Daha sağlıklı bir yaşam istiyor muyuz?

“Kim istemez!” diyeceksiniz. İyi, güzel de, kapsamlı bir araştırma buna uygun yaşamadığımızı, iklim değişiminin buna izin vermediğini ortaya seriyor.  Sayısız somut kanıtla.  Karanlık bir tablo çiziyor, ama aydınlık bir geleceğin kapılarını da açıyor.  Sağlık kesiminde çalışanları sera gazı salımını azaltmanın yararlarını kavramaya davet ediyor.  Ve onların bu bilinci hastalarına da aktarmada büyük çaba göstermelerini istiyor.

Araştırma 22 Eylül’de Amerikan Tıp Derneği’nin ünlü dergisi JAMA’da yayımlanmış.  236 adet bağımsız bilimsel çalışmayı didik didik edip çarpıcı bulguları bir araya getirmiş bu rapor.  Örneğin, sıcak hava dalgaları çöktüğü zaman stres artıyor, işyerlerinde verimlilik düşüyor, kalp krizleri patlak veriyor.  Ya da iklim değişimi salgın hastalıkları tetikliyor, beslenme sorunları yaratıyor, hatta akli dengesizliklere neden oluyor.

Araştırmacılar orada burada gözlenen sıcak hava baskını olaylarının, ileri yıllarda, sayıca çok (belki de 5-10 misli) artmasının beklendiğini belirtiyorlar. Beraberinde, bu yüzden ölümlerin de.  Örneğin, önümüzdeki yıllarda Chicago’da her yaz 2.000 üzerindeki kişinin yaşamını yalnızca sıcak yüzünden yitireceğinin tahmin edildiğini aktarıyorlar.  Öte yandan 2003’te Avrupa’nın yaşadığı sıcak hava dalgası krizinde 70.000 kişinin öldüğü biliniyor.  Böyle durumlarda depresyonun arttığı, intihar ve şizofreni olaylarının sıklaştığı gözleniyor.  Sıcak hava ortamlarının böbrek taşı oluşumunu hızlandırdığı da saptanıyor.

Aşırı yağışların etkisi de önemli. Bunlar temiz su kaynaklarını bile zedeliyor;  bu yüzden de sulardaki mikrop, virüs miktarında artışlar beliriyor.  Biliniyor ki, dünyada her yıl 1 milyonu aşan çocuk kirlenmiş sulardan ishal olup ölüyor.  Ve bu sayı giderek artıyor.

Kirli havanın neden olduğu (astım, alerji gibi) nefes yolu sıkıntı ve hastalıklarında da sürekli bir artış var.

Örnekleri çoğaltmayacağız burada. Yayımlanan raporda sayısız sağlık sorunu hakkında somut verilere ve bilimsel bulgulara dayanan ayrıntılı bilgi var.  Bunların iklim değişimiyle ilişkisi açıkça sergileniyor.  Bu ayrıntılara göz atmak isteyenler buradan adı geçen yayına ulaşabilirler.

Raporun özelliği, tıp dünyasını sağlıkla iklim değişimi arasındaki ilişkiyi net ve belirgin biçimde kamuoyuna aktarmaya davet etmesinde. Doktorları adeta bununla görevlendirmesinde.  Bu çabayı koruyucu hekimliğin içine yerleştirmesinde.  Toplumların, kamu yönetimlerinin iklim değişimi konusunda yapabilecekleri çok şey var.  Ama bireylerin de.  Daha sağlıklı bir yaşama kavuşmak isteyen kişilerin de.  Yaşam tarzlarını değiştirerek ve bu konuda politik yapıların üzerinde daha da bilinçli baskılar oluşturarak.

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynak:  John Abraham, The Guardian, 6.10.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s