O güzelim palmiyelere ne oldu?

Farkında mısınız, palmiye uzun zamandan beri gündemde! Moda oldu, aldı başını gidiyor. Örneğin, İstanbul’da artık sık sık karşımıza çıkıyor. Anadolu yakasında, Pendik’te, İdealtepe’de. Ya da Bakırköy’de. Söylendiğine göre Malatya bile palmiyeli olmuş. Ama bu moda bizim buralara özgü değil. Dünyanın değişik kentlerinde yeni yerleşmelere, gösterişli rezidanslara, alışveriş merkezlerine sıra sıra konduruyorlar. Hoşa gidiyormuş, çekici oluyormuş.

Unutmamak gerekir ki, palmiye dalı zafer simgesidir, çok eski çağlardan beri. Bu yüzden başarıyı temsil eder. Cannes Film Şenliği’nde olduğu gibi; orada baş ödülün adı Altın Palmiye’dir.

Ama bu güzelim ağaçlar yavaş yavaş ölüyor. Bu olgu en belirgin olarak palmiyenin başkenti diyebileceğimiz Elche’de yaşanıyor. Elche İspanya’da 230.000 nüfuslu bir kasaba. UNESCO burayı palmiye zenginliğinden dolayı Dünya Miras Listesi’ne aldı yıllar önce. Kasabada her köşede, her yapının önünde bir palmiye olduğu gibi çok geniş alanlarda yetiştirilen palmiyeler de var. Çünkü bu kasaba palmiye ticareti yapıyor. Bir milyon kadar palmiye var burada. Zamanı gelmiş olanlar başka yerlere, başka ülkelere satılıyor.

ELCHE

PALMİYE

Bilimsel adı “Rhynchophorus ferrugineus” olan 3-4 santimlik kırmızı bir kurt palmiyelere saldırmış durumda. Palmiyenin özsuyundan besleniyor. Durmadan emiyor. Sonuçta palmiyeyi kurutuyor ve çökertiyor. Kocaman bir palmiyenin devrilivermesi kazalara neden oluyor. Yalnızca dört ay kadar yaşıyor bu kurt, ama çok çabuk ürüyor. Bir başka özelliği de uçabilmesi. Bu yüzden bir yerden diğerine kolayca geçebiliyor. Bir uçuşta 7 kilometre bile gidebildiği söyleniyor.

Bu durumun yarattığı sıkıntı yıllardan beri sürüp gidiyor. Yalnızca bu kasabada değil. İspanya’da, İtalya’da, Fransa’da. Örneğin 2000’lerde İtalya bu kurda savaş açtı. Fransa da katıldı bu çabaya. Çeşitli yöntemler kullanılıyor, ama sorun giderek büyüyor. Elche kasabasında hasta ağaçları teker teker tarayıp bu hastalığı saptama zorunluluğu var. Önce hasta ağaçları kurtarmaya çabalıyorlar. Bunun maliyeti palmiye başına 500 avro. Çaresiz kalınca bunların kesilip yok edilmesi geliyor gündeme. O zaman da palmiye başına 1.000 avro ödeniyor.

Kırmızı kurdun 1980’lerde Hindistan’dan getirtilen palmiyelerle taşındığı sanılıyor. Önce Suudi Arabistan’a ve Mısır’a bulaşmış olabilir. 1990’larda Avrupa’da palmiye merakı başlayıp da özellikle Mısır’dan alım başlayınca Akdeniz bölgesini kurtlu palmiyeler kaplamış.

Sorunun kökeninde küreselleşme var. Başka bir yaşam biçimine özenme… Uzaklardaki tropikal adalarda var olduğu sanılan cennet yaşamını taklit etme duygusu… Yerel ağaçların zenginliğini ve çekiciliğini bir kenara iterek. Böyle olunca da doğal kaynaklar, çevresel değerler ayak altına alınıyor.

Nitekim, bu özentinin kendi kentlerimize yansımasını, haklı olarak, hayretle izleyenlerimiz de var.

Atila Alpöge, Ekogazete, 15.8.2015 / Kaynak: Rémi Barroux, Le Monde, 13.8.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Kentler içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to O güzelim palmiyelere ne oldu?

