Etyemez mi olmalı? Etsever mi?

Bu, çevresel endişeler taşıyan çoğu kişi için “To be or not to be?” benzeri bir soru.  Kolay bir yanıtı yok;  çünkü çok yönlü, tartışmalı boyutları var.  Örneğin, etyemez (vejetaryen) kişilerin yanında “vegan” olanlar da var.  Yani et, yumurta, süt gibi hayvansal gıda maddelerini ve deri, yün benzeri ürünleri toptan reddedenler.  Gelin de, çıkın işin içinden.

ETYEMEZ 01

Konuya yalnızca ekoloji açısından eğilirsek şu tür suçlamalar çıkıyor ortaya:

  • Hayvancılık sera gazlarının %18’ini üretiyor. Bu, ulaşım sisteminin tamamının saldığından daha fazla. Ayrıca çıkan gaz, metan; Metan iklim değişimini karbondioksite göre 86 misli etkiliyor.
  • Meksika’da açlıktan kırılan köylüler var. Çünkü bereketli araziler besin maddesi üretmeye değil, hayvan otlatmaya kullanılıyor. Et yemek zenginlerin kaprisi.
  • Hayvancılık kalori hırsızı. Bir hayvanı beslerken ona “1” kalori kazandırmak için “7” bitkisel kalori harcanıyor.
  • 1 kilo sığır eti elde etmek için 15.500 litre su tüketiliyor.
  • Dünyadaki ekilebilecek arazilerin %70’i hayvancılığa bırakılmış durumda.
  • Hayvan beslemeye yer açmak için durmadan (örneğin Amazonlarda) ormanlar yok ediliyor.
  • Dünyada et tüketimi 1950’lere göre 4 kat arttı. (Bu ve benzeri verilere ulaşmak için buraya tıklayıp –Fransızca- videoyu izleyebilirsiniz.)

ETYEMEZ 02

Bu veriler de şöyle bir tartışmaya yol açıyor:

  • Bir dakika, bir dakika. Hayvancılık başka, hayvan beslemek başka. Evet, hayvancılık giderek endüstriyel oldu. Azman bir ekonomik etkinlik oldu. Kocaman bir hangara üst üste tıkılmış hayvanları adeta zorla beslemeye dayanan hayvancılık, bunların kendi başlarına arazide beslendiği hayvancılığa göre ekolojik açıdan kat kat zararlı.
  • Evet, ama toprak durmadan sera gazı depoluyor. Hayvanın bunu eşelemesi kontrol altına alınmış gazları atmosfere salıyor.
  • Toprak gaz depolamaya yarayacaksa en iyisi oraları ormana dönüştürün. Ormanlar bin kat yararlı.
  • Unutmayın, hayvanlar tarım yapılamayacak alanlara, dik bayırlara, uygunsuz yerlere girip beslenebiliyor. Böylece oralarda yaşamı geliştirme olanağı getiriyor
  • Bu söylemlerle neye hizmet ettiğinizin farkında mısınız? “In vitro” yani yapay, laboratuvarda yapılmış et üretimini farkında olmadan destekliyorsunuz. Bu teknoloji mevcut. 2 yıl önce ilk yapay eti yiyen bir bilim insanını gördük televizyonlarda. Mc Donald’s gibi yerler heyecanla bekliyor o günleri. İleride o kapı açılınca Monsanto gibi yerler bayram edecek.

Anlaşılan hayli çapraşık bir tartışma bu.

Atila Alpöge, Ekogazete, 11.4.2015 /  Kaynak:  Marie Astier, Reporterre, 4.4.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s