Genetiği değiştirilmiş organizmalar kapı dışarı

GDO diye bir şeyi zaman zaman duyuyoruz. Fazla ciddiye almıyoruz. Örneğin ülkemizde GDO kullanımı devlet yönetmeliklerine göre yasak. Ama düzenlemenin eksiklikleri var; denetleme sistemi aksak topal. Yani tarımsal ürünlere keyfince müdahale ediliyor, kalıtımsal yapı keyfince değiştiriliyor. Bizler de ortaya çıkan ürünü farkında olmadan hop diye yiyoruz. İskoçya bu gidişe “Dur!” diyor, GDO kullanımını yasaklamaya yöneliyor.

“İskoçya bütün dünyada doğal güzelliğiyle tanınıyor. GDO’lu tarımı yasaklamakla buranın temiz ve yemyeşil konumunu daha bir koruyacağız.” Bunu söyleyen sekiz yıldan beri görevde olan Kırsal İşler ve Çevre Bakanı Richard Lochhead. “Halkımızın GDO’lu ürünlere gerçek bir istemi yok. Böylesi üretime izin vermek beslenme ve içecek sektörümüzün temiz, yeşil kimliğini zedeleme anlamına gelecek. Üstelik burada ürettiğimiz yiyecek ve içkiler kaliteleri bakımından başka ülkelerde el üstünde tutuluyor.”

gmo-labeling-fb

Bazı büyük çıkar gruplarının bu konudaki baskısı altında olmakla suçlanan Avrupa Birliği, üye ülkeleri GDO uygulamalarına izin vermekte serbest bırakmış. Bununla birlikte Almanya, Fransa, Belçika, Polonya, İtalya, Avusturya, Macaristan, Yunanistan ve Lüksemburg GDO’lu besin maddelerine bazı sınırlamalar getirmişler. AB dışında da (örneğin Çin’de, Hindistan’da, Meksika’da, Rusya’da) sınırlamalar söz konusu.

Aslına bakarsanız, bir takım önemli kurumlar GDO’lu besinlerin (ilaçlama, kimyasal kullanma vb. gibi) endüstriyel yöntemlerle yetiştirilmiş ürünlerden daha fazla olumsuz etkiler taşımadığını vurguluyorlar. Bu kurumların arasında ABD Ulusal Bilimler Akademisi, Amerikan Tıp Derneği, İngiliz Kraliyet Tıp Kurumu, Avrupa Birliği var.

Buna karşın özellikle Avrupa’da halkın GDO’ya kesin tepki gösterdiği biliniyor. İnsanlar bu tür besinler tabaklarında yer almasın, istiyorlar. Bununla birlikte, yürütülmüş bazı araştırmalar halkın bu konuda çok da fazla bilgili olmadığını, kamuoyunun yeterince aydınlatılmamış olduğunu gösteriyor.

Bu alanda, çıkar kaygılarının ateşlediği yoğun tartışma ve çatışmalar sürüp gidiyor. Bir kesim bu teknolojiyle milyarlarca insanı besleme olanağının doğduğunu savunurken, GDO konusunda olumsuz tavır alan çevreci yazarlar, araştırmacılar ve bilginler çeşitli huzursuzluklarını dile getiriyorlar:

  • GDO’lu yemlerle beslenen hayvanlar nasıl etkilenecek?
  • GDO’lu ürünler yeterince besleyici mi? Bunların hazmı kolay mı?
  • Bunların toksik, alerjik yan etkileri var mı? Ana karnındaki bebek için sakınca yaratıyorlar mı?
  • Bu tür bitkiler toprak içindeki doğal canlı yaşamına zarar verebilir mi?
  • GDO’lar acaba doğadaki hassas ekolojik dengeyi bozmayacak mı?
  • Genlere müdahale bugünkü gibi başıboş bırakılır ve gerekli uluslararası kontrol sistemleri kurulmaz ise, ileride bazı devletlerin ya da çevre ve grupların bu teknolojiyi gizli bir savaş aracı olarak kullanması nasıl önlenecek?

GDO tartışmasının yoğun biçimde daha uzun bir zaman süreceği anlaşılıyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 22.8.2015 / Kaynaklar: BBC, 9.8.2015 – Natasha Geiling, ThinkProgress, 10.8.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s