Aslında bu, politik bir yazı

Ancak ekoloji politikası üzerine değil. Günlük politikaya, politikacıların çırpınmalarına, kamuoyunun önceliklerine yönelmiş bir yazı. Ama yazar bunlarla çevre olayları arasında ilginç bir bağ kurmuş. Üç gün önce yayımlandı. Yazar Thomas L. Friedman. 35 yıldır New York Times’da yazıyor. Ortadoğu ve Asya uzmanı. Gelin, bu yazıya bir göz atalım. Özetlemekle yetinerek. Buradan günlük meselelere ışık tutarak.

Yazının adı “Dünyanın En Sıcak Bölgesi”. Tarihi 19 Ağustos 2015. Yazının aslına ulaşmak isterseniz en aşağıdaki “kaynak adresi”ne tıklayabilirsiniz. Şöyle diyor Friedman:

Sünni, Şii, Türk, Kürt, Arap, İsrail ilişkilerinin geleceği konusundaki öngörülerim bakın nasıl! Eğer bunlar yıllardır süren çatışmalarını bitirmeyi beceremezlerse Doğa Ana onların birbirini bitirmesini beklemeden onları bitirecek.

Geçtiğimiz günlerde bir gazete haberi (USA Today, 31.7.2015) İran’da bir kentte çok aşırı rutubet ortamında (sıcaklık ve nem) hissedilen sıcaklığın neredeyse 72°C’ye vurduğunu duyurdu. Akıl almaz bir durum. Benzeri görülmemiş bir olay.

Öte yandan Irak’ta da daha önce görülmedik bir şey yaşandı; hükümetin önde gelen üyelerinin işine son verildi. Nedeni klima sistemlerini sürekli çalıştıracak elektrik enerjisini sağlayamıyor olmaları. Halk sıcaklığın 49°C’ye vardığı ortamda sürekli kesintiler yüzünden yalnızca birkaç saat elektrik verilmesini ve bu yüzden klimaların çalışmamasını haftalardan beri protesto ediyordu. Partilerin dışındaki bir hareketti bu. (Anne Barnard, New York Times, 1.8.2015) Hükumet IŞİD’le uğraşmayı bir kenara bırakıp dört günlük tatil ilan etti ve devlet dairelerinin klimalı ortamında keyif süren memurların lüksüne son verdi.

İran’da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin göreve gelir gelmez topladığı ilk bakanlar kurulu ABD ile yaşanan nükleer çekişmeyi değil, dünyanın en büyük tuz gollerinden biri olan ve hızla kuruyan Urmiye gölünün durumunu ele almıştı. (AP, 19.2.2014)

Pakistan’da sıcak dalgasından ölenlerin sayısı terörizmden ölenlerden daha fazla.

Akdeniz kıyılarıyla Ortadoğu son yüz yılın en yağışsız, en kurak dönemini yaşıyor. Bölgede yönetimlerle halklar arasındaki ilişkiler gittikçe geriliyor. Nedeni, büyük ölçüde, aşırı boyutlar kazanan iklim olayları. Hükümetlerin bu zor duruma yanıt verme kapasitesinin hayli sınırlı olduğu gözleniyor.

Sonuçta ‘Sünni idin, Şii idin’, ‘dindardın, değildin’ kavgaları yaşanırken Doğa Ana boş oturmuyor. Ama politikayla değil, fizikle, biyolojiyle, kimyayla uğraşıyor. Bunlardan çıkan denklem tutarsız olursa hepsinin canına okuyacak. Onları kurtaracak şey ‘Şiilikti, Müslümanlıktı’ tartışması değil. Havanın Şii’si, suyun Sünni’si olmaz. Konu ortakça paylaşılması gereken ekosistemdir. Bu nimete sahip çıkıp onu korumasını bilmeyenleri felaket bekliyor.

Friedman’ın dedikleri özetle böyle. Bunda ciddi bir uyarı var. İklim değişimi olgusu dünyayı öyle bir noktaya getirmekte ki, bunu kavrayamayan yönetimler eninde sonunda tepetaklak gidecekler. Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) yeni sunduğu veriler 2015’te dünyanın şimdiye kadar görülmemiş bir sıcaklıkla kavrulduğunu sergiliyor. Aşağıda görüldüğü gibi.

AŞIRI SICAKLAR

Atila Alpöge, Ekogazete, 22.8.2015 / Kaynak: Thomas L. Friedman, New York Times, 19.8.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s