Antibiyotik ötesi bir çağa doğru gidiyoruz

Olur olmaz rahatsızlıklarda hemen antibiyotiklere sarılıyoruz.  Ama bu çağ bitiyor artık.  Antibiyotiklerin başarılı etkisi ortadan kalkıyor.  Bazı uzmanlar ileri yıllarda bunlara el süremeyeceğimizi söylüyorlar.  Çünkü rahatsızlıkların kaynağı olan mikroorganizmalar antibiyotiklere direnmeyi, kendilerine koruma düzenekleri geliştirmeyi öğrendiler.  Öyle ki, yıllardan beri antibiyotik alarak başımızdan attığımız en basit ve sıradan enfeksiyonlar bile giderek öldürücü sonuç üretmeye başladı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 30 Nisan 2014’te bu duruma ışık tutan bir rapor yayımladı.  [Bunun 7 sayfalık özetine buradan göz atabilirsiniz.]  257 sayfalık rapor çok kapsamlı.  114 ülkeden gelmiş ayrıntılı verileri inceleyip işlemiş.  İrkiltici sonuçlar sergiliyor, durum insan sağlığı için çok tehlikeli olmaya başlamıştır, diyor.

İster bakteri olsun, ister virüs, ister mantar ya da parazit, bedenimize girip yerleşen bütün mikroorganizmalar eskiden (antibiyotik gibi) bir takım ilaçlarla kontrol altına alınabiliyordu.  Direnç belirdiği hissedilirse başka bir ilacın kullanımına geçiliyordu.  Ama artık böyle değil.  Çünkü 1980’lerden beri yeni antibiyotikler pek geliştirilmiyor.  Hep aynı ilaçlara mahkûm kalıyoruz.  Bu da direnç düzeneklerinin hızla gelişmesini kolaylaştırıyor.

Örneğin, dünyanın her köşesine artık yaygın olarak bulaşmış olan bir bakteri var.  Bu, bağırsaklara yerleşiyor ve ciddi rahatsızlıklar yaratıyor.  Eskiden ilaçlarla yok edilmesi kolaydı.  Günümüzde ise değil.  Antibiyotiklerin etkisi çok zayıflamış durumda.  Hastaların yarısı ölüyor.  Üstelik bu direnç birçok ülkede göze çarpıyor.

Başka bir örnek vermek gerekirse, belsoğukluğunda kullanılan antibiyotiklerin şu ülkelerde etki yaratmadığı saptanmış durumda:  Avustralya, Avusturya, Güney Afrika, Kanada, Fransa, İngiltere, İsveç, Japon, Kanada, Norveç ve Slovenya.  Oysa yeryüzünün tamamında her gün 1 milyon kadar kişi belsoğukluğu oluyor.

Verem ve sıtmada da aynı durum gözleniyor.

Rapor bu durumun gelişmesini antibiyotiklerin sorumsuzca kullanılmış olmasına bağlıyor.  Doktorlar en ufak olaylarda bile dayıyorlar bu tür ilaçları.  Ya da hasta ısrar ediyor doktoruna ve antibiyotik yazmayan doktora kötü gözle bakıyor.  Öte yandan elde kalmış antibiyotikler “İyi gelir!” diye komşulara, tanıdıklara veriliyor.  Hastalar önemsiz rahatsızlıklarda bile antibiyotiklere saldırıyorlar;  üstelik bir doktora danışmadan.  Eczaneler de böylesi taleplere göz yumuyor.

Antibiyotikler grip, nezle gibi (virüs kaynaklı) hastalıklarda bile kullanılıyor.  Oysa bunlar yalnızca bakterilere karşı etkilidir.  Antibiyotikler ateş düşürmez, ağrı kesmez.

Bazı uzmanlar bu durumun ilaç fabrikalarının doktorları yönlendirmesinden kaynaklandığını ileri sürüyorlar.  Bazı gözlemciler de hayvancılıkta bile, “Ne olur, ne olmaz!” diye hastalığı olmayan hayvanlara durmadan antibiyotik verildiğini, bizlerin de bu tür etleri yediğimiz zaman farkında olmadan direnç olayının içine düştüğümüzü söylüyorlar.  Antibiyotiklerin tarımda da ilaçlama amaçlı kullanıldığı biliniyor.

WHO, antibiyotiklerin geliri düşük ülkelerde fazla kullanılmadığını, ama yüksek gelirli ülkelerde peynir ekmek gibi gittiğini saptamış.  Örgüt, gittikçe ciddi boyutlara ulaşan bu direnç olayında uluslararası gözlem ve takip düzeninin olmadığından, elbirliğiyle yürütülecek sistemli bir yaklaşımın bulunmadığından yakınıyor.  Hükümetleri konuya öncelik vermeye ve uluslararası işbirliğine davet ediyor.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Paul Benkimoun, Le Monde, 4.5.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s