Fatih Birol uyarıyor: “Gecikmeden yapmanız gerekenler var.”

Bu uyarı Uluslararası Enerji Ajansı’ndan (IEA) geliyor ve hükumetlere sesleniyor.  Uyarıyı kaleme alan da Fatih Birol.  Ana hatlarıyla uyarı şunları diyor:  “Tükenmez kaynaklı enerjiyi geliştirmeye daha fazla kaynak ayırmalısınız.  Kömür santrallarını artık durdurmalısınız.  Fosil kaynaklı enerjilere sağladığınız devlet desteklerine son vermelisiniz.”  22 hafta sonraki Paris toplantısına ön hazırlık anlamı taşıyan, ana ilkeleri anımsatan bir duyuru.

Ekogazete Fatih Birol’dan 5-6 kez söz etmişti.  Birol 19 yıldan beri IEA’da.  Hollanda, Polonya, Almanya, Avusturya, Fransa, ABD, Rusya ve Japonya’dan ona verilmiş devlet ödülleri ve nişanlar var.  (Buraya tıklarsanız onun yaşam öyküsüne ulaşabilirsiniz.  İki ay önce yayımlanan son raporu da burada.)  O zamanlar uluslararası ortamda büyük ağırlığı olan IEA’nın baş ekonomistiydi.  Ama artık konumu değişti, kurumun icra direktörü, yani patronu oldu.  Görevi önümüzdeki Eylül’de devralacak.

FATİH BİROL Aslında bu uyarı o kadar da yeni değil.  Fatih Birol IEA’nın bu politika çizgisini en az 3-4 yıldan beri tekrar tekrar ifade ediyor.  Bıkmadan, usanmadan.  Duymak istemeyen, sağır rolü oynayan kulaklara.

ENERJİ

IEA (F. Birol) 15 Haziran’da yayımladığı ve Paris toplantısına katkı getiren yeni raporunda, iklim değişimini en fazla tetikleyen sektörün üretimi (santrallar) ve kullanımıyla (endüstri, konutlar, ulaşım) enerji olduğuna dikkat çekiyor.  (Yeni rapora buradan ulaşabilirsiniz.)

Rapor “Korkmayın!  Ekonomi allak bullak olmaz!” demeye getiriyor.  “İşlerliği görülüp kanıtlanmış yepyeni teknolojiler var artık.  Bunları harekete geçirerek ve yapısal önlemler alarak 2020’ye kadar enerji sektörünün sera gazı salımını stabilize edebilir ve aşağıya çekebiliriz.”

Rapor beş hedef belirliyor:

  • Endüstride, binalarda ve ulaşımda enerji verimliliğini arttır
  • Kömür kaynaklı enerji santrallarını sınırla ve yenilerinin yapımını durdur
  • Tükenmez kaynaklı enerjilere yapılan yatırımları önümüzdeki 15 yıl içinde iki misline çıkar
  • Fosil kaynaklı yakıtlara verilen parasal destekleri giderek kes, bitir
  • Petrol ve doğalgaz üretiminde metan gazı salımını azalt

Bu tür önlemleri almada geç kalınırsa ağır maliyetlerin belireceğini de vurguluyor.

Fatih Birol ayrıca zengin ülkelerin gelişme çabası içindeki ülkelere destek olması gerektiğinin de üstünde duruyor.  İklim değişimiyle mücadelenin bir boyutunun yeryüzündeki 1,7 milyar insanı elektrikten uzak tutmak olamayacağını belirtiyor.  Sera gazı salmayan elektrik üretimini geliştirip yaygınlaştırmaları için bu ülkelere teknoloji transferi ve kaynak aktarımı yapılmasını istiyor.

(Bu noktada, 11 ay önceki bir Ekogazete yazısını anımsatalım.  Bunda NASA’nın bir gözleme uydusu geliştirdiğini, bununla yeryüzünün her köşesindeki sera gazı salımlarının saptanacağını, gözleme alanının üç metrekareye kadar ineceğini ve saniyede 24 ölçüm yapılacağını aktarmıştık.  Demek ki konu, giderek laf kalabalığında, kâğıt üstündeki boş ifadelerde kalmanın ötesinde somut bir alana kayıyor.  Yani ülkelerden “Şu noktanda, şu tesisinde aşırı salım yapılıyor!” gibisinden hesap da sorulabilecek.)

Atila Alpöge, Ekogazete, 4.7.2015  /  Kaynak:  Jean-Michel Bezat, Le Monde, 16.6.2015 – [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Enerji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s