Çocukları içeride bırakmayalım

Bu, Amerikan Temsilciler Meclisi’ne yeni sunulmuş bir yasa tasarısının adı.  Amacı okullarda doğayla ilgili derslerin sınıflarda değil, bahçelerde, parklarda, ormanlarda verilmesini desteklemek.  Öğrencinin ağaçları, bitkileri, çiçekleri, kelebekleri, sincapları sınıfın dört duvarı içinde laf dinleyerek, resimlere bakarak öğrenmesi yerine, açıklık yerlerde onları canlı canlı görerek tanımasını sağlamak.  Başka bir deyişle, çocukta doğanın parçası olma bilincini geliştirmek.

ÖĞRENCİLER-1

Bu yasanın resmi adı şöyle:  “No Child Left Inside Act”.  Biri Demokrat Parti’den, öteki Cumhuriyetçi Parti’den iki milletvekili el ele verip bu tasarıyı hazırlamışlar.  35 temsilciye de imzalatmışlar.

Yasanın özü basit.  Bir okul ya da bir öğretmen bu tür dersleri açık havada yapan bir eğitim programı geliştirirse onlara Federal bütçeden fon sağlanıyor.  Mecburiyet yaratmadan.  İsteğe bağlı olarak.  Yasa ayrıca eyaletleri çevre eğitimi konusunda cesaretlendirmeyi hedef alıyor.  Öyle anlaşılıyor ki, 48 eyalet daha şimdiden bu anlamdaki programları geliştirip uygulama yoluna girmiş.

Taslağı hazırlayanlar “Çocukluğumuzda doğayla haşır neşirdik.  Çevremizdeki bitkilerin, hayvanların, balıkların, havanın, suyun ayrılmaz bir parçası olduğumuzu düşünürdük.” diyorlar.  “Doğrusu da bu.  Çocukları doğadan kopuk olarak, doğa diye bir şey yokmuş gibi büyütmek marifet değil.”

Aslında bu girişimin özünde çok eski bir çaba var:  “Orman Okulları” hareketi.  Bunun başlangıcı 1920’lere kadar gidiyor.  Amerika’daki bir örnekten sonra Kuzey Avrupa ülkelerinde hızla gelişiyor.  Daha sonra İngiltere’de de örnekleri görülüyor.  [Ekogazete’nin bir yıl önceki bir sayısında bu hareketi ayrıntılarıyla işlemiştik.  Ayrıca Finlandiya’da bu alanda çalışan bir genç kızımızdan, (Boğaziçi Üniversitesi mezunu) Gaye Amus’tan söz etmiştik.]

Amerika’da bu hareket on yıl önce yeniden tetikleniyor.  Richard Louv’un “Last Child in the Woods” adıyla yayımladığı kitap büyük yankı yaratıyor ve yılın kitabı seçiliyor.  Binlerce satış yaparak.  Louv günümüzdeki yaşamın ve eğitim sisteminin çocuğu doğadan kopardığına işaret ediyor.  Bunun çocukta “doğa eksikliği bozukluğu” (nature deficit disorder) diye adlandırdığı ve ciddi sonuçları olan rahatsızlıklar dizisi yarattığını ileri sürüyor.  Obeziteye, dikkat bozukluğuna, depresyona giden boyutlarıyla.

ÖĞRENCİLER-2 Bu konularda duyarlılık gösterenlerin üzerinde durdukları başka bir nokta var:  “Bizlerin, yaşını başını almışların bugün doğayı tahrip etmesinin ve iklim değişimine neden olmasının bedelini ileri yıllarda çocuklar ödeyecek.  Onları şimdiden öyle bir dünyaya hazırlamak ve bu gelişmeye karşı bilinç yaratmak bir vicdan borcudur.”

Atila Alpöge, Ekogazete, 14.3.2015 /  Kaynak:  Katie Valentine, Thinkprogress, 12.2.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular, Ormanlar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Çocukları içeride bırakmayalım

  1. Geri bildirim: SANIRSIN KÖY ENSTİTÜLERİ | ESNAFTURK.ORG / DÜNYANIN ESNAF SİTESİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s