Düşey ormandan sonra şimdi sıra düşey tarımda

İki hafta önce “düşey orman” diye ortaya çıkmış bir binadan söz etmiştik.  Balkonları ağaç, çiçek, sarmaşık doluydu.  Şimdi gündemde “düşey tarım” var.  Bunun mantığı hayli basit:  “Meyve, sebze yetiştirmeyi kentin merkezine getir.  Hem taşıma, stoklama maliyetini azaltırsın, hem de ekolojik yerleşme yaratırsın.”  Böyle ifade edince ilkel duruyor bu görüş.  Ancak ciddiye alınması gereken boyutları var.

“Düşey tarım” pratikte nasıl bir şey ki?  Bunun ne olduğunu somut olarak aşağıda göreceğiz.  Ama önce, meselenin esasını koyalım ortaya.

Kavramın savunucuları şöyle diyor:  Bugünkü eğilimleri inceleyen bilimsel çalışmalar gösteriyor ki, 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun %80’i kentsel ortamlara yığılmış olacak.  Ama aynı dönem içinde toplam nüfus en az 2 milyar (belki de 3 milyar) artacak.  Bu artışı beslemek için %15, %25 daha fazla besin maddesi gerekecek.  Peki, bu talebe nasıl yanıt verilecek?  Tarımsal alanların hemen hepsi kullanılıyor şimdi.  Üstelik şu anda Afrika’da, Asya’da milyarlarca insan aç.  Doğru dürüst beslenemiyorlar.  Bu koşullarda nasıl bir ortam çıkacak ortaya?  Beslenmek için kavga eden, dövüşen, çılgınca savaşan bir insanlık mı?

“Tarımı kentin merkezine getir!” görüşü işte bu endişeden kaynaklanıyor.  Söz konusu olan özel yapılmış, kat üstüne kat yükselen binalarda sebze, meyve yetiştirmek.  Ya da bina duvarlarını tarım için kullanmak.  Çatıları da.

KENTSEL TARIM

Kavram belki yüz yıldan beri konuşuluyormuş.  Ama ilk pratik gerçekleştirme Singapur’da ortaya çıkmış.  Bu ilk girişimin makul bir nedeni de var.  Singapur çok sınırlı bir yerleşme.  Büyüklüğü İstanbul’da Haliç’in doğusundaki alanın topu topu üç misli.  Burada 5 milyon kişi yaşıyor.  Üst üste.  Tıkış tıkış.  Kentin kendini beslemesi olanaksız. Bu nedenle beslenme malzemelerinin %90’ı başka ülkelerden geliyor.  Bu ortamda çaresiz “düşeyleşme” yoluna gitmişler.

Mümkün olduğu kadar kendine yeterli olmak isteyen Singapur yönetimi bu amaçla 3-4 katlı özel binalar yaptırmış.  Birçok bina.  Hepsinin duvarları camlı.  Adeta birer sera.  Her katın yüksekliği 6 metre.  Bunlara “A” biçimli alüminyum kuleler yerleştirmişler.  Her birinde 20 kadar raf var.  Kuleler saniyede 1 milimetre hızla oldukları yerde dönüyorlar.  Amaç her yeşilliğe eşit miktarda güneş ışığı ve su sağlamak.  Su ise büyük ölçüde biriktirilmiş yağmur sularından geliyor.

Sistemin savunmasını yapanlar “Yatay tarıma göre 4-5 misli daha fazla ürün alıyoruz.  Kötü hava koşullarından etkilenmiyoruz.” diyorlar.  Ürün sürekli kontrol altında.  Hepsi organik.  Üstelik taşıma maliyeti ve yoldaki çürümeler, bozulmalar sıfır;  çünkü mal adeta yerinde taze taze satılıyor.  Yani, girişim temelde ekolojik.

Orada, burada sayısız kent ve ülke konuya yakın ilgi duyuyor.  Konuşuyor, tartışıyor, araştırıyor.  Örneğin, Şikago, New York, Los Angeles, Toronto, Paris, Şangay, Pekin, Abu Dabi, Dubai…

Ama bu yaklaşıma eleştiri getiren bilim insanları ve araştırmacılar da var tabii.  Bazıları değerli kent arazilerini bu amaçla kapatmanın yüksek maliyetine işaret ediyor.  Diğerleri beslenme sisteminde ulaştırma ve stoklama maliyetlerinin büyük ağırlık taşımadığını ileri sürüyor.  Önerilen bu düzenin çok fazla enerji kullandığını ve adeta petrole dayalı bir yaklaşımı pompaladığını söyleyenler var.  Kimin haklı olduğunu zaman gösterecek.

Son bir, iki not:  Bu yaklaşımın hızlı bayraktarlığını uzun yıllardan beri Dickson Despommier yapıyor.  Columbia Üniversitesi’nin çevreci profesörlerinden biri.  Kitapları var.  Ödüller kazanmış.  Onun dünyasına buradan erişebilirsiniz.

Öte yandan Singapur deneyimine göz atmak isterseniz buraya tıklayın.

Atila Alpöge, Ekogazete, 7.2.2015 /  Kaynak: [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgiyi de olduğu gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

 

 

Reklamlar
Bu yazı Kentler, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s