500 milyon güneş paneli kurup işler hale getireceğiz

Bu hedefi, Hillary Clinton ifade etti. Clinton, 2016’daki ABD başkanlık seçiminde Demokrat Parti’nin önde gelen (neredeyse rakipsiz) adayı.  Başkan seçilirse, bu girişimi 2020’ye kadar gerçekleştirmiş olacağını söylüyor.  Hatta daha da ileri gidip önümüzdeki on yıl içinde ülkedeki her evi tükenmez kaynaklı enerjiyle beslemek istediğini belirtiyor.  Bu söylemlerin Clinton’ın ekoloji boyutlu politikasının ilk göstergeleri olduğu anlaşılıyor.

Bu yaklaşımın somut sonucu şu: ABD dört yıl içinde güneş enerjisi kullanımını 700 katına çıkaracak.  Bu oluşumu sağlamak için devlet (krediler, destekleme primleri, vergi indirimleri gibi) çeşitli önlemleri devreye alacak.  Giderek ülkenin tüm enerji gereksiniminin üçte biri güneş, rüzgâr, dalga vb. gibi tükenmez kaynaklı temiz enerjiyle karşılanacak.

Clinton “Yepyeni bir çağın eşiğindeyiz.” diyor. “Hepimiz için daha kullanışlı, daha açık, daha verimli bir enerji şebekesi oluşturabiliriz.  Bu yaklaşım bizleri güçlendirir ve kişisel sağlığımıza büyük katkı sağlar.”  Gözlemciler Clinton’ın şimdiki çıkışının hayli kapsamlı bir ekoloji politikasının ilk adımı olduğunu, önümüzdeki dönemde önemli açıklamalar yapılacağını söylüyor.

İyi, güzel de, yükselen bazı karşı sesler var. Adayın bu açıklamalarının ne ölçüde ciddiye alınması gerektiği konuşuluyor.  “Seçim döneminde çevre sever birilerinden oy elde etmek amaçlı bir numara mı dönüyor burada?” diye soranlar var.  Çünkü Başkan Obama da seçim kampanyası sırasında buna benzer bir yaklaşım sergilemişti.  Ancak başkanlığının ilk döneminde çevreci kesimleri hayal kırıklığına uğrattı.  Obama çok daha sonraları, döneminin son yılında, atağa geçti.  Giderek Cumhuriyetçi Parti’nin iklim değişimine karşı gösterdiği (“böyle bir şey yoktur” gibi) ilkel tepkisine inançla direnmeye, hatta uygulamak istediği yeni girişimlere karşı çıkan ve bunlara onay vermeyen Senatoya “Size rağmen yetkimi sonuna kadar kullanacağım!” demeye başladı.

Bakalım, Hillary Clinton yaklaşım ve söylemlerinde ne ölçüde başarılı olacak? Özellikle, iklim değişimini “Tanrı vergisi” diye kabullenen aşırı bağnaz bir ortamda.

Atila Alpöge, Ekogazete, 1.8.2015 / Kaynak:  The Guardian, 27.7.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s