Tek başına bir ağaç ve hüzün dolu öyküsü

İki hafta önce Ekogazete Avrupa Ağaç Yarışması’ndan söz etmişti.  Buna bir dosttan katkı geldi.  Eski bir olay aslında, ama olsun.  Ağaçların insanlık kültüründeki yerini vurgulayan bir öykü.  Afrika çöllerinin ortasında tek başına, bir simge gibi, varlığını sürdürmüş bir ağaç söz konusu..  Yöre halkı onu adeta kutsal saymış.  Ama sonu hüzünlü (adeta mantık dışı) bitmiş öykünün.

Afrika’da (bölgedeki Berber halkın deyimiyle) Tirini’deyiz.  (Batılılar Ténéré diyor buraya.)  300 yıl önce buraları yeşillik ve ağaçlıkmış.  Bu ağaçlardan biri de bizim söz konusu ettiğimiz ağaç.  Zamanla Büyük Sahra buralara yavaş yavaş yayılmış.  Kuraklık sonucu yeşillikler yok olmuş, ağaçlar ölmüş.  Bir tek ağaç, bir akasya ayakta kalabilmiş.  35 metre aşağılara kadar uzanan köklerinin beslendiği su kaynakları sayesinde.  Bulabileceğiniz en yakın ağaç 400 kilometre ötedeymiş.

AĞAÇ-01

Sonsuz çölün ortasında bir bayrak gibi, bir anıt gibi dikilen bu akasya Sahra’yı geçen, mal taşıyan ya da Hacca giden deve kervanlarını çekmeye başlamış kendine.  Onların uğrak yeri, mola yeri olmuş.  Varlığı, derinlerde su olduğuna tanıklık ettiği için birileri yanı başına kuyu bile açmış.  Akasya’ya “Tirini Ağacı” adı takılmış.  Şaşkınlıkla, hayranlıkla söz edilir olmuş.  Halk arasında bir mucize, tanrının armağanı diye kabul edilmiş.  Coğrafyacılar, seyyahlar Büyük Sahra haritalarında bir yön göstergesi gibi ona yer vermiş.

Eh, tabii zamanla deve kervanlarının yerini kamyonlar almış.  Bunların şoförleri de buraya ağaca saygılarından değil, su için gelir olmuşlar.  Ve 1973’ün Kasım ayında Libyalı bir kamyon şoförü de buraya yönelmiş.  Zil zurna sarhoş durumda.  Gelmiş, gelmiş ve bütün hızıyla ağaca toslamış.  Bizim akasyayı kökünden sökerek.  Koca çölde kamyonuyla gidecek başka bir nokta yokmuş gibi.

Nijer hükümeti ölmüş, kurumuş ağacı törenle alıp başkent Niamey’deki Ulusal Müze’ye taşımış ve orada ona özel bir yer oluşturmuş.

AĞAÇ-02 Daha sonra, Akasya’nın ölümünün yıldönümünde de bu simge ağacı anmak için pul oluşturmuşlar.

AĞAÇ-03 Atila Alpöge, Ekogazete, 7.3.2015  /  Kaynak:  Ilan Selinger, Knowledgenuts, 30.9.2013.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

 

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Tek başına bir ağaç ve hüzün dolu öyküsü

  1. umur gürsoy dedi ki:

    Yaklaşık on yıl önce Domaniç çevresinde yaptığım bir gezide aklımda kalmıştı. Sonra internettten taradım. bizde de benzer ağaçlar var, Bunlardan birisi de Domaniç’in Domur Köyündeki Mızık Çamı. Bilgiyi bağlantıdan okuyabilirsiniz: http://ekremcelik.tr.gg/Tarihi-Mekanlar.htm . Bu (sanırım) köyde ayrıca hayran kaldığım ve üzerinde hiç turistik çalışma yapılmayan köyün ortasından kaynayan bir doğa harikası kaynak var: Sarıkız olabilir. Bir dere büyüklüğünde su köyün ortasından çıkıp evlerin arasından ovaya doğru akıp gider..Ama internette bu durumu anlatan güzel bir fotoğrafını ve yer imini bulamadım. Bu yüzen kesin bir köy adı veremiyorum. Çünkü suyu soğuktur. Bir iki internet kaynağında Sarıkız suyunun sıcak olduğu ve yarala iyi geldiği yazıyor. Benim anlatmak istediğim böyle bir kaynak değil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s