Geri kazanımlı ekonomi de ne demek?

Yepyeni bir kavram çıktı ortaya.  Bir hayli konuşuluyor.  Zamanla geleceğin dünyasına açılan bir kapı olacak, deniyor.  Yabancı dillerde bunu ifade etmek için ‘circular’ sözcüğü kullanılıyor;  ‘dairesel’ anlamında.  Gelin biz, kolayına kaçmış basit bir çeviri yapmak yerine bunu daha belirgin ve somut bir deyimle karşılayalım:  “Geri Kazanımlı Ekonomi” diyelim ve geleceğin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkalım.

Bu yeni kavramı savunanlar bugünkü ekonomik düzenimizi ‘çizgisel’ diye tanımlıyorlar.  Doğanın orasına burasına saldırarak, bir şeyleri kırıp döküp sömürerek ürünler alıyoruz.  Bunları girdi yapıp üretimde kullanıyor, sonra hemen pazarlıyoruz.  Birilerimiz de bunları satın alıyor, bir süre kullanıyor.  Sonra da kaldırıp atıyor.  ‘Atık’ yaparak…  Değerini ‘sıfır’a indirerek…  Karşımızda “Yap!  Kullan!  At” modeli var.  Bizler de bu düzenin boynu eğik, sadık neferleriyiz.

Geri kazanımlı düzende ise, kullanımdan sonra, ürünün biyolojik malzemesi usulca doğaya geri döndürülüyor.  Teknolojik malzeme ise elden geçirilip onarılıyor, dönüştürülüyor, ona yeni bir işlev kazandırılıyor.  Yani bir şeyi üretirken de, kullanırken de “Bunda sürekli ayakta kalacak bir değer var.  Buna sahip çıkmalıyım!” diyebilecek bir bakış açısı söz konusu.

Birkaç basitin basiti örnek verelim.  Diyelim ki, otomobilinizin lastiği eskidi, işe yaramaz oldu.  Bunu çöplüğe atmak yerine birileri alıyor ve bundan ayakkabı tabanı üretiyor.  Bazı firmalar atılmış plastik bardakları topluyor, bunlardan yepyeni ürünler yaratıyor.  Amerika’da bir firma işi bitmiş, çöplüğe çekilmiş lüks yatların lüks tahtasını alıyor, bunları işleyip hayli aranan bir güneş gözlüğü çerçevesi oluşturuyor.  (Böyle bir gözlük çok da mı önemli diye sorabilirsiniz, elbette.  O ayrı bir hikâye!)

GÖZLÜK

Fransa’da ise adı bilinen bir modacı işe yaramaz diye ıskartaya çıkarılmış tekne yelkenlerini geri kazanıyor, onlardan gelinlik üretiyor.

YELKENLİ GELİNLİK

Ama önemli ve daha geniş çaplı örnekler de var.  Bazı büyük firmalar (örneğin Philips, Coca Cola) geri kazanmayı genel politikalarının içine yerleştirmiş durumdalar.  Fransa’da yürütülmüş bir araştırma orta büyüklükteki bazı girişimlerin bu yöntemle yılda 300.000 avroya varan ekonomi sağlayabildiklerini ortaya koymuş.

Bazı uzmanlar geleceğin ekonomisinin bu kavrama oturacağını söylüyorlar.  Ne de olsa dünya nüfusu katlana katlana büyürken doğal kaynaklar da aynı hızla tükeniyor.  Örneğin 2030’da toprak altında kurşun kalmayacağı, bakır madenlerinin 2039’da, nikel madenlerinin ise 2048’de kapanacağı biliniyor.

Birkaç rakam daha verelim.  Fransa’da herkes bir yılda (ortalama olarak) 452 kilo atık üretiyor.  Eğer 1 ton kâğıdı geri kazanabilirseniz, 19 ağacı kesilmekten kurtarıyorsunuz.  Yeniden işlediğiniz her ton plastik 830 litre petrol kazandırıyor.

Ancak geri kazanılanı işlemek hayli kolay da, atıklara ulaşmak çok zor.  Firmalar yeterince atığa ulaşamıyor.  Oysa alüminyumu yeniden işlerseniz %95 daha az enerji harcıyorsunuz ve %90 daha az sera gazı salıyorsunuz.  Ama örneğin Amerikalılar her yıl 40 milyon alüminyum kutuyu çöpe atıyorlar.  Bu israfın değeri milyarlarca dolar tutuyor.

ATIK DAĞI

Zorluk nereden geliyor?  Geri kazanma süreci bir altyapı gerektiriyor.  Önce halkta bu bilinci geliştireceksiniz.  Daha sonra farklı atıklar için ayrı çöp kutuları düzeni kurup bunları kentinizde yaygınlaştıracaksınız.  Öyle ki, istekli kişi büyük zorluk çekmeden geri kazanmaya hizmet etsin.  Öte yandan bunları toplayıp bir araya getireceksiniz.  Eleyip temizleyeceksiniz.  Bu işlemleri yapanlar çöp kutularından bazen pis çocuk bezleri ya da ölü hayvanlar çıktığını söylüyorlar.  2 metre boyunda köpek balığının bile bu özel kutulara atıldığı görülmüş.  Bir de işlemleri ucuza ve uygun biçimde yürütebileceğiniz modern tesisler gerekiyor.

Bütün bunlar özel tesisler ve yatırım gerektiriyor.  Her zaman yeterli kaynak bulmak mümkün değil.  ABD’de bu sıkıntıyı çözümlemek için bazı büyük firmalar bir araya gelmişler ve “The Closed Loop” adını verdikleri bir fon oluşturmuşlar;  belediyelere ve geri kazanma şirketlerine sıfır faizli kredi veriyorlar.  Bu sayede kullanılabilecek atık oranı gittikçe artıyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 11.7.2015  /  Kaynaklar:  The Economist, 22.4.2015  –  Claire Aubé, Charles Giol, Challenges, 30.4.2015  –  Valeria Guerrieri, Worldwatch Institute bülteni, 11.5.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Ekoloji Politikası, Teknoloji içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Geri kazanımlı ekonomi de ne demek?

  1. ali dilber dedi ki:

    Atila, damadım olan genç yıllar önce Türkiye’de ilk başlatan olmuş. Kola/bira kutularının alüminyum olduğunu keşfedince onları toplatmaya başlamış. Şimdi bu konuda bir tesisi var.

  2. Atıkların yönetimi gibi büyük sorunun bir dalı olarak önemli bir yaklaşım.her çapta uygulama yaygın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s