“Parayı bastırırsan, bilim insanı senden yana olur!”

5.9.2015 tarihli New York Times ilginç bir skandalı ortaya serdi. Tarım-gıda alanında endüstriyel üretim yapan büyük şirketler bazı akademisyenleri ayarlayıp bilimsel yazı yazdırtmışlar, GDO’ların zararsız olduğu hakkında savunma almışlar. Tabii, para karşılığı. Niye bu telaş? Çünkü milyonlarca dolarlık bir kavga söz konusu. Gazetenin elinde tartışılmaz kanıtlar var: firmalarla bilginlerin arasındaki kişisel internet yazışmaları. Binlerce belge.

Peki, bu ilişkinin gerekçesi ne? Niye binlerce dolarlık ödemeler yapılıyor? Çünkü halk arasında genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) konusunda aşırı çekinti, korku, giderek direniş var. Bunun getirdiği baskılar yüzünden federal hükümette, millet meclisinde, senatoda yasa önerisi hazırlıkları yapılıyor. Bu tür maddeden üretilmiş yiyecek maddelerinin ambalajlarında açıkça “Bunda GDO vardır” ibaresinin bulunması isteniyor.

İşte firmalar bunu istemiyorlar. Satışlarda büyük düşüş olmasından korkuyorlar. Bu gelişmeyi mutlaka önlemek gerekiyor. Çare kamuoyunu sakinleştirecek büyük kampanyalar oluşturmak.

Yapılmış binlerce yazışmadan anlaşılıyor ki, önce reklam kampanyası oluşturmuşlar. Cazip, gönül yakıcı, çiftçi kılıklı genç kızların görünüp sevimli tavırlarla ürettikleri GDO’lu ürünlerin zararsız olduğunu söyledikleri kısa filmler yaptırmışlar. Sonuç sıfır. Sonra bakmışlar ki, halkın baskısı yasa yoluyla yasaklamaya ya da ambalajlara açıklama koymaya kadar uzanacak nitelikte, bu kez idareyi ve meclisleri etki altına almak için gizlice uzmanlara yanaşmışlar. Binlerce dolar ödeyerek.

Bu gizli ilişkileri nereden, nasıl biliyoruz? Çünkü ABD’de “Freedom of Information Act (FOIA)” diye adlandırılan bir yasa var. Buna göre, bir kamu kuruluşunun ya da devletten, eyaletten, kentten finansman alan kuruluşların arşivlerine, isterseniz, ulaşabiliyorsunuz. Kuruluşun bilgisayar sisteminde kayıtlı olan e-maillere de. Buna hudutsuz hakkınız var.

Endüstriyel, kimyasal gıda firmalarıyla boğuşan biyolojik gıda sektörünün desteklendiği “U.S. Right to Know (USRTK)” adlı örgütlü toplum kuruluşu bu yasadan yararlanmış ve 48 kamu üniversitesine başvurmuş. “Endüstriyel tarım-gıda firmalarıyla üniversitenizin personeli arasında yapılmış bütün yazışmaları görmek istiyoruz.” diye. Karşı taraf arşivlerini açmak zorunda. Bugüne kadar yalnızca 9 üniversitenin e-maillerine ulaşılmış. Ötekiler de zamanla gelecek tabii.

Ama bu kadarı bile içli dışlı ve paraya dayanan bir ilişkiyi sergilemeye yetmiş. Bu canlı, zengin iletişimde araştırmacıların, profesörlerin muhatapları Monsanto, Bayer, Dow Chemical, DuPont gibi firmalarla bunların halkla ilişkilerini yürüten Ketchum. Elde edilen bu yazışmalardan son derecede ilginç şeyler öğreniyoruz.

Örneğin Florida Üniversitesi’nden bir akademisyen hiç tereddüt etmeden destekçi grubun içine girmiş. Yapılan büyük ödemelerin karşılığında bilimsel toplantılara katılmış, GDO’ların zararsız olduğu hakkında ‘bilimsel’ sunumlar yapmış. Eyalet meclislerinin ya da federal senatonun toplantılarına gidip (bilim adına) görüşlerini açıklamış. Bazen de firmaların yazıp yolladığı açıklamalara tek söz değiştirmeden imzasını koymuş. Geçen yıl Monsanto ona çabalarını sürdürebilmesi için 25.000 dolarlık bir ödeme yapmış. O da gönderdiği yanıtta “Merak etmeyin, bu yatırımınız sonuçsuz kalmayacak.” demiş.

Mississippi Üniversitesi’nden birine de toplamda 880.000 dolarlık ödeme yapılmış. Gene benzeri çalışmalar için. Illinois Üniversitesi’nden başka biri de çevre ve beslenme konularıyla uğraşan federal kuruluşları sık sık ziyaret edip aydınlatıcı açıklamalar yapmış. Mesele ortaya çıkınca da gazetecilere “Ne demek! Bilimsel hürriyet yok mu? Ben bulgularımı söylüyorum. Cadı kazanı mı kaynatıyorsunuz?” diye çıkışmış.

Bazı araştırmacılara bir öneri yapılmış: “Gelin bir İnternet sitesi kuralım. Siz de orada imzanızla halkın sorularına yanıt verin. Örneğin ‘GDO kanser yapar mı?’ diyen kişiyi yatıştırın.” Sonuçta milyonlarca dolarlık bu savaşta bazı araştırmacılar ve akademisyenler halkla ilişkiler uzmanı görevini yüklenmişler.

Tarım-gıda endüstrisinin yürüttüğü çabanın etkili olduğu anlaşılıyor. En azından (Ekogazete’nin iki ay önce duyurduğu gibi) Temsilciler Meclisi’nde başarılı olmuşlar. [Gene Ekogazete’deki başka bir yazı para karşılığı ‘iklim değişimi yok’ diyen bir araştırmacının çıkar ilişkisini ortaya koymuştu.]

Atila Alpöge, Ekogazete, 12.9.2015 / Kaynaklar: Eric Lipton, New York Times, 5.9.2015 – Gary Ruskin, US Right to Know, 5.9.2015 – Stéphane Foucart, Le Monde, 9.9.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to “Parayı bastırırsan, bilim insanı senden yana olur!”

  1. Emre dedi ki:

    Aspartam’ın FDA tarafından onaylanma sürecinde de bilimin sermaye tarafından değiştirildiğini görmüştük. Maalesef devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s