Meme kanserinde DDT’nin parmak izi

Gençler bilmez.  Olsa olsa akıllarına bir Rus rock grubu gelir.  Ama 40-45 yaşının üstündekiler çok iyi anımsarlar DDT’yi.  Bizler için bir haşere ilacıydı.  Özellikle 1950’lerde, 1960’larda evlerin kralıydı.  Sinek, sivrisinek, bit, pire görüldü mü annelerimiz el pompasına bu ilacı doldurur, etrafa sıkarlardı.  Bizler bile pompayla sıkma oyunları oynardık.  Meğerse berbat sağlık sorunları yaratan bir kimyasalmış.

DDT KULLANIMI

Böyle olduğu halde, kimse umursamamış.  Öyle ki, İkinci Dünya Savaşı’nda ordular bit, pire belasından kurtulmak için askerlerin iç çamaşırlarının içine haşır huşur DDT sıkmışlar.  Buna benzer uygulamalar ülkemizde de görüldü.  Ne de olsa, bir iki kez sıktınız mı haşere kalmıyordu.

Ama bunun tehlikeleri?  Örneğin, Turgut Özal’ın ölümünden sonra patlayan söz dalaşı sırasında onun kanında DDT bulunduğu ileri sürüldü ve bu olgu suikast iddialarında kullanıldı.

Oysa bilim dünyası DDT’nin çok tehlikeli sağlık sonuçları olduğunu ta 1930’larda saptamış ve bu olguyu duyurup devlet yöneticilerini uyarmak için yıllarca çaba göstermiş.  Boşuna.  Daha da beteri, DDT çok önemli bir tarım ilacı olarak yıllar boyu kullanılmış.  Yaygın olarak.  En başarılı tarım ilacı niteliğini kazanarak.  Tarım ürünlerinin yapısına girerek ve beslenme zincirinde kendine bir yer edinerek.

DDT

Sonuçta bilim dünyasının çığlığı duyulur gibi olmuş ve 1970’lerde kullanımı ABD, Avrupa ülkeleri gibi bazı yerlerde yasaklanmış.  Türkiye de 1980’lerde “Eh, biz de yasaklayalım!” demiş.  Ama araştırmacılar DDT’nin ülkemizin tarımında hâlâ kullanıldığını, bu yasak ilacın hâlâ satıldığını söylüyorlar.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan kapsamlı bir araştırma konuya yepyeni ve çarpıcı bir ışık tutuyor.  Araştırmayı yürüten grubun yöneticisi Prof. Barbara Cohn.  Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nin Çocuk Sağlığı ve Gelişmesi Merkezi’nin başkanı.  Araştırma yazısını yayımlayan ise JCEM (The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism – 16.6.2015)

Araştırmacılar 1959-1967 arasında Kaliforniya hastanelerinde dünyaya gelmiş 20.000 çocuğun ayrıntılı doğum kayıtlarını elden geçirmişler;  annelerin doğum dönemindeki biyolojik özelliklerini didik didik etmişler.  Daha sonra da çocukların arasından kızların izini sürmüşler.  Temas ettiklerini iki gruba ayırmışlar:  52 yaşında meme kanseri olanlar ve olmayanlar.  Bir not:  52 yaşın önemi şurada;  o bölgedeki kadınların yoğun olarak kanser olmaya başladıkları yaş 62.  Yani, araştırmacılar erken kanser olaylarına eğilmişler.

İşin ilginci, annelerin kanlarını da inceleme olanağını bulmuşlar.  Çünkü doğum öncesinde alınmış olan kan örnekleri elli yıldan beri soğuk ortamda saklanmaktaymış.  Bu örneklerdeki DDT miktarını saptamışlar.

Ortaya çarpıcı bir sonuç çıkmış.  Kanında yüksek oranda DDT olan annelerin kızları, düşük DDT’li annelerin kızlarından dört misli daha fazla oranda meme kanseri oluyor.  (Burada yüksek dediğimiz DDT oranı, düşükten üç misli fazla.)  Demek ki, DDT ana rahminden bebeğe geçtiği zaman bile kanda çok uzun yıllar yaşamaya, var olmaya devam ediyor.  Sonra birdenbire bindiriyor.

Uzmanlar DDT’nin kolay kaybolmadığını, kirletilmiş doğada uzun yıllar sürekli varlığını sürdürdüğünü vurguluyorlar.  Üstelik denizlere karışmış olan DDT’nin bir bölümünün akıntılarla kutuplara taşındığı, oralarda buzullaştığı da biliniyor.  Başka bir deyişle, iklim değişimi sonucu kutuplardaki erimenin sonunda bunların yeniden denizlere karışacağı, balıkların sindirim sistemlerine yerleşeceği düşünülüyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 27.6.2015  /  Kaynak:  Stéphane Foucart, Le Monde, 18.6.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s