Silahlı kuvvetlerin yeni gündemi: İklim değişimi

“Durup dururken, Ekogazete ordulara, askerliğe niye girdi?” diyeceksiniz. “Bunun ekolojiyle ne ilgisi var?”  Haklısınız.  Ama öyle anlaşılıyor ki, ekolojiye silahlı kuvvetler girmiş bile.  İklim değişimi olgusu ulusal savunma stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiş.  Pentagon diye bilinen ABD Genelkurmay Başkanlığı silah sistemlerini, eğitim programlarını, askeri birlik yerleşmelerini, savunma stratejisini iklim değişimi verilerinin ışığında değerlendirip değiştirmeye başlamış.

Pentagon uzun yıllardan beri bu değişimi dikkatle izlemekteymiş. Nitekim Ekogazete daha eski yazılarında bu olguya işaret etmişti.  Bir yazıda askeri bürokrasinin Başkan Obama’yı iklim değişimi konusunda uyardığını belirtmiştik.  Bir başkasında da ABD gizli servislerinin, şimdiki gidişin 2030’larda yaratacağı iç ve dış güvenlik zorluklarını incelediğini ayrıntılarıyla ifade etmiştik.

Pentagon yeni raporunu geçenlerde Washington’da bir araya gelen 30 kadar dost ülke savunma bakanına açıkladı. Öyle anlaşılıyor ki, ABD’li askeri uzmanlar bundan böyle uluslararası iklim görüşmelerinde aktif rol almaya başlayacaklar.  Aslında bundan önceki uluslararası toplantılara mutlaka katılıyor, izliyor ve notlar alıyorlardı;  ancak arka planda ve sessiz, silik kalıyorlardı.

Global warming and climate change will change how US military trains and goes to war

Rapor sıcak hava baskınları, aşırı kuraklıklar, şiddetli tayfunlar, deniz yükselmeleri gibi geleceğe damga vuracak olan olayların ortasında askeri harekâtın biçim değiştireceğini söylüyor. Bu nedenle, örneğin savaş oyunlarının bambaşka türlü tasarlanması, askerlerin başka türlü eğitilmesi gerektiğini ileri sürüyor.  Bu arada Amerikan ordusunun mevcut 7.000 yerleşkesinin, en azından bazılarının, su baskını tehlikesi nedeniyle yer değiştirmesi söz konusu.

Aşırı sıcak dalgalarında talim yapmak biçim değiştiriyor. Böyle ortamlarda patlayacak olan salgın hastalıklara karşı yeni önlemler tasarlamak da gerekiyor.  Öte yandan sıcaklığın artmasıyla bazı yerlerde hızlanacak olan çölleşmelerin neden olacağı tozların, toz bulutlarının silahların performansı üzerinde bazı etkiler yaratacağı da düşünülüyor.

Bu arada Kuzey Kutbunda hızla çözülen buzların ortaya çıkardığı sahipsiz alanlardaki büyük olanakların paylaşılmasının aşırı uluslararası gerginliklere neden olacağı, bunun sürtüşmeler ve askeri müdahaleler yaratacağı öngörülüyor. Örneğin, erimelerden sonra ortaya çıkan ve (petrol gibi) dokunulmamış doğal zenginlikler sunduğu yeni anlaşılan bazı adalara Ruslar hızla bayrak dikmeye başladılar bile.  Ayrıca Rusya’nın kuzeydeki bölgelerde yeni askeri tesisler oluşturmakta, askeri birlikler yığmakta olduğu da gözleniyor.  Nitekim geçen hafta İsveç sularında kimliği bilinmeyen bir denizaltının dolaşması günlerce süren bir gerginlik yaratmıştı.  Demek ki eski askeri stratejileri masaya koyup yeniden tasarlama zamanı geldi.

Konuya orduların bile girdiği bir ortamda “Hayır, iklim değişimi yok!” demeyi, eski yaşam alışkanlıklarını ve düşünce tarzlarını oldukları gibi sürdürmeyi acaba nasıl tanımlamalı?

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynaklar:  Suzanne Goldenberg, The Guardian, 13.10.2014 – Isabelle Mandraud, Le Monde, 14.10.2014

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s