  1. umursuz54 dedi ki:

    Sevgili Alpöge,
    1970’larda Hacettepe Tıp’da Çocuk Hastalıklar Profesörümüz Şinasi Özsoylu, yazdğı bir “Anne sütünü teşvik” makalesinde “Oğlağa keçi sütü, buzağıya inek sütü… çocuğa anne sütü..” diye yazmıştı.
    Ekolojinin önemli ilkesidir bu. Doğal ortamından uzaklaştırılan canlılar (belki cansızlar da) kendi ana vatanlarındaki dengeleri ve düşmanlarının düşmanları nedeniyle var olabilirler. Son cümledeki verdiğiniz bağlantıdaki arkadaşa katılıyorum. Yurdumuzun bitki ve ağaçları ne güne duruyor.
    Kentlere dikilecek ağaçlar bilmem peyzaj mimarlarını düşündürüyor mu, ama biz ekolojistler bu konuya ekolojik, sağlık, iklim vb, sosyal yönlerden bakarız. Palmiye diken aynı zamanda “Hem dersini bilmez, hem de şişmandır herkesten”. Yaprağını dökmez, dökse de biri iki tane, biraz da tohum, onuda kuşlar yer. Tam tembel işi. Küresel ısınmanın da bir göstergesidir aynı zamanda. İstanbul’da palmiye ne zamandan beri yetişebiliyor?

  2. meriland dedi ki:

    Peki Cihangir’deki ağaçları kırıp geçiren tırtıldan haberiniz var mı? Önü alınmazsa, bu tırtılın İstanbul’un tüm yeşil alanlarını talan etmesi işten değil…
    http://www.radikal.com.tr/cevre/cihangirde_tirtil_alarmi-1414494

    • umursuz54 dedi ki:

      Sevgili arkadaşım,
      Bir olumsuzluğu bir başka olumsuzlukla düzeltemezsiniz. Tırtıldan kurtulayım derken o tırtılların olası düşmanlarını da ilaçlıyor ve öldürüyorlar. Bırakalım tırtıl yaşam süresini tamamlasın ve bir iki sene bekleyelim. Bir canlı doğal ortamında çoğalırsa seneye onun düşmanı da çoğalır ve böylece bir denge oluşur. Ama İstanbul’da doğal denge denilecekse onun tartışılması ve çevrenin hiç olmazsa dikilen çalı çırpı ve ağaçlar anlamında doğal, yerli bitkilerden seçilmesi gerekir. O güzelim dediğimiz ağaçları dikenler de düşünsünler, koca koca insanlar kurullar oluştursunlar. Bu tırtıl nedir kaynağı nedir vb. Sözünüzü ettiğiniz görsel doğru ise bu tırtıl “çam kese böceği” tırtılıdır. İlaçlama kararını kim almıştır bilek ve sorgulamak gerek. Tanı nedir bilmiyoruz, ama tedavi yanlıştır.

      • meriland dedi ki:

        Merhaba “Umursuz”,

        Konunun uzmanı hiç değilim; ancak gözlemlediğim kadarı ile bu tırtıl çam ağaçların hiç etkilemiyor; gazete haberinde rastgele bir görsel kullanılmış olabilir diye düşünüyorum. Bahsedilen tırtıl dut, kiraz, ceviz vb. ağaçlarda çok yayılıyor mesela. Yolunuz Cihangir’e düşerse, her sokakta bu durumu görebilirsiniz. Geçen gün Maçka Parkı’nda da rastladım aynı duruma. Başlangıç yeri neresidir bilemiyorum; ancak hızlı yayıldığı açık. Senelerdir bildiğimiz, gördüğümüz ağaçlar eriyip bitiyor gözümüzün önünde. Nereden gelmiştir veya mücadelesi nasıl olmalıdır, bilemiyorum; o ayrı.

        İnternette yaptığım üstün körü bir araştırmadan bizdeki tırtılın “lymantria dispar” olabileceği sonucuna vardım. Google’ın yalancısıyım valla; daha iyi bilenler varsa baksın 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s