Din kurumları da, büyük şirketler de çevreci oldu

İklim değişimi gittikçe ilgi çekiyor ve olaya sahip çıkanların sayısı durmadan artıyor.  Öyle ki, beklenmeyen çevrelerin de neredeyse çevreci olduğunu görüyoruz.  En son katılım din kurumlarından geldi.  Büyük şirketler de bu çizgide örgütlenmeye başladılar.  “Hayırdır!” deyip kıs kıs gülmeyin ve bu gelişmeyi alaya almayın.  Çünkü bu ilginç gelişmenin somut, anlaşılır ve hak verilir nedenleri var.

Fransa’da 1 Temmuz günü belli başlı dinlerin (Fransa’daki) en üst düzeydeki resmi temsilcileri Başkan François Hollande’ı ziyaret edecekler ve ona birlikte hazırlayıp imzaladıkları bir duyuruyu sunacaklar.  Bu ziyarette Katolikler, Protestanlar, Müslümanlar, Ortodokslar, Museviler ve Budistler bulunacak.  Üstelik (anlaşılan) o gün birlikte oruç tutacaklar.  Bu girişimleri ile yıl sonunda Paris’te toplanacak olan iklim değişimi konulu büyük zirveye destek vermek istiyorlar.  Ülkeleri kötü gelişmeyi durdurma yolunda önlem almaya davet ediyorlar.

Bu kurumlar insanlığın ciddi bir krizle karşı karşıya olduğuna inanıyorlar.  “Ancak felaket çığırtkanlığı yapmakla yetinmemek gerekir.  Başka bir gelecek mümkün.  Bu geleceği oluşturmanın zamanı geldi artık.” diyorlar.  İnançlarının, kutsal kitaplarının ana temelinde ve özünde insanla doğa arasında yakın, iç içe, bütünleşmiş bir birliktelik olduğunu düşünüyorlar.  Belki de şimdiye kadar sürüp gitmiş ve insanı doğa ile çatışmaya itmiş gelişmelere fazla bir duyarlılık göstermemiş olduklarından endişe ediyorlar.  Onlara göre, iklim değişimi ağır bir adaletsizlik getiriyor, üstelik daha çok muhtaç kimseleri vuruyor.  Bu bakımdan iklim değişimini dert edinmek kutsal kitapların çerçevesi içine giren ahlaki bir meseledir.

Aynı anda Vatikan’da Papa François’nın da benzeri bir çıkış yapacağı biliniyor.  Hazırladığı bir “mektup”la bütün piskoposlara, hatta müminlere seslenecek ve onları göreve çağıracak.  “Bizler Tanrı’nın oluşturduğu Yaratılış’ın koruyucularıyız, bekçileriyiz.  Doğanın tahrip edilmesine göz yumamayız.” dercesine.

Din çevrelerinin bu tür çabaları yeni değil.  Birkaç yıldan beri bu çizgide çalışmalar yürütüyorlardı.  Ekogazete’de de bu konuda yazılar yer almıştı.

Şimdi gelelim büyük şirketlere.  20-21 Mayıs’ta Unesco’da bir toplantı yapıldı.  Bunda büyük şirketlerin patronları dahil yüzlerce girişimci bir araya geldi.  Katılımcılar küresel ısınmaya direnme, sera gazı salımlarını azaltma ve bu konuda hükümetlerle yakın işbirliğine girme yolundaki kararlılığı ifade ettiler.  Toplantıda petrol ve gaz şirketlerinden gelenler bile vardı.

Çevreci dernekler bu toplantıyı alaycı bir tonla karşıladı.  Hatta sinirlenerek.  “Hem tonlarca sera gazı salacaksın, hem de böyle bir toplantıya gelip boy göstereceksin!” diyerek.  Birileri çevrecileri bir kenara itip konuyu sahiplenmek mi istiyor?

Ancak gözlemciler bu şirketlerin eski tavırlarının değişmekte olduğunu söylüyorlar.  Yakın zamanlara kadar bu tür şirketler ekolojiyi ya ciddiye almıyorlardı, ya da çevreci söylemlerle mücadele ediyorlardı.  Birilerini (gizli ya da açık) finanse ederek…  Basını kontrol altında tutarak…  Karşı görüşleri yaydırarak…  Bir de “yeşile bürünerek” ortaya çıkanlar vardı.  Bunlar, sahte bir çevre korumacılıkla ürünlerinin doğa dostu olduğunu reklamlarında söyleyip duruyorlardı.

Yavaş yavaş anlamaya başladılar ki, bu eski yaklaşımın sonu yok artık.  Ekonomi değişiyor.  Değişmek zorunda.  Ekoloji endişesini ciddiye almayan kuruluşlar yatırımlarını koruyamayacaklar;  zamanla yaşam hakları kalmayacak, batacaklar.  Onların açısından en doğru yaklaşım son treni kaçırmadan kervana katılmak olacak.  “Ekoloji ile ekonomi birbirine kafiyeli!” diyen patronlar bile belirdi.  Yeni kavramakta oldukları bu gerçeğin ışığında işleyişlerinde ve üretimlerinde sera gazını azaltan radikal değişimlere yönelir oldular.

Bu gelişmeleri okuyunca, insan ülkemizdeki benzeri kuruluş temsilcilerinin nerelerde olduğunu düşünüyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 30.5.2015 /  Kaynaklar:  Cécile Chambraud, Le Monde, 23.5.2015 – Stéphanie Le Bars, Le Monde, 23.5.2015 – Claire Guélaud, Le Monde, 23.5.2015 – Global Footprint Network bülteni, 21.5.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s