Yemek artıklarını çöpe atmayın

Aslında, ‘atmayın’ yerine “Atmayacaksınız!” demek daha doğru.  İki gün önce, Fransız Millet Meclisi iktidar ve muhalefetin oybirliğiyle böyle bir yaklaşımı yasalaştırdı.  Fazla tartışma olmadan.  Bunun hedefi yemek üreten yerlerdi.  Örneğin hazır yemek yapımcıları ve büyükçe lokantalar.  Bunların özellikle 400 metrekareden büyük olanları.  Peki, yemek artmışsa ne olacak?  Hele paketlenmiş hazır yemeğin son kullanım tarihi geçmişse?

Leftovers

Leftovers

Çözümü zor bir mesele gibi duruyor.  Ama değişik yerlerde ilginç yöntemler belli bir zamandan beri kullanılıyormuş.  Hatta “Meclis bu konuda karar almakta gecikti.” diyenler bile var.  Bu yöntemlere göz atmayı biraz aşağıya bırakıp yeni yasanın kapsamına bakalım.

Şimdiye kadar ne oluyordu?  Lokantanızda günlük yemek yaptınız, ama günün sonunda pişirip kotardığınız bir şeyler kaldı.  Ya da hazır yemekçisiniz, iadeler geldi.  Ya da paketlenmiş hazır yemeğinizi satın almış mağaza geçerlilik tarihine kadar hepsini satamadı.  Ne olacak?  Eskiden yapacağınız (ve yasal olarak sizden istenen) tek şey bunları çöpe atmaktı.  Ama çöpe attığınız zaman da (bazı ülkelerde bu konuda kesin kurallar var) atıklarınızın üstüne çamaşır suyu dökmeniz gerekiyordu.  Kullanılmaz hale gelsinler diye.  Hem de bu ülkelerde doğru dürüst beslenemeyen, geceleri aç yatan binlerce, milyonlarca kimse varken.

Peki, şimdi ne yapacaksınız?  Atıklara sahip çıkacaksınız.  Bunları ya gübreye dönüştürülmeleri için bu işi yapan yerlere teslim edeceksiniz.  Ya da hayvanların besin maddesi olmalarını sağlayacaksınız.  Ya da, daha iyisi, yoksullara parasız yemek dağıtan aşevlerine vereceksiniz.  Yeni yasa bu tür yerlerin aşevi işleten örgütlü toplum kuruluşlarıyla uzun vadeli anlaşma yapmalarını zorunlu kılıyor.

Bu yasanın iyi karşılandığını söylemek gerek.  Çünkü istatistikler gösteriyor ki, Fransızlar bir yılda kişi başına 20-30 kilo yemeği çöpe gönderiyor.  Bu sarfiyatın ülke çapındaki toplamı 12-20 milyar avro kadar tutuyor.  Bu olgu anlaşılan o kadar can sıkmış ki, bu yasanın çıkması için yürütülen kampanyaya 200.000 kişi imza vermiş.

Şimdi de gelelim, orada burada zaten yürürlüğe konulmuş bazı uygulamalara.

  • Çarpık çurpuklara buyrun: Bazen sebze ve meyveler biçimleri bozuk ürüyor. Örneğin havuç iki bacaklı çıkıyor ya da patates ezik büzük. Eskiden bunlar (olgunlukları, tatları, tuzları yerinde olduğu halde) hemen çöpe atılırmış; satışa sunulmadan önce. Şimdi güler yüzlü, esprili bir afişin altında yarı fiyatına satılıyor.
  • Okullarda sıfır sarfiyat: Okul kantinlerinde ciddi bir atık sorunu var. Yemeğe gelen öğrencinin iki tabağına birden bol kepçe yemek konuyor. Öğrenci birini yiyor, ötekini belki yarıda bırakıyor. Bazı okullarda ise değişik bir uygulama var. Öğrenci tabağına ilk yemeği kendi alıyor. Onu yiyip bitirince tabağını getirip ikinciyi alıyor. İstediği kadar. Hem de birinci yemeği bitirip bitirmediği açıkça görülmüş oluyor. Uygulama çok başarılı olmuş; çünkü ülke çapındaki ortalamaya göre eskiden her yemekte çocuk başına 167 gram olan atık miktarı 10 grama düşmüş.
  • Sokaklarda buzdolabı: Berlin’de bir dernek sokaklara buzdolapları koymuş. Artan yemeği olanlar, istemedikleri yemeklerden vazgeçenler onları bu dolaplara koyuyorlar. İsteyen de gelip parasız pulsuz alıyor onları ve yiyor. Uygulama büyük başarı kazanmış.
  • Kontrol altında: Bir yerden paketlenmiş yiyecek maddesi aldınız. Tabii bir etiketi ve kodu var. Bunu buzdolabınıza koyarken etiketteki kodu tarayıp bilgisayarınıza aktarıyorsunuz ve bunu Checkfood adlı bilgisayar uygulamasına yüklüyorsunuz. Checkfood size zaman zaman bilgi yolluyor, ‘bozulmasına iki gün kaldı’ gibi uyarıyor.
  • Bozukların bayramı: Biçimi bozuk ya da süresi az kalmış yiyecekleri değerlendirme şöleni. Çok değişik yerlere yayılmış sayısız dernek zaman zaman bir şölen düzenliyor. Bunlara isteyen katılıyor. Bir yandan müzik çalıyor, öte yandan da elbirliğiyle, işe yaramaz denmiş malzemeyle (çorba, salata benzeri basit) yiyecekler yapılıyor. Sonra bunlar aşevlerine dağıtılıyor. Disco Soupe diye adlandırılmış olan bu bayram 10 ülkede 86 kentte yapılıyor. Böylece 25 ton sebze ve meyve çöpe atılmaktan kurtulmuş.
  • Topla-dağıt: Paris’te bir gönüllüler derneği Çarşamba ve Cuma günleri kenti tarıyor, lokantalardan artıkları topluyor ve bunları aşevi çalıştıran başka gönüllü kuruluşlara dağıtıyor.

Atila Alpöge, Ekogazete, 23.5.2015 /  Kaynaklar:  Anais Thiébaux, Le Parisien, 22.5.2015 – Le Parisien, 21.5.2015 – Le Parisien, 18.2.2015. [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s