Orada burada iyi şeyler oluyor

Çevreye sahip çıkmak isteyenlerin genel bir derdi var:  durmadan üzüntü verici konularla boğuşmak, hep “Hayır!” diyerek rezaletlere karşı çıkmak.  Olumsuzlukların at koşturduğu böyle bir ortam kişiyi çaresizliğe sürükleyebiliyor.  Hatta mücadeleden vazgeçirebiliyor.  Üstelik bazı çevreler bu ruh halini bilinçli olarak tezgâhlıyorlar.  “İklim değişimine zaten bir şey yapılamaz.  Bırakalım, her şey olduğu gibi kalsın!” düşüncesini yaymak için.

Yürütülmüş bazı kamuoyu araştırmaları gösteriyor ki, halk karşılaştığı ya da duyduğu çevre rezaletlerinden olumsuz yönde etkileniyor, umutsuzluğa kapılıyor.  Giderek umursamazlığa, kaderciliğe sürükleniyor.  Dolayısıyla sesini yükseltip politikacıya baskı yapmaya özenmiyor.  Daha da ötesi, kendi yaşamında sera gazı salımını azaltabileceği girişimlere kalkışmıyor.  Öte yandan, gene araştırmalar belirtiyor ki, olumlu, başarılı ve sonuç vermiş güzel girişimleri duyunca “Meğerse mümkünmüş!” deyip heveslenebiliyor.  Yale Üniversitesi’nde yürütülmüş yeni bir çalışma da aynı olguyu vurguluyor.  Demek ki “Mümkünmüş!” söylemini sürekli ayakta tutmak gerekiyor.

Kendine “10:10” adını takmış bir kuruluş var.  İklim değişimi konusunda uğraşı veriyor.  Birçok ülkeyle ilişki kurmuş ve yüz bini aşan üye edinmiş.  Bir de “#itshappening” dedikleri bir proje başlatmış.  Bunda dünyanın dört bir yanında gerçekleşen olumlu gelişmeleri yakından izliyor, bunları örnek olarak sergiliyor.  Amaç iklim değişimi olgusunda yenilmişlik, kadercilik, çaresizlik duygularını kırmak.  Cesaret vermek.  Teşvik etmek.

Gelin, bu projenin verdiği örneklerden bazılarına şöyle bir göz atalım.  İlk kaynağımız BBC.  25 Haziran 2014 tarihli bir haber.  Türkiye’de hayvan otlatmaya giden bazı köylüler dağlarda, tepelerde internete girebilmek için bir yol bulmuşlar.  Eşeklerinin üstüne bir güneş paneli yerleştiriyorlar ve bilgisayara elektrik sağlıyorlar.

TT01

İspanya’da rüzgâr kaynaklı enerji almış başını gidiyor.  Ülkenin elektrik gereksiniminin %20,9’u rüzgârdan elde ediliyor.  Bu, ülkenin en önde gelen enerji kaynağı oldu.  Nükleerden bile daha fazla.

TT04

Filipinler’de ücra bir yerdeki köyün elektriği yoktu.  Köylüler bir araya gelip kolları sıvadılar ve derelerinden elektrik üretmeye başladılar.

TT05

Meksiko’da ulaşım sistemi radikal olarak değişiyor.  Otomobile alternatif olan sistemler öncelik kazanıyor.

TT06 Haiti’de bir hastane bütün enerjisini damındaki 1.800 güneş panelinden elde ediyor.  Eskiden sık sık yaşanan elektrik kesintileri çeşitli sıkıntılar yaratırdı.  Artık bu çile bitti.

TT09 Manila’daki taksiler eskiden gazla çalışırdı.  Şimdi elektrikli oldular.  Bu sayede kent yılda 260.000 ton daha az CO2 salıyor havaya.

TT11

Barselona’daki bütün yüzme havuzları artık güneş enerjisiyle ısıtılıyor.

TT14 Yukarıdakiler yalnızca birkaç örnek.  Siteye giderseniz sayısız uygulama görebilirsiniz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 22.11.2014 /  Kaynak: Mal Chadwick, The Guardian, 29.10.2014.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynağı) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

 

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Enerji, Ulaşım, Yenilenir enerji, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s