Gürültü kirliliği bir çevre sorunu mudur?

İklim değişimiyle, nükleer santrallarla, kesilen ağaçlarla, yok edilen yeşil alanlarla, öldürülen hayvanlarla, eriyen buzullarla uğraşırken gürültü de nereden çıktı, diyebilirsiniz.  Tamam da, eğer konu, büyük boyutlu davaların yanında insanca bir yaşam ortamı oluşturup, buna sahip çıkmaksa niye ses kirliliği de gündem konusu olmasın?  Bunu ciddi bir sorun olarak gören yerler de var, dert edinmeyenler de.

Dert edinenlere bir örnek verelim:  Paris’teyiz.  Burada yirmi yıldan beri uygulanan bir düzen söz konusu.  Kentin polis örgütü içinde görevi yalnızca ses kirliğine odaklanan bir birim var.  Burada yirmi kadar görevli çalışıyor.  Özellikle geceleri, şikâyet gelince devreye giriyorlar.

GÜRÜLTÜ Her türlü gürültü için.  Komşunuzda sürüp giden karı-koca kavgası mı var?  Gençler gece yarısı müziği sonuna kadar açıp eğleniyor mu?  Gündüzleri nakliye yapanlar sesleriyle mahalleyi ayağa mı kaldırıyor?  Yandaki dairede durmadan havlayan bir köpek mi var?  Mahalledeki eğlence yeri sürekli bir gürültü kaynağı mı?  Sokakta sarhoşların kavgası mı söz konusu?  Bir görevli en kısa zamanda size ulaşıyor, şikâyetinizi not ediyor, gürültü kaynağını araştırıyor, gerekince gürültü düzeyini ölçüyor ve karşı tarafı uyarıyor.  Sonuç alamazsa ya ceza yazıyor ya da konuyu yargı sistemine aktarıyor.

Başka bir deyişle, yasal olarak kabul edilen ses düzeyleri var.  Bunları konumlarına ve saatlerine göre aşmak kabul görmüyor.  Konuyu uzatmadan Paris Emniyet Müdürlüğü’nün bu çerçeve içinde oluşturduğu düzene gönderme yapalım.  Şu adrese girecek olursanız tanımlanmış olan sistemin ayrıntılarını görebilirsiniz.

Bu noktada tam tersi bir örnek verelim.  İstanbul’un seçkin mahallelerinden birinde bir eğlence yeri var.  Özellikle iyi havalarda bütün kapı ve pencerelerini havalansın diye ardına kadar açıyor.  İçerideki müziğin gürültüsü bütün mahalleye yayılıyor.  Gece yarısından sonra saat 3.00’e, 4.00’e kadar.  Duruma müdahale etmek isteyenler imza toplamak amacıyla çevrede yerleşik olanlara başvurduklarında şöyle bir tepkiyle karşılaşmışlar:  “Aman, sakın ha!  Ben imza vermem!  Orası mafyanın elinde.  Şikâyet olursa insanı vurdururlar.”  Bir kişi cesaretli çıkmış ve dilekçe vermiş.  Bir görevli gelip onun kapısına dayanmış:  “Sen hasta mısın, nesin?  Senden başka yakınan yok!” demiş.  Tek resmi tepki bu olmuş.

Atila Alpöge, Ekogazete, 6.12.2014 /  Kaynak: Joséfa Lopez, Le Monde, 6.11.2014.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular, Kentler içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Gürültü kirliliği bir çevre sorunu mudur?

  1. Metin Gürman dedi ki:

    Tüm organlarıyla gerçek bir Devlet olmayan yerde dizi dizi mafyaların oluşması çok doğaldır. Ülkemizde artık polis ve askerin giremediği yerler oluşmaktadır.. Böyle bir durumda “gürültü kirliliği kavramı” bile biraz komik kaçar gibime geliyor…
    Ben bu ülkede yaşadığım için, mecburen ülkemin şartları içinde düşünüyorum..
    Metin Gürman.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s