Dünyanın ilk hızlı treni elli yaşına bastı

Adı “Shinkansen”. 1 Ekim 1964’te Tokyo-Osaka arasında hizmete başladı.  Aynı günlerde 1964 Olimpiyatları da kapısını açmıştı sporseverlere.  Bu iki olay, savaştan bitap çıkmış olan Japonya’yı dünyanın gündemine oturtmuştu.  Özellikle Shinkansen büyük başarı kazanmış, hayranlık yaratmış ve hızlı tren çağını başlatmıştı.  Ama bu projenin gerçekleşmesi o kadar kolay olmamıştı;  çünkü (şimdi gülünç duran) sert eleştirilere uğramıştı.

Örneğin ünlü bir yazar “Bu kadar hızlı gidecek de ne olacak sanki?” demişti. Başka bir yazar da şöyle karşı çıkmıştı:  “Mısır’daki piramitlerden ve Çin Seddi’nden sonra dünyanın en salak girişimi olacak bu.  Çünkü çok para harcanacak ve hiçbir işe yaramayacak!”

“Artık otomobil ve uçak çağındayız. Trenler fasa fiso!” diyenler de oldu.  Gerçekten de o yıllarda, 1960’larda, dünyanın her köşesinde otomobil merakı da, uçak olayı da patlama yaşıyordu.  Modern yaşamın bunların at koşturacağı bir ortam olduğu düşünülüyordu.  Nitekim İstanbul’da tramvay hatları sökülüp atılıyor, köprüler yapılıyordu.  İş çevreleri de, politik yapı da uzmanların uyarılarını dinlemiyordu.  Sonunda modernitenin bu yeni araçları en fazla sera gazı salan ve ekolojik dengeyi en çok bozan iki sektör oldular.

Yapılan analizler gösteriyor ki, Shinkansen Tokyo-Osaka arasında otomobille yapılacak yolculuğun yalnızca %16’sı oranında CO2 salıyor, yılda 500.000 ton sera gazı tasarrufu sağlıyor.

HIZLI TREN01

Tokyo-Osaka arası 515 kilometre. Eskiden tren yolculuğu 7 saat tutardı;  şimdi 3 saat.  Günde 323 sefer yapılıyor, gene günde 900.000 yolcu taşınıyor.  Seferlerin yıllık gecikme ortalaması yalnızca 30 saniye.  50 yıllık hizmet süresinde sadece 2 hafif kaza yaşanmış;  bunlarda ölen olmamış.

Hizmet kalitesinin en çarpıcı örneklerinden biri her seferden sonra yürütülen temizlik işlemi. Yeni bir sefere çıkmadan önce trenlerin Tokyo garında 12 dakikası var.  Yolcuların inip binmesi 5 dakika tutuyor.  Temizlik yapabilmek için geriye 7 dakika kalıyor.  15 vagon var;  her biri 100 koltukluk ve 25 metre uzunluğunda.  Temizlik süresi başlayınca her vagona iki görevli saldırıyor, kontrollerini yapıyor, atıkları topluyor, koltukları elden geçiriyor, yerleri süpürüyor.  Başka bir görevli de vagondaki 3 tuvaletle ilgileniyor.  Tertemiz olmalı buraları, mis gibi kokmalı.  Tuvalet kâğıdı rulosunda iki santimden az kâğıt kalmışsa, onun yerine yenisi konulmalı.

Süre bitince temizlik görevlileri vagonlardan iniyorlar, tek sıra oluyorlar ve hep birlikte karşılarında vagonlara binmek için bekleyen yolcuları selamlıyorlar, “Sizi beklettiğimiz için özür dileriz!” diyerek.

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynaklar:  Philippe Mesmer, Le Monde, 1.10.2014 – Philippe Pons, Le Monde, 1.10.2014

 

 

 

Reklamlar
Bu yazı Teknoloji, Ulaşım içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s