye kadar orada burada gördüğümüz otomobil reklamlarında hep “çevre dostu yeşil araç” vurgusu yapılırdı. Bu pazarlama cambazlığının içyüzü ortaya çıkmış oldu. Öte yandan, devletlerle firmalar arasındaki içlidışlı ilişkilerin dışındaki toplum örgütlenmesinin gücünü ve yararını da sergiliyor bu öykü. Skandalın ortaya çıkmasında etken olan bu çabanın başarısını selamlamak yerinde olacak.

Atila Alpöge, Ekogazete, 26.9.2015 / Kaynaklar: Basın organları 21 Eylülden başlayarak bu yazının oluştuğu 26 Eylüle kadar skandalı manşetten verdiler ve her gün birkaç ayrı yazıyla gelişmeleri yansıttılar. Konunun basında daha da işleneceği anlaşılıyor. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Kentler, Teknoloji, Ulaşım içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to Volkswagen skandalı ortalığı allak bullak etti

  1. bakdenizz dedi ki:

    Hocam sonu ne olur? Marka degeri dusermi?

    • atipoge dedi ki:

      Olay çok yeni. Şöyle olur böyle olur diye bir tahminde bulunmak için çok erken. Suçlamalar, tahkikatlar, davalar, tazminatlar hayli süreceğe benziyor. Volkwagen grubu bu derin krizin altından nasıl kalkar, bilinmez. Ama ne kadar kızgın olursa olsun, Almanya ulusal endüstrisinin tepe noktalarından biri olan bu firmayı yalnız bırakmayacaktır. Bir örnek British Petroleum. Yıllar önce Meksika körfezinde akıl almaz bir skandala imza atmıştı. Ama ayakta tuttular. Volkswagen rezaleti başka firmaları da etkileyecek biçimde genişler mi acaba? Ancak dizel motorun yeniden ve çok ciddi olarak gündeme oturacağı anlaşılıyor. Örneğin Ekogazete’de bu yazıyı yayımladığımız gün Amerikan oto firması Tesla Hollanda’da bir fabrika açtı; patronu Elon Musk açılış töreninde “Dizelin sonu gelmiştir. Artık teknoloji değiştirmek gerekir.” dedi.
      Atila Alpöge

      • bakdenizz dedi ki:

        Açıklama için teşekkürler hocam. Bekleyip görelim o Zaman bende bişeyler karalıyorum ; dcyclebike.wordpress kullanıcı altında okursanız sevinirim teşekkürler:))

      • atipoge dedi ki:

        Bloga gittim, göz attım ve adresi not ettim. Yeni yazıları bekleyeceğim. Bu arada bir bisiklet severle karşılaşmak çok güzel. Sevgiler. AA

      • bakdenizz dedi ki:

        Çok Teşekkürler. Bisiklet konusunda fanatik olmaya çalışıyorum:)

  2. sonlu dedi ki:

    siteniz tezimde çok yardımcı öncelikle teşekkürler ve bu skandal hakkındaki yazınızı da tezimde örnekleme olarak kullanmayı düşünüyorum. eko gazete yazarları olarak bu olayın co2 salınımlarının yeşil pazarlamayla ilişkisi olduğunu düşünüyor musunuz? öyle ise nasıl bir bağlantısı vardır acaba temel olarak ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s