İklim değişimi geldi, soframıza oturdu

Birileri “iklim değişikliği” diyor buna.  “Gelip geçer, boş verin!” der gibi.  Ama kalıcı sonuçları olan bir durumla karşı karşıyayız.  Yaşam biçimimizi, alışkanlıklarımızı, neyi üretip nasıl tükettiğimizi kökten değiştirecek bir olay.  Bu yüzden “iklim değişimi” demek gerekiyor.  Nitekim soframıza koyduğumuz besin maddeleri bile başkalaşıp değişim geçiriyor artık.  Avustralya Melbourne Üniversitesi’nin bir araştırması bunu açıkça ortaya koymuş.

12 araştırmacının katkıda bulunduğu 38 sayfalık rapor (adı, Appetite for Change) beslenme düzenimize kaynak olan 52 maddeyi iklim değişiminin ışığı altında incelemiş.  Süzgeçten geçirilen bu bitkilerin bazılarını listeleyelim:  Avokado, badem, buğday, domates, elma, erik, havuç, lahana, limon, mısır, muz, patates, patlıcan, portakal, pirinç, salatalık, soğan, şeftali, üzüm, zeytin.  Liste balı, tavuğu, sığırı, koyunu da içeriyor.

LAHANA

Araştırmacılar her birinin temel özelliklerini didiklemişler.  Nasıl büyürler?  Ne zaman?  Hangi koşullarda?  Isıya, suya ne ölçüde ve ne zaman gereksinim duyarlar?  İklim değişiminin getireceği koşullar bunları nasıl etkiler?  Örneğin küresel ısınma, kuraklığın artması, aşırı yağışlar, beklenmedik fırtınalar ne sonuçlar üretir, neleri tetikler?  Besin değerleri ve tatları ne ölçüde farklılaşır?

Örneğin aşırı sıcak dalgalarının hayvanların süt üretimini %40 oranında azalttığını görmüşler.  Örneğin yağışlarda ortaya çıkacak %20’lik azalma otlakların verimini %15 oranında etkiliyormuş.  Ortaya çıkan görünümden anlaşılıyor ki, bazı besin maddeleri daha az üretilebiliyor olacak.  Ayrıca damağımızda eski tadı bulamayacağız.  Araştırmacılar havucun dokusu bozulabilir, soğan küçülebilir, patlıcanın bildiğimiz biçimi bozulabilir, diyorlar.

Başka bir örnek “Arabica kahve”.  İklim değişiminin, önümüzdeki 30-40 yıl içinde, bu değerli ağacın yetiştiği toprakların verimini aşırı ölçüde etkileyeceği biliniyor.  Avustralya’daki bağcılar kuraklık nedeniyle üzümde ve şarapta büyük zararlar yaşayacaklarından korkuyorlar.

Araştırmadan özetleyerek kısa bir örnek verelim.  Konu badem.  “Badem sıcak, kuru yaz ve ılımlı, yağışlı kış ister.  Kışın beliren soğuk dalgaları baharın ilk günlerinde çiçek açmasını kolaylaştırır.  Bunda gecikme ise bademi sıcak havalarda çiçeklenmeye zorlar;  yani yeterince olgunlaşamaz.  Bir de, badem ağacı geceleri bir hayli su yitirir.  Hava sıcaksa su kaybı çok artar.  Sonuçta kalite ve ürün miktarında azalma görülür.”

Tabii, ufukta belirmeye başlayan bu manzaranın başka bir boyutu daha var:  besin maddelerinde üretim azalması, yani fiyat artışları.  Üstelik dünya nüfusunda yaşanan sürekli artış da ayrı bir etken olarak devreye girecek.

Atila Alpöge, Ekogazete, 25.4.2015 /  Kaynak:  Katie Valentine, Thinkprogress, 17.3.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Sağlık - Beslenme, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s