Kimyasallara dur deme zamanı geldi

“Ekogazete kimyasallarla bozdu” diyeceksiniz.  Nitekim geçen hafta ana karnındaki bebelerin beynini zedeleyen kimyasalları işlemiştik.  Bu kez konu başka.  Kuzey Avrupa ülkeleri kimyasalların zararlarıyla ilgili sert bir çıkış yaptı.  Hatta İsveç Avrupa Birliği’ni mahkemeye vermeye yöneldi.  Tehlike burnumuzun dibinde.  Banyolarımızda, mutfaklarımızda.  Her gün kullandığımız çeşitli malzemeler bizleri yaşamsal sorunların göbeğine atıyor.  Örneğin erkeklerin üreme kapasitesini kısıtlıyor.

Sözünü ettiğimiz çıkış “Kuzey Avrupa Konsey”inden geldi.  (The Nordic Council)  Konsey Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç parlamentolarından seçilmiş 87 temsilciden oluşuyor.  Ayrıca Estonya, Letonya ve Litvanya gözlemci olarak bu konseyde yer alıyor.

Konseyin üzerinde durduğu kimyasallar adeta hormon taklidi yapıyorlar.  Başka bir deyişle, bedenimizin işleyişine müdahale ederek yapay hormon yüklemesi oluşturuyorlar.  Böylece bazı doğal işlevlerin daha iyi çalışmasını sağlama iddiası taşıyorlar.  Ama bedenimizin doğal hormonlarını üreten salgıbezlerini zedeliyorlar.  Bu nedenle bu tür kimyasallar “salgıbezi bozan” kimyasallar (ya da endokrin bozucular) diye adlandırılıyor.

Bunlar nelerde var?  Kozmetikler, şampuan ve sabun gibi özbakım malzemeleri, diş macunları, taraklar, ter önleyiciler, bazı ilaçlar, plastik maddeler ve hatta tarım ilaçları.

ÖZBAKIM03

Bunların zararlı etkisi çarpıcı biçimde erkeklerde kendini gösteriyor.  Özellikle testislerde (erbezinde, yumurtalıkta).  Erbezi hem erkek olarak gelişmeyi destekleyen hormonları salgılıyor, hem de çocuk sahibi olmayı sağlıyor.  Bunun çalışmasını bozan dış etkiler olunca orada kanser gelişebiliyor ya da üreme yeteneği yok oluyor.  Ve benzeri bozukluk ve hastalıklar görülüyor.  Doğal yaşam üzerinde de (hayvanlarda, bitkilerde) tahribat yaratıyor bu kimyasallar.

Kuzey Avrupa Konseyi yayımladığı raporda bu tür kimyasalların zararlı etkilerinin AB üyesi ülkelerin sağlık bütçelerinde 600 milyon avroya varan bir yük yarattığını belirtiyor.  Konsey raporunu “Eyleme Geçmemenin Bedeli” diye adlandırmış.  Bunda Avrupa Birliği adeta suçlanıyor.  Gereken politikaların oluşturulmaması, önlemlerin alınmaması, kesin yasaklamaların getirilmemesi nedeniyle.  Konsey, AB’yi kimya endüstrisinin lobi çalışmalarına fazla açık olmakla, onların çıkarlarına yakın yer almakla da suçluyor.

Kimya endüstrisini sözcüleri, tabii, hemen karşı saldırıya geçtiler.  Konunun bilimsel olarak yeterince belirlenmemiş olduğunu, yeni araştırmaların yapılması gerektiğini ileri sürdüler.   Zaten etkileri altında tuttukları basın da böyle anlarda, bu tür konular gündeme geldiği zaman aynı görüşe vurgu yapıyor.  (Ülkemizin basınında bile bu yaklaşım göze çarpabiliyor.)  Gözlemciler endüstrinin bu taktiğinin arkasında zaman kazanma düşüncesinin yattığını belirtiyorlar.

Oysa Birleşmiş Milletler Çevre Programı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012’de ortaklaşa yayımladıkları bir rapor bu konunun önemini ve ivediliğini açıkça ifade etmişti.

Atila Alpöge, Ekogazete, 27.12.2014 /  Kaynak: Damian Carrington, The Guardian, 2.12.2014  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